Bumerang etiketi

Bumerang - Yazarkafe

30.11.19

0
Dicle , Batman ve Hasankeyf


SULAR ALTINDA KALAN 12 BİN YILLIK BİR MEDENİYET KENTİ HASANKEYF


Batman İli'nin Hasankeyf İlçesi ve bölgesinde Dicle Nehri üzerinde kurulacak olan Ilısu Baraj Gölü Projesi ile, başta 12 bin yıllık ve 9 uygarlığın yaşadığı bir medeniyetin beşiği Hasankeyf olmak üzere, Yukarı Mezopotamya olarak da adlandırılan tüm Dicle Vadisi sular altında kalacaktır.


Hernekadar ilçedeki önemli tarihi yapıların bir kısmı orijinalliği bozulmadan yakın bir bölgeye taşınmış olsada, geriye kalan kalıntılar ile sonradan yapılan ve ilçenin, okul, cami, köprü ve benzeri  kamusal yapılar, baraj tamamlandıktan sonra ziyaretçilerini sular altında kabul edecektir.


Kimler tarafından ve nezaman kurulduğu kesin olarak saptanamayan, Dicle Nehri Vadisi'ndeki, Mağaralar Şehri Batman ve bölgesindeki yaşamsal alan içinde bulunan :

Kale Tepe Köyü, Çemi Gusir, Sumaki, Başur, Amer Kuriki, Çemialo, Sırtı, Çattepe, Hasankeyf ve Gunfa Vadisi gibi yerleşim yerlerinde yapılan Arkeolojik araştırmalarda bulunan, süs eşyaları, figürleri, resimler ve taş aletlere göre Batman ve bölgesinin yaklaşık olarak  12 Bin yıl önce kurulduğu tahmin edilmektedir.

 Dicle Vadisine ilk yerleşen toplum Hurri Kabilesi mensuplarıdır. Hurri''lerden sonra Mitanninler, Asurlular, Uraltular, İskitler, Medler ve Persler bölgeye hakim olmuştur.

Bölge kısa bir zaman içinde Büyük İskender yönetiminde kalmış olsada, ardından Roma İmparatorluğu egemenliği altına girmiştir.
Roma İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra ise Batı Romu İmparatorluğu (Bizanslılar) bölgeye hakim olur.


İslamiyetin tam olarak yayılışından sonra Hz.Ömer'in Mezopotamya'yı feth etmesiyle Hamdaniler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular ve Artuklular bölgeye hakim olur ve bu hakimiyetleri, 14 ve 15. Yüzyıllarda Akkoyunlular ve Safeviler ile sona erer, en sonunda da 15l7 yılında Osmanlı toprakları sınırları içine katılır.



Zeynel Bey Türbesi
Türbe 1462 ile 1482 yılları arasında Hasankeyf le hakim olan Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasanın Otlukbeli Savaşında ölen oğlu için yaptırılmıştır. Türkistan yöresi anıt mezarlarının etkisi görülen Zeynel Bey Türbesi dıştan silindirik içerden sekiz gen plandadır. Gövde yüzeyinde turkuaz renkli tuğla çinilerden oluşan kufi hatlı Arapça yazı ile Allah Muhammed Ali yazıdır.



Artuklu Köprüsü

Köprü kesin yapılış tarihi bilinmemekle birlikte köprüdeki taşçı işaretleri ve ayaklardaki kabartma figürlerinden Artuklu ait olduğu kabul edilmektedir. Ancak roma dönemine ait köprünün temelleri üzerine  Artuklular tarafından tekrar yapılmıştır.



Sultan Süleyman Külliyesi

Minare kaidesinde kitabeye göre, külliye birimleri Eyyübi  Sultanı Süleyman tarafından 1407 yılında yaptırılmıştır. Cami medrese imaret, çeşme, han ve türbelerden oluşmaktadır. Külliyenin doğu ucundaki türbede 1432 yılında ölen sultan Süleyman  bulunmaktadır.



Er Rızk Cami
Cami girişindeki kitabeye göre 1409 yılında Eyyübi  Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Kitabenin hemen altında bitkisel süsler içinde Allah’ın 99 ismi yazılıdır. Caminin ibadet yeri heyelan nedeniyle nehre uçmuştur. Günümüzde minaresi ve kuzey bölümü halen ayaktadır. Minare çift yolludur ve minaredeki  kufi hatlı Arapça yazılar ile damla motifi süslemeler dikkat çekmektedir.




Roma Dönemi Askeri Garnizon  Büyük Saray



İmam Abdullah Zaviyesi

Bir höyük üzerinde bulunan imam Abdullah Zaviyesi Hazretti Muhammed  soyundan geldiğine inanılan  İmam Abdullah ait ve yöre halkı tarafından büyük saygı gösterilen bir türbedir. 
İmam Abdullah  hazretti  Muhammedin amcasının oğlu Caferi tayyar oğludur. Bu özelliğinden dolayı türbe yöre halkı tarafından her devirde büyük  saygı  görmüştür. 



Artuklu  Hamamı

Artuklu  devrim ait olup Dicle taşması sonucu yıkılan  bu hamam Osmanlı döneminde yapılan halen ayaktadır.



Artuklu  Hamamı ve Hasan keyf  Kalesi



Minare Üzerinde  Kufi Yazılar Damla Motifi Bitkisel Desenler Geometrik ve Kitabeler




Arkelojik  kazı bitmeden kültük varlıkları  taşınmadan  kalenin güvenliği  sağlanmadan  Hasankeyif su gelmemeli



Hısnı  Kale Kef  Kaya Önce Hısnıkef



Ulu Cami
İç kale  yer alan Caminin Artuklu Devri camileri ile benzer özellikleri göz önünde tutularak Artuklu eseri olduğu söylene bilir. Kalenin en yüksek noktasında  bulunan Caminin Roma dönemi tapınağı üzerine kurulduğu sanılmaktadır.

Moğol  istilasında zarar gören yapı Eyyübi  ve Osmanlı dönemlerinde birkaç kez elden geçmiştir. Minaresinde 1325 ve mimberde 1396  tarihlerini veren kitabeleri bulunmaktadır. 

Umarız bir gün Hasan Keyfimiz  hak ettiği değere kavuşur. 
Umutlarımızın boş çıkmaması dileğiyle 

BENZER KONULAR
Amazon Ormanlarında bulunan dış dünyadan ayrı bir kabile
Türlü nedenlerle boşaltılmış Hayalet kentler
İngiliz Sömürgesi iken Hindistan Bankonotları ve iki parçaya ayrılan Bankonot
Bir Mühendislik Harikası Panama Kanalı





Bizi Takip Edin

Share

10.11.19

0
Atamızın 81 inci Ölüm Yıldönümü





BU GÜN 10.Kasım.2019 ULU ÖNDERİN 81 inci ÖLÜM YILDÖNÜMÜNÜ ANIYORUZ.


Bu gün olduğu gibi,  gelecekte de Atamızın ölüm yıldönümünü anacağımız her 10 kasım günü, alıntı olan aşağıdaki Atatürk'ün ölüm anı ile Yaveri Yarbay Salih Bozok'un intiharını konu alan makalenin ilk giriş paragrafını, aşırı derecede duygusal yönden etkilendiğimiz için, yayınlamayı kendimize görev kabul ettik "Özgürce Paylaşım" Web Sitesi yöneticileri olarak. 
Okuyunca bizler gibi tüm Atatürk hayranlarınıda duygusal yönden etkiliyecektir eminim.


Yıl 1938, 10 Kasım ve günlerden Perşembe, yer Dolmabahçe Sarayı, saat 09.30 a doğru bir adam hızla merdivenlerden aşağı iniyor, bir odaya kapanıyor ve bir el silah sesi.

Bu silah sesi, dünyanın en büyük liderlerinden M.Kemal Atatürk’ün gözlerini kapattığını adeta ilan ediyordu o dünyaya.

Kalbine nişan alarak tetiği çeken bu adam, Atatürk’ün mahalleden çocukluk ve okul arkadaşı, Suriye Cephesinde Başyaveri ve ölünceye kadar yanından hiç ayrılmayan, Atamızı kasdederek Onsuz bir dünya benim için anlamsızdır diyen Yaveri Yarbay Salih Bozok’tur.

                                              *****************************************

Evet bundan 81 yıl önce bugün saat 09.05 de, “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir, benim fikirlerimi, duygularımı anlıyorsanız bu kafidir” diyen; 

İnsanlığa ışık tutan düşünceleriyle halkımızın çağdaş uygarlık düzeyine yükselmesi için yaşamı boyunca hiç usanmadan, bıkmadan mücadele veren; 

Demokratik, Laik ve Sosyal bir Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu,  eşsiz insan, ülkemizin gurur kaynağı, dünyanın en büyük liderlerinden Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü kaybettik.

Herne kadar onun değerini, olmayan beyinlerine sindiremiyen; 

80 Yılın acısını çıkaracağız diye avazı çıktığı kadar haykırırken : 

Sadece sarıklara, sakallara, takkelere, peçelere, şeyhlere, dervişlere, müritlere, tekkelere, zaviyelere, türbelere serbestlik getirmeyi demokrasi ve özgürlük sayan;

Bunların dışında birey olmanın getirdiği insan hak ve özgürlükleri hiç görmeyen yada görmek istemeyen gruplar hatırı sayılır seviyede olsada ve bunlar kendi düşüncelerindeki partileri yönetime getirselerde;

Tüm baskılara, sindirme girişimlerine ve tehditlere rağmen Atatürk’ün izinde olan milyonlar bu günü gururla anacaklardır.

Her yıl olduğu gibi bu yılda bugün saat 9 u 5 geçe sirenler çalacak, tüm şehirlerde, kasabalarda yaşam bir an için duracak ve milyonlarca insan Atamıza saygı ve sevgisini bu şekilde ifade etmiş olacaktır.

NOT:
Atamızın ölüm yıldönümü nedeniyle başta bölümlere ayrılmış NUTUK olmak üzere, sitelerimizde yayınlanmış bulunan tüm makale , Resim ve Videoları yeniden güncelliyerek "BENZER KONULAR" başlığı altında yayınladık. Beğeneceğiniz umuduyla.

BENZER KONULAR
1.Atatürk'ün Hayatı
2.Atatürk'ün Seceresi
3.Atatürk'ün Soyağacı
4.Atatürk'ün Kronolojik yaşam öyküsü
5.Atamız Sizi Affetmiyor. (Şiirsel)
6.Atatürk Yıkın Heykellerimi Diyor. (Şiirsel)
7.Atatürk'den Anılar
8.Atatürk'ün Şiir ve Mektupları
9.Atatürk ve Edebiyat
10.Atatürk Devrimleri ve Şeriat.
11.Atatürk Liderler Anketinde.
12.Atatürk ve Günümüz Türkiye'si.
13.Atatürk İlkeleri ve Arabistan.
14.Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Videoları
15.Atatürk Hakkında Dünya Liderlerinin Söyledikleri
17.NUTUK (Bölümlere ayrılmış durumda)





Bizi Takip Edin

Share

9.11.19

0
Atatürk için Dünya Liderleri ne söyledi



İSTİKLAL SAVAŞI SONRASI DÜNYA LİDERLERİNİN 
ATATÜRK HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ





Fransa Başbakanı Aristide Briand, Fransız Meclis Kürsüsünde(1921) :
Dağ  başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz  Kahraman Mustafa Kemal ve O’nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hapsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahramanla bir andlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum.






İngiltere Başbakanı David L’loyd George Parlamentoda(1922) :
Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dahi, çağımızda Türk Milleti’ne nasip oldu. Mustafa Kemal’in dehasına karşı elden ne gelirdi.







İngiltere Başbakanı Winston Churchill.(1938) :
Savaşta Türkiye’yi kurtaran, savaştan sonrada Türk Ulusu’nu yeniden dirilten Atatürk’ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır. Her sınıf halkın O’nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye’nin Ata’sına layık bir tezahürden başka bir şey değildir.





Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos.(1933) :
Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir… Bu olağan üstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Bundan dolayı Türkiye övünebilir.






ABD Başkanı Franklin Roosvelt.(1938) :
Beyaz Saray’daki görevim tamamlanınca ilk yapmak istediğim şey, zamanımızın bu en dikkate değer şahsiyetini ülkesinde ziyaret etmekti. Kader bun izin vermedi… Bu çapta insanlar dünyaya sık gelmezler.







Sosyalist İhtilal Lideri Vladimir İliç Lenin(1921) :
Mustfaf Kemal sosyalist değildi. Fakat görülüyorki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici,iyi düşünceli ve akıllı bir önderdir. O, soygunculara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanıda yarenleriyle birlikte alt edeceğine inanıyorum.





SSCB Başkanı Nikita Kruşçev.(1963) :
Yakın ve Orta Doğu’da ilk cumhuriyet, doğuşunu O’na borçludur. Bu Cumhuriyet birçok ulusun milli özgürlük savaşlarına ışık tutmuştur. Atatürk’ün yönetimindeki Türkiye’nin uluslar arası otoritesi yükselmiş ve ülkesi dünya siyasetinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.







YAZIMIZIN DEVAMI OLAN, Ölüme yaklaşırken zor günler, ölüm anı ve Ata'mızın kendilerine ait veciz sözleri ileride yayınlanacaktır. Bizi takip ediniz.






Bizi Takip Edin

Share

25.10.19

0
Yakutistan Türk Cumhuriyeti



SİBİRYA da ÖZERK BİR TÜRK CUMHURİYETİ YAKUTİSTAN


Yakutistan Genel :
Rusya Federal Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan ve batıda Ural Dağları'dan , doğuda ise Pasifik Okyanusu'na kadar uzanan kuzey kutup bölgesindeki Sibirya'nın kuzey doğusunda 3.084.000 Km2. yüzölçümü (Türkiye'nin dört katı) ve çoğunluğu Türk asıllı olmak üzere yaklaşık bir milyon nüfuslu bir Cumhuriyettir Yakutistan (Diğer adıyla Saha Cumhuriyeti).


2009 Yılı sonuçlarına göre nüfusu 949.753 olan ülkede, nüfusun ortalama %46 sı (437.000)Türk asıllı olduğu için (Yakut Kavmi) ülke Türk adıyla yer alır Rus Federal Cumhuriyeti'nde ve başkentide hemen hemen nüfusunun tamamı Türk olan ve Moskova'nın 8.468 Km.doğusunda bulunan Yakutsk dır.



Ülkede başkent dışında nüfusları az olsada, 8 şehir (Mirniy-Lensk-Viluysk-Aldan-Verhoyansk-Tommotk-Kalım-Olekminsk) ve irili ufaklı 250 köy ve benzeri küçük yerleşim alanları yer alır.
Dünyanın en soğuk bölgesi olarak gösterilen Yakutistan'ın kuzeyi Kutup Denizi sahilidir ve Novosibirisk Adası güneyindedir.
Batısında Krasnoyar, Güneyinde Amur, Güney-doğusunda Habarovsk ve doğusunda ise Magadin yerleşim bölgeleri bulunan ülkenin km. olarak ölçüleri kuzeyden-güneye 2000 km , doğudan-batıya ise 2300 km.dir.


Kendilerini Saha Türkleri olarak tanımlayan toplum, Avrupa ve Rusya'da Yakutlar olarak tanınmakta, dolayısıyle de yerleşim bölgeleri, Sahalar Yurdu, Yakutistan olarak bilinir.
Yakut Türklerinin ana yurdu Altay'ların kuzeyindeki dağlık bölgelerdir ve geçimlerini göçebe olarak çok azı vadilerde tarım olmak üzere çoğunluk dağlarda avcılık yaparak idame ettirmekte iken VII-VIII nci yüzyıllarda Baykal Gölü civarına gelerek yerleşir.

Günümüzdeki bölgeye yerleşimleri ile bölgenin Saha Türklerinin (Yakutistan) yurdu olarak kabulü ve gelişimi ise IX-XII nci yüzyıllarda tamamlanmış olur.
Yakutlar XVI. yüzyıla kadar dış dünyadan, özelliklede Sibirya'yı kendi toprakları içine katmak için uğraş veren Rusya'dan habersiz kendi özgür yaşamlarına devam etmekte idiler. Gerçi Rus'larında ne Lena Nehrinden, nede nehir civarındaki Yakut Türklerinden haberleri yoktu.


Taki egemenlikleri altına aldıklar Sibirya'deki irili ufaklı Türk Kavimlerinden esir aldıkları Tunguz Beyi İltik'in 1619 yılında Yenisey Bölgesine iki gün uzaklıkta Lena isimli bir nehrin olduğunu ve civarında bir çok halkın var olabileceğini anlatıncaya kadar.


Ruslar için önemli sayılan bu bilgi başka merkezlercede teyid edilince Lena Nehrinin keşfine karar verilir ve hazırlıklara başlanır.
Yakut destanlarına göre, 1620 Yılında başlarında Pende isimli bir tüccarın bulunduğu 40 askeri birlik keşif için yola çıkar ve birkaç gün sonra Yakutistan başkanti Yakutsk'a ulaşır, Yakut Ulu-Toyonu Tığın ile görüştükten sonra geri döner ve hazırlanan rapor yetkililere iletilir..


 Tüm Sibirya bölgesini topraklarına katmak isteyen Rusya, varlığı sonradan ortaya çıkan Yakutistan'ıda almaya kararlıdır ve 1628 yılından itibaren başlayan keşif ve saldırılar sonucunda, gerek yeni yeni silahların varlığı ve gerekse askeri üstünlük galip gelir ve 1638 yılında Yakut güçleri mağlup edilir ve Yakutistan'a bir Rus vali tayin edilerek, ülke resmen Rusya hakimiyetine geçmiş olur.

Yakutistan'da Din :
Yakutlar anayurtlarından, islam dini gelmeden ayrıldıkları için din olarak Şamanizm inanışını devam ettirmekteydiler.
Ülkenin Rusya'ya ilhakından takriben 30 yıl sonra yani 1670 lerde Rusya, Sibirya'daki diğer etnik guruplarda olduğu gibi Yakutların da zaman içinde hıristiyanlığa davet edilmesi kararını alır.


İlk etapta inanışları hakkında bilgi alınması için, özellikle Yakut dilinden anlayan rahip ve diğer meslek dallarından misyonerler görevlendirilir
Misyonerler ülkenin ileri gelenleri ve eski toyonlarla görüşür, şaman inanışına bağlılıklarını öğrenmeye çalışır, hazırladıkları raporu ilgililere verir.


Yakutların kendi inanış ve geleneklerinden kolay kolay vazgeçemiyecekleri anlaşılmıştır bu rapor sonuçlarına göre, bazı dinlerde olduğu gibi kılıç ve silah zoru ile hıristiyanlaştırma uygulaması ise zaten yoktur hıristiyanlıkta, çünkü Hz. İsa'nın yaşamı içerisinde şiddetin esamesi kesinlikle söz konusu olmamıştır.

Bir örnek vermek gerekirse:
Ana kitap olan Tevrat'da recm (Zina edenlerin taşlanarak öldürülmesi) uygulaması var olduğu halde, Hz.İsa her defasında, işkenceyide beraberinde getiren bu barbarlık örneği uygulamaya karşı çıkmış ve sonradan İncil'de yer alan recm yasağı, havarilerinden günümüze gelen anlatımlara göre şöyle gelişir :

Hz.İsa beraberindekilerle gezi esnasında, uğradıkları yörede kalabalık bir guruba rastlar ve yanındakilere "Nedir bu kalabalık" der, ve yanındakiler "Efendim bir kadın günah işlemiş yani zina yapmış, bunun içinde recm cezasına çarptırılılmış, infazı gerçekleştirilecek" diye yanıt verince, anında tepkisini gösterir hemen uygulamaya mani olun der ve kalabalığa doğru giderler. 

Bir kadın yarı beline kadar toprağa gömülmüş ve etrafında taşlamak için toplanan, canilik ruhlarına işlemiş, insan değil mahluk dahi denemiyecek kadar azgın ağızları salyalı bir gurup ellerinde taş bekler durunmda recm emrini. 



İnsan denilmez çünkü içlerinden birisi çıkıpta madem zina yasak, aynı zinaya ortak olan erkeklere neden uygulanmaz bu ceza demez, diyemez, çünkü işlerine gelmez, sonrada dinimiz böyle emrediyor palavrasını sıralar utanmadan.

Durumu üzüntü içinde izleyen Hz.İsa, havarilerine ve yanındaki kalabalığa döner ve şu tarihi söyleyişini yapar :
"Mademki dininin ve inanışımızın gereğidir diyorsunuz ozaman ilk taşı hiç günahım yok diyen atsın"
der. Tüm kalabalık öylece kalır, recm için emirde verilmez, İsa devam eder ve son noktayı koyar " Bugünden itibaren beni seven hiç bir kimse böyle bir uygulamaya fırsat vermesin" der.

Bu günahsızlık konusu devreye girince topluluk, başta yaşlılar olmak üzere dağılmaya başlar, sonunda kadın tek başına kalmıştır ortada, İsa yaklaşır kadına "Kadın, nerede onlar, hiçbiri seni yargılamadımı" der, kadın "Hiçbiri efendim" der.
Hz.İsa "Bende seni yargılamıyorum, git artık bundan sonra günah işleme"

Misyoner veya diğer hıristiyan din adamlarının tüm çalışmaları ve ikna uğraşlarına rağmen Yakutları  hıristiyanlaştırmak mümkün olmamıştır, ki 11 yıl geçtiği halde 1681 yılına kadar sadece 26 kişi hıristiyan dinini kabul etmiştir.

Ancak Rusya kararlıdır ve 1.Eylül.1720 günü Rus Çarı I.Petro kesin emrini verir, din değiştirecek olan Yakutlar'a bir takım ayrıcalıklar, vergilerde indirim, hatta bir zaman dilimi içerisinde hiç vergi alınmama, parasal hediyeler, devlet memuru yapılması gibi teşvik edici uygulamalara geçilir.

Zaman içerisinde teşvikler yerini bulur ve 1731 de ilk defa Başkent İrkutsk'da Hıristiyan Dini İdaresi adı ile bir daire kurulur, bunu 1764 de Din Propagandası Müessesesi takip eder ve sonuç olarak ülkede neredeyse Yakutların yarısı hıristiyan dinine geçmiş olur.


Kiliseler peyderpey kurulmaya başlar, yerli halktan dini bilen din adamları bulunmadığı için, incil Rus papazlarca okunur, açıklanır.
1800 lere gelindiğinde değişim hız kazanmıştır ve 1859 yılında ilk defa Yakutsk'daki kiliselerde Yakut dilinde dini ibadetlere geçilir, dini kitaplar yayınlanır.
1862 Yılına gelindiğinde ülkede toplam 40 kilisede toplam 267 papaz, 1900 yıllarında ise kilise sayısı 333 e, papaz sayısı ise 1500 yükselir ve ülkenin %60 yakın bölümünün ortodoks hıristiyanlığa dönüşümü tamamlanmış olur.
Geriye kalan nüfusun, tahminen %20 si şaman inanışına devam ederken, %10 u Ateist, %10 uda İslam dinini tercih etmiş.

Bu oranların tamamı tahmini rakamlardır, çünkü özellikle Sovyetler döneminde, kimin hangi dinden olduğu yada olmadığı otorite dahil hiç kimseyi ilgilendirmez, kimseyede din konusunda soru yönlendirilemez, sayım yapılamaz, daha doğrusu bir nevi suskun, teslimiyetçi, sorgulamadan yoksun  ve benzerleri gibi bir toplum yaratmak için çaba sürdüren meta fizik, bilim dışı inanışlara, sosyalizmde yer yoktur.

Günümüzde Yakutistan'da nasıl nereden geldikleri kesin olarak bilinmesede müslümanların sonraları dışardan gelip yerleştikleri kesindir. Yine kesin olmamakla birlikte bu müslüman toplumun ülkedeki sayısı 90-100 bin kadar olduğu söylenir, ancak bir camisi olan bir toplumda 100 bin müslümanın varlığı biraz abartılı görülmekte.


Olayın en ilginç tarafı ise bu azınlık durumundaki toplum devletten yardım isterken her defasında, camimiz yetmiyor, bir kaç cami daha, çocuklarımızın eğitimi için ise bir veya iki medrese yapılmasını dile getirir dururlar, aynen diğer tüm dünya müslümanları gibi.
Çocuklarımız yüksek tahsil yapamıyor, devlet dairelerinde iş alamıyor, onların daha kültürlü vede bilimsel bir geleceğe koşması için yöremize yüksek kalitede okullar açın, labaratuvarlar kurun diyecekleri yerde.

Yakutistan'da Coğrafya ve İklim :
Rusya Federasyonu topraklarının hemen hemen beşte birine sahip, yüz ölçümü 3.084.000 km2 olan Yakutistan'ın Kuzey-Güney mesafesi 2.500 km. , Doğu-Batı mesafesi ise 2.000 km.dir.

Ülkenin üçte ikisi dağlarla kaplıdır ve bu dağların zirveleri ortalama 3000 metredir. Bunlardan en ünlüleri 3003 metre ile Chersky sırtında Pobeda , 3011 metre ile Suntar-Khayat sırtında Mus Khaya Dağlarıdır.


Toplam uzunluğu 2 Milyon Km.yi bulan yüzlerce nehir ve yine yüzlerce gölün bulunduğu ülkede potansiyel hidroelektrik kaynaklarının yıllık yaklaşık 700 Milyar kWh. olduğu tahmin edilmektedir.     


Topraklarının %20 si ise Kuzey Kutbunda yer alır, bu bakımdan dünyanın en soğuk bölgesi sayılan ülkede 8 Ay kış, 4 Ay da çok serin sayılacak yaz mevsimi hüküm sürer.

Bu uç noktalar gece - gündüz farkında da görülmekte, örneğin yaz mevsiminde hava hiç kararmaz, güneş ufka kadar gider batmadan tekrar yükselir, kış mevsiminde ise tam tersi oluyor ve güneş hiç doğmadığı için tan vakti alaca karanlık diğer zamanlar ise tamamen karanlık geçer.


Kış aylarında hava sıcaklığı -40 derecelerde normal sayılırken bu rakam arada -65 dereceye kadar çıkar , öyleki ülkenin Kuzey-Kutup bölgesinde kalan kuzey bölümünde, dünyada ölçülen en soğuk hava sıcaklığı rekoru olan -72 derece ölçülmüştür.

Yakutistan'da Ekonomi :
Yeraltı zenginliği bakımından dünyanın en zengin ülkesi sayılan Yakutistan'ın en önemli yeraltı kaynakları başta, dünyada ilk sırayı alan elmas olmak üzere altın, gümüş, bakır gibi değerli ihraç ürünleri ile demir ve kömürdür.


Özellikle işlenerek ihraç edilen dünyanın en değerli elmasları bu ülkede üretilir ve hatırı sayılır bir döviz girdisi sağlar.


Rusya Federal Cumhuriyeti'nin Uranyum ihtiyacını karşılayan Uranyum reverveleri ile Yakutların ihtiyaçlarına cevap verecek miktarda doğal gaz ve petrol kaynaklarıda ayrı bir zenginlik sağlar ülkeye.


Ayrıca, nadir bulunan balık çeşitleri ile balıkçılık ve içinde sincap, kutup tilkisi, samur gibi kürk hayvanları avcılığı ise ayrı bir gelir kaynağıdır.
Avcılık dışında hayvan yetiştiriciliği ile Tarım çok düşük olmakla birlikte ülkenin güneyinde ve nehir havzalarında yapılır

Ağır sanayi endüstrisinin de ekonomide önemli bir yer tuttuğu ülkede kürk işleme ve yün sanayisi diğer dünya ülkelerine nazaran kıyaslanmıyacak kadar ileri seviyededir çünkü özellikle kış aylarında gerek dış ve gerekse iç giyim tamamen yün mamüllerine dayanır.

Yakutistan'da Sosyal Yaşam :
Yün ve özellikle tiftik yününden üretilen giysileri giymeden dışarı çıkmak adeta soğuktan donarak ölüme davet çıkarmaktır.

Ülke sokaklarında öyle bildiğimiz sokak hayvanlarını görmek mümkün değildir, sadece orta ve güney kesimlerde, seyrek olarak yöreye has kalın kürke sahip köpekler ile :


Kuzey sınırında yani arktik bölgelerinde ise filmlerde ve resimlerde izliyebildiğimiz kutup ayıları doğal ortamda rahatlıkla görülmektedir.


Yakutistan'a geldiğinizde ilk gözünüze çarpan, kentlerdeki Sovyetlerden kalma gelenekleşmiş geniş ve düzgün caddeler, sağlam ve çok katlı sıra sıra apartmanlar, kent varoşları ile kırsal kesimlerde rastlanan kalın tomruklardan yapılmış tipik Sibirya evleridir.


Yine geleneksel olarak diğer Rusya ana caddeleri gibi burada da ana anterler Lenin adını taşır.
İlgi çeken diğer bir konu da Apartmanların çoğu kazıklar üzerine inşaası ile ana doğal gaz borularının
yeraltında değil özellikle yer üstünde inşa edilmesi.


Bunun nedenide nemli ve sulu tundra toprağının, kış mevsiminin  sert şartlarında donarak bina temelleri ile boruları patlattığıdır.
Gerek okul ve gerekse tüm kamu binalarında Rusya ve Yakutların kendi bayrakları yanyana çekilidir ve cadde veya yol tabelaları de aynı şekilde Rusça ve Yakut diliyle yazılmıştır.


Burada kentlerin bir özelliğide, yöresel veya sanatsal heykeller, öyle kayaların, tomrukların bin bir zorlukla yontulmasıyle değil, daha kolay yoldan yani buz kütlelerinden yapılmış, yılın 12 ayında da olsa buzlar hiç erimediği için, bu yol tercih edilmiştir.


İlk çağlarda yaşadığına inanılan Mamut'ların ülke topraklarında da yaşadığı kabul edildiği için, ülke nin belli başlı büyük müzelerinde Mamut heykelleri ile Mamut kalıntıları sergilenir.

Kendilerini Yakut değilde "Saha" (Kenarda olan-Yaka anlamında) olarak tanımlayan ama Rusya ve diğer ülkelerce "Yakut" olarak tanınan bu halkın yabancılara ve özellikle de Türklere karşı çok sıcakkanlı yakın davrandıkları belirtiliyor.
Araştırmacılara göre Yakutlar, ilk bakışka Kazak ve Moğollara benzemekte isede dikkatlice bakınca Kuzey Amerika Kıtasında yaşam sürdürmüş olan Kızılderililer'e  aşırı derecede benzedikleri görülmekte.


Geçmişte aslında Kızılderililer'in, Orta Asya'dan Amerika'ya göç ettiklerini, yaptıkları araştırmalarla iddia eden bilim insanlarının bu iddia ve tezlerinde ne kadar haklı olduklarının bir kanıtıda bu tür benzerlkler olmalı.


Yakutistan'da ulaşım başta havayolları ile onu takiben nehir ve göllerde yapılır. Sert hava koşulları nedeniyle Demiryolu ve karayolu, ulaşımda pek yer almaz.


Neredeyse iç veya dış tüm ulaşım uçaklarla gerçekleştirilir, bundan dolayıda nüfusa göre hava alanı orantısında da bir dünya rekoru daha eline geçer ülkenin.


Bir milyondan az bir ülke nüfusuna karşılık 200 hava alanı bulunan dünyada başka bir ülke bulmak hemen hemen olanaksız gibidir.

Ülke şehirlerindeki tüm konutlar, işyerleri ile kamu binaları kendi yer altı zenginliklerinden olan doğal gazla ısıtılır, konutların aylık ısınma giderleri 180 TL. sını geçmez.





Bizi Takip Edin

Share

Sudoku

HER GÜN YENİ BİR SUDOKU BULMACA
Powered by SudokuKingdom.com
NASIL OYNANIR :
Rakamları Yerleştirme :
1- Fare imleci istenen RAKAM üzerine getirilir ve TIK. Önceden yüklenen rakamlar içinde tıklanan rakam kaç tane varsa kırmızı çerçeve içinde belirir.
2- Seçilen rakam Fare ile istenen boş kareye getirilir ve TIK.
3- Silmek için Fare İmleci (X) üzerine getirilir ve TIK.
4- Fare ile silinecek rakam üzerine gelinir ve TIK.
Kurallar :
1- Aynı Blok.içinde 1 den 9 a kadar tüm rakamlar yer alır. (Toplam:45) 2 Aynı rakam yer almaz.
2- Aynı Satır içinde 1 den 9 a kadar tüm rakamlar yer alır. (Toplam:45) 2 Aynı rakam yer almaz.
3- Aynı Satır içinde 1 den 9 a kadar tüm rakamlar yer alır. (Toplam:45) 2 Aynı rakam yer almaz.

FİLM-SLAYT-MÜZİK-KLİP

VİDEOLAR - Çeşitli

VİDEOLAR (Sevimli Hayvanlar)

TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

REKLAMLAR

Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
PERA BULVARI 28.6.2020