.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

20.9.17

0

Kaldırımda Uzanan Köpeğe Tekme


İZMİR/ALİAĞA'da DİNLENEN KÖPEĞİ TEKMELEYEN YARATIK YAKALANDI

OLAYIN MEYDANA GELİŞİ ve SONUÇLARI
Olay İzmir'in Aliağa İlçesi'nde geçiyor. 15 Eylül Cuma günü akşam sıralarında, işyerinin önünde kaldırıma uzanmış dinlenmekte olan sevimli köpeğe, oradan geçen, kendini bilmez, merhamet ve sevgi fakiri iki alçak yaratıktan birisi, hiçbir neden yokken tekme atıyor, zavallı köpek neye uğradığını anlamadan can havliyle kaçıyor bağırarak.


Güvenlik kamerasına yakalanan olayda, sanki hiç kimse köpeğin canhıraş bağırışını duymamış, olayı görmemiş gibi, bir allahın kuluda çıkıp ne yaparsınız, utanmazmısınız diyemiyor, o vurdum duymazları geçtik, yanındaki şerefsizde pişmiş kelle gibi sırıtıyor.


Sabah işyerine gelen köpeğin sahibi köpeği göremeyince, merak ediyor, hiç kapının önünden ayrılmayan köpeği için gece kamera kayıtlarına bakıyor ve olayı anlıyor, aynı anda videoyu sosyal paylaşım sitelerinde paylaşıyor, ardından da polis merkezine şikayette bulunuyor.

Tabi bu ara tekmenin verdiği acı ve tedirginlikle köpekte kayıplara karışıyor, ne bilsin ortalıkta böyle ne idüğü belirsiz yaratıkların dolaştığını, herkesi insan sanıyor ama aldanıyor zavallı.


Mia adındaki sevimli köpeğin sahibi R.A. sokak, sokak köpeğini aramaya koyulurken, sosyal paylaşım sitelerinde de :
" Dün akşam saatlerinde Aliağa'da çarşıya yakın bir yerde yaşandı bu olay. Videoda gördüğünüz şerefsiz, bu güzel köpeğin yani Mia'nın canını yakarak kaybolmasına sebeb oldu. Mia'yı gören, bu şerefsizi tanıyan, bilen lütfen bildirsin. Kızımızı arıyoruz " yorumunu paylaşıyor.

Çok geçmeden sevimli Mia bulunuyor ve ona tekme atan alçak da yakalanıp gözaltına alınıyor, 12 ayrı suçtan sabıkası bulunan şerefsizin bırakın resmini, ismi bile gizli tutuluyor. Adı N.Y. olarak açıklanan bu alçağın yaptığı insanlık dışı olay ayan-beyan ortada iken hala adının, resminin gizlenmesi, ülkemizin ne kadar ileri derecede suçluların cenneti olduğunun göstergesi olsa gerek.


Gerçi yakalanmış olması, polis merkezine sevkedilmesi neyi ifade edecektirki, caydırıcılık müessesesi çalışacakmıdır, hayır, sadece görevli polis memurlarının koşturması, yorgunluğu ve zaman kaybı kar kalacaktır çünkü güzel ülkemizde, merhamet vede vicdan sahibi toplumumuzda, bu aşağılık herife verilecek en büyük ceza, kabahatlar kanununa göre, bir defa yetmez iki , üç kere daha tekmele kendinden güçsüz ve zayıf olan canlıları dercesine geçen yıla göre 84 TL. ağır para cezası, biçare köpeğimiz sahipli olduğu vede sahibide müşteki olduğu için, metaya zarar verme suçu işlenmiş olur ki, onunda cezası 1000 TL. dolaylarında çok çok ağır para cezasıdır.

TOPLUMUN VURDUMDUYMAZLIĞI
Ancak nekadar acıdırki, ne toplumu meydana getiren bireylerin, hoş pekte birey olmayı benimsemiş insanlarımız çoğunluğu teşkil etmez zaten ya, ne emniyet güçlerinin, ne yargının, ne kanun yapıcılarının, ne yürütme organının ve nede sosyal dayanışma derneklerinin, velhasıl vurdum duymazlığı ayyuka çıkmış, aman sendeci, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlerin aklına şu gerçek hiç gelmez :


Böyle alçak, insanlıktan nasibini alamamış, öfkesine hakim olamayan suç makinalarının bir gün gelip, fırsatını yakaladıklarında, kendisinden daha güçsüz gördüğü her canlıyı, erkek olsun kız olsun çocukları, kadınları taciz edeceği, hırpalıyacağı hatta boğazlıyacağı.


Sonrada, büyük olsun, küçük olsun suçlara karşı caydırıcılık müessesesi çalışmayan ülkemizde ne oluyor bize, neden bu kadar acımasız olduk, nedir bu vahşet vede şiddet der sabah akşam kıçımızı yırtar dururuz.

ÜLKEMİZDEKİ ŞİDDET , VAHŞET ve NEDENLERİ
Ülkemizi adeta örümcek ağı gibi saran bu vahşet, bu şiddet ve öfke seli sona erermi, göstermelik değil gerçekten caydırıcı kanunlar çıkarmı sorusuna admin olarak ne acıdırki hayır demek zorundayım.

Dilinden mafya liderlerine has racon kelimesi düşmeyen ve beceriksiz vede basiretsiz bir ana muhalefet partisi sayesinde rakipsiz durumda olan, her arzusu kanun olarak yerine getirilen, tek adam, tek şef olmaya aday bir Cumhurbaşkanının var olduğu, hemen hemen meyveleri görülmeye başlayan, şükürcü, kaderci vede teslimiyetçi, sorgulamadan yoksun neslin çığ gibi çoğaldığı bir ülkede, hangi hukuktan, hangi adaletten , hangi hoşgörüden söz edilebilirki.


Şiddetin, savunmasız hayvanlara karşı durdurulması konusuna gelince, arada birbirine düşen bir avuç hayvanseverin arzuladığı hayvan hakları kanununa gelince hayal ötesi bir talep demek zorundayım, çünkü peygamberinin hayvanlara karşı nekadar sevecen vede hoşgörü sahibi olduğunu bilmeyecek kadar cehalet içinde yüzen, tüm dünya müslümanları gibi bir toplumun var olduğu, yine aynı düşüncede; bahçeyi sokakları anladık ama evde kedi-köpek beslemek asla olamaz diyecek kadar, halkıyla aynı cehaleti paylaşan ve halka doğru yolu göstermekle mükellef din görevlilerinin, devlet memuru olarak faaliyetlerine devam ettiği;


Bunlarda az gelmiş olacakki, görünümüyle çağdaş, cinsiyeti itibariyle ise merhamet ve vicdan sahibi olması gerekirken, mecliste elinde pankartlarla buraya köpekler giremez diyecek kadar, acımasız vede onları aşağılayıcı, yok sayıcı kadın milletvekillerini uhdesinde barındıran bir iktidar partisinden, gelişmiş ülkelere has tüm hayvanları kapsayacak hayvan hakları kanununun desteklenmesinin olanaksızlığı ise herşey ayan beyan ortaya koymaktadır.

BİZDE ve ÇAĞDAŞ TOPLUMLARDA HAYVAN HAKLARI
Bu konuda bizleri yönetenlerle, onlara kayıtsız şartsız destek verenlere diyeceğim odurki :
Ey, merhamet, acıma vede yardım denildiği zaman, başka dinden insanların hiç birine şans tanımayan bizim ülkede dahil islam devletlerinin müslüman insanları :
Sevap kazanıp cennete gitmek için çırpınmaktan, ibadetten fırsat bulursanız, bir ara başınızı çevirip, elin gavuru diyerek aşağıladığınız Avrupa ülkelerine bir kere bakın, görün vede örnek alın, kimlerin merhamet sahibi, vicdan sahibi olduğunu öğrenin.


Bizde, bırakın sahipsiz, bakıma muhtaç kediyi-köpeği eve almayı, bahçelerde, sokaklarda dahi özgürce dolaşmasına hoş bakılmaz, köpeğini arabasının arkasına balayıp sürükleyen, yada döverek işkence çektiren alçaklara, şerefsizlere ne yapıyorsun günah değilmi demek akıllara gelmez, yakalanan bu tip adi yaratıklara devletçe 84 TL. gibi sözde ceza verilerek bir kere daha yap, bu yetmez dercesine salıverilirken, elin gavuru Fransa'dan bir örnek :


Onlara göre bir canavar, bize göre ise sıradan herhangi bir insan, kapısı önündeki yavru kediyi, alıyor eline ve denemek için, acaba dört ayak üzerine düşermi diye 2-3 metre yükseklikten aşağı atmıyor, bırakıyor, tabiatıyle yavru kedi dört ayak üzerine düşüyor, hiçbir şey olmadan uzaklaşıyor.

Bizim deneyici başıda videoya aldığı bu olayı internet paylaşım sitelerinde paylaşıyor, bir hayvansever durumu polise bildiriyor, polis anında suçlu gördüğü adamı yakalıyor, adalete teslim ediyor, sonuçmu :
Yavru kedide hiç bir yara bere olmadığı halde canavar olarak nitelerikleri adama 30 bir Euro ağır para cezası ile toplam 2 yıl hapis, 1 yılını af ediyor ve öde, yat çık diyor.


Hayvan severleri kınayan, onlara engel olmaya çalışan sözde müslüman, sözde insana değer verenler ile doğru dürüst kanun çıkarmayan, mevcut kanunları bile indirim yada tecil yolu ile uygulamayı marifet sanan yargı mensupları, birazda olsa yüzünüz kızarıyormu acaba, hiç sanmam ama!!!

AMAN SENDECİ ve SORGULAMASIZ BİR TOPLUM
Unutmadan söylemek isterimki, her defasında aklıma takılır durur, ha bu ata sözümüdür, ana sözümüdür, ne idüğü belirsiz, toplumu susturmaya,  sorgulamadan uzaklaştırmaya yönelik sözde geleneksel atasözü diye yutturulan "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" deyimini hangi yalaka, hangi dalkavuk yaratık, yönetimdekilere yaranmak için topluma benimsetmeye çalışmış, orasını bilemem ama, bildiğim bir şey var oda, gelişmiş ülkelerde böyle bir deyimin asla rağbet görmiyeceğidir.

Çünkü bana dokunmuyor şeklinde büyük bir hataya düşmüş olan 1930 ların Almanya'sında, bir zır deli ortaya çıkmış, ülkede ne kadar düşünür, entel, insan sever ve toplumcu insan varsa tamamı sokak ortasında acımasızca infaz edilmiş, buda yetmemiş olacakki, eğlenceden başka dertleri olmayan çingenelerin bir kısmı öldürülürken, bir kısmı ülkeden sürülmüş, yine bu vahşet de az gelmiş olacakki, tarih boyunca Türk milletine hiç bir zararı dokunmayan, aksine yararları sayılamıyacak kadar fazla olan ama son yıllarda bir kişinin isteği üzerine kalleş araplar yüzünden, toplumun büyük bölümünün düşman olduğu Yahudi'lerden ise kaçanlar kurtulmuş, kalanların tamamı işkenceden geçirilmiş, alenen öldürülmüş, gaz odalarında yakılmış, sonrasımı :


Onbaşıdan bozma, aslı Avusturya'lı olan zır deli, yerin altındaki mahzeninde ölürken bile korkaklığını gizliyememiş, yer üstüne çıkamamış ve tek kurtuluş yolu olan intiharı seçerek yok olmuş ama, beraberinde kendisine bir kere olsun sorgulama yapmayan, yapamayan Alman halkını ölüme ve felakete sürüklemiş, ülke ise yerle bir olmuş.



Aman sendeciliğin, sorumsuzca bağlanmanın, yalakalığın, dalkavukluğun ve özellikle tek adamlığın vahim sonucu.
Bu olay ile aşağıdaki olaylar incelendiğinde insanım diyenlerin serzenişlerini duyar gibi oluyorum :
Eyy Türkiye ve 1.5 milyarlık islam toplumu, titreyin ve kendinize gelin, insan olmak okadar da zor olmasa gerek.
            
BENZER KONULAR

İzmir'de kedi vahşeti, cezası 3 ay hapis ve tecil.
Dışardan gelipte Güzel İzmir'in adını kirleten alçaklardan bir tanesi daha, üstelik ÜNİ öğrencisi, ne demeli bilmemki, bu şerefsiz okusa, diploma alsa ne yazar, yarın tek başına gördüğü bir çocuğa ne yapar.




Burası elin gavuru Fransa , yavru kediyi 2 m.den aşağı bırakan adama 2 yıl hapis 30 Bin Euro para cezası
Elin gavuru neolacak yani, ceza verdiğin canlı insan, bir hayvan için bir insana bukadar ceza verilirmi, yazık değilmi, gel Türkiye'ye adaleti gör, 84 TL.yeterde artar bile.




Burası elin gavuru ABD/Minnesota. Ayaklarından rahatsız olan köpeğini her akşam rahatlasın diye serin suya sokan adam.
Adama bakın ya, bir köpek için işi gücü bırak göle git onu yüzdür, vah vah, neymiş köpek rahatlıyacakmış. Altı üstü bir köpek, biz onu mekruh diye bırakın evi bahçeye bile sokmayız, çünkü müslümanız elhamdülillah.


Burası elin gavuru Japonya. Sahibini 10 yıl boyunca tren garında bekleyen sadık köpek, sevgi ver sevgi al, tekme değil.
Japonya'da kendisini çok sevdiğini bildiği sahibi profesör, görevdeyken ölüyor ve her akşam onu garda karşılayan köpeği , ölünceye kadar her akşam garda onu bekliyor. Sevginin gücü.


Burası elin gavuru Avustralya, bataklığa saplanan atını kurtarmak için amansız bir mücadele veren kadın.
Bizde olsa nemi olurdu, söylenmesi dahi insan olanın içini yakan cinsten, sözde at işkence çekmesin de sevmek, sevilmek sözcükleri nerede kaldı.






Bizi Takip Edin

Share

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK