.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

13.11.16

0
Türkiye de Ana Muhalefet Partisi Varmı?


TÜRKİYE'de İKTİDARA ALTERNATİF BİR PARTİ VARMIDIR

Bu sorunun yanıtı , aşağıdaki Bulmaca-Buldurmaca'nın çözümüdür.



*******************************************************************************


*******************************************************************************


*******************************************************************************


*******************************************************************************


BULMACA-BULDURMACA (1-2-3-4) ÇÖZÜM


Ana Muhalefet Partisi ; İşçi-Komünist ve Yeşiller Partisi Gibi Uç Partisi olamaz.

Hayır biz o partilerden birisi olabilirz derseniz ozaman da iktidara alternatif parti, yani  vekil sayınız ne olursa olsun ana muhalefet partisi olamazsınız.

Hal böyle iken bu özellikleri taşıyan CHP de, iktidara alternatif parti olamaz, dolayısıyle de geçmiş atmış yılda olduğu gibi gelecek atmış yılda da iktidar yüzü göremez, taki dünyada onların ekonomik politikalarının hakim olacağı güne kadar.

 
Ülkedeki muhalefet partilerinden, ana muhalefet partisi olarak adı geçen CHP nin iki seçeneği vardır:
 
1) Ya Donkişot’un, yeldeğirmenlerine mızrakla  karşı çıktığı gibi davranmaz,



- Kapitalizm ile savaş yapmayı bırakır,

- Tüm dünyadaki siyasal partiler gibi geçim amaçlı değil, iktidar amaçlı siyaset yapar,

- Kapitalizmin olmazsa olmazı serbest pazar ekonomisini kabul eder,

- Sermaye düşmanlığını bırakır,

- Ülkeyi tek adam islam diktasının götüreceği uçurumdan kurtarır;

2) Yada şimdiki güttüğü dünyada bir benzeri bulunmayan sermaye düşmanı, vahşi kapitalizm sloganlı statüko kokan ekonomi politikasına devam eder hatta gücü ve aklı yeterse Küba gibi, Kuzey Kore gibi :

- Dünya kapitalizmine sınırları kapatır,

- İçe dönük bir rejime yönelir ve

- Tüm üretim-hizmet araçlarına el koyar, 



- Ülkeyi 30-40 metre genişliğinde üzerinden saatte bir tek, en az yarım asırlık araçların geçtiği   caddelerle, anayollarla donatır,

- Toplu taşımacılığı tam olarak yerine getirir,

 - İnşa ettiği binlerce gökdelen benzeri apartman dairelerini, mülkiyeti devlette kalmak üzere ömür boyu ücretsiz veya sembolik bir rakamla halkına tahsis eder, 



- Halkın sağlık, eğitim ve yaşamını garanti altına alır,

- Çalışmak isteyen herkese kabiliyetine ve mesleğine göre ücret ödenen iş olanakları sağlar

Ama tüm güzelliklere karşılık : 
- Lüksün, aşırı tüketimin önünü keser,

- Dünya teknolojisinin insanların zevkine, daha üst ve güzel yaşamına olanak sağlayan, zorunlu yaşam dışında sunduğu ve kısa zamanda çöpe atılan yeni yeni araçları, eşyaları, cihazları içeri sokmadığı gibi, kendiside üretmeyen bir ekonomi sistemini uygular,

- Ki bunu becerebilecek partinin zaten alnından öperiz,

- Çünkü köylüsünden kentlisine, tüketime alışmış, her gün dahada güzel bir yaşam sevdası içinde olan bir halka, böyle bir sistemi kabul ettirmek mümkün değildir.


3) Bu iki seçeneğin hiçbirine yönelmez, ömür boyu muhalefette kalmayı göze alarak, gerek içinde yerleşmiş, kökleşmiş  statükocu gurubun  ve gerekse iktidarları hiç elinden bırakmak istemeyen muhafazakar partilerin, saman altından su yürüterek önerdiği miadı gecik devletçilik te ısrar ederse;

Tüm iktidarlar ve özellikle CHP yönetiminin önleme girişimlerine vede baskılarına rağmen bir üçüncü seçenek , kendiliğinden ortaya çıkar, ayakta kalmaya direnir ve kurulan yeni partinin ana ilkelerini sıralar :

- Atatürk’çü,

- Liberal ekonomiye evet diyen,

- Sermaye düşmanı değil dostu olan, yatırımcı ve yenilikçi,

- Yokolmuş orta sınıfı ayağa kaldırmak isteyen,

- İşsizler ordusuna mümkün olmayan iş vaadi yerine onlara iş yapmayı, balık vermek yerine balık tutmayı öğreten,

- Başta komşuları olmak üzere tüm dünya ülkeleriyle, sadece milliyetçi oylara sahip olmak ve iktidarda kalmak için düşman olmaya ve kendiliğinden düşman yaratmaya son veren,

- Sağlıkta, eğitimde, savunmada gelişmiş ülkeler sistemini kayıtsız, şartsız kabul eden çağdaş bir parti.

Tabiatıyle bu son seçeneğin gerçekleşmesi durumunda, bu günkü kafada ısrar eden bir partinin yani CHP nin siyasal yaşamının tamamen sona ereceğini çok iyi bilmektedir şimdiki CHP kurmayları ve onlara hiç soru sormak ihtiyacını hissetmeden körü körüne alkışlıyarak destek veren, at gözlüklü delegeleri ile benim gibi  üyeleri.

  
Bunun en bariz örneği ise bilindiği gibi, yeni yeni merkez solunda filizlenmeye başlayan ve 2009 yılında yenilikçi bir adım atarak daha sonra partileşecek olan “Türkiye Değişim Hareketi” ni kuran Mustafa Sarıgül’e karşı CHP statükocularının oynadığı ve sonunda başarılı oldukları oyundur ki bu oyun yenilikçi Sarıgül’ün hızlı tırmanışının önünü kesmiştir.
Tezgah Şöyle Hazırlanır :

Şişli Belediye Başkanlığını üst üste alan ve başarı gösteren Sarıgül’ün 2009 yılında kurduğu “Türkiye Değişim Hareketi”nin partileşmesi ve 2011 genel seçimlerine katılması durumunda CHP içindeki yenilikçi karşıtı, statükocu, yerleşik değişmez gurup, bu hareketin CHP ne zarar vereceğini hatta baraj altına düşüreceğini görür ve hareketin,  partileşmeden önce durdurulması için gerekli adımları atmaya başlar.



Yenilikçi, liberal yanlısı ve Baykal karşıtı olan Sarıgül, CHP nin başına 2010 yılında Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesiyle, CHP nde yenilikçi adımların atılacağını sanar ve Kılıçdaroğlu’nada güvendiği için aynı yıl içerisinde, hareketin partileşmesini durdurarak, 2011 Genel Seçimlerinde CHP ni destekliyeceğini beyan eder  (Aslında komployu kuranlar arasında Kılıçdaroğlu’da baş rollerdeydi diyenler vardır ama gerçek ne yazıkki öğrenilememiştir) ve seçimlere katılmaz.



2011 Seçimlerinde CHP kendisine göre en güzel sonuç olan %25 oy oranına kavuşur ama Sarıgül tehlikesi hala devam etmektedir ve Baykal ekibinin partiden ihraç ettiği Sarıgül, yine parti içinde çöreklenmiş Baykal’cıların yardımıyla partiye davet edilir, yapılan tüzük değişimi sonrası 2013 yılında partiye katılır.



2014 Yılında yapılan yerel seçimlerde CHP ,  İst.Belediye Başkanı Topbaş’ın karşısına başkanlık için Sarıgül’ü aday gösterdi ama, aday adayı olan ve kazanamayanlar, seçimde dahi sıkılmadan Sarıgül’e karşı olduklarını saklamadılar ve her defasında deklare ettiler, oyun devam ediyordu çünkü.


Sarıgül’ün belediye başkanlığını kazanması istenmiyordu ve sonuçta CHP nin hiçbir zaman kazanamıyacağı belli olan seçimde Sarıgül, kendi ismiyle %37 olan eski oy oranını %39 a  çıkarmış isede başkanlığa yine Topbaş seçilmiş oldu. (Sarıgül bağımsız olarak seçime girmiş olsaydı liberal bakışıyla Topbaş’ı geride bırakabilirdi)


Sarıgül’e karşı açılan savaşta birinci raund böylece kazanılmış oldu,

Sıra kesin zaferin kazanılacağı en ağır ikinci raunda gelmişti ve Sarıgül, 2015 Haziran genel seçiminde merkezden aday gösterileceği yerde, bizzat Kılıçdaroğlu’nun da desteklediği Baykal’cı gurubun isteği üzerine, üstüne üstlük Baykal destekli seçmenin en çok bulunduğu bölge olan 2. Bölgede ön seçimle CHP nden aday adayı gösterilir ve burada Sarıgül 9. Sıradan aday olarak seçime girmeye hak kazanır, bu sıra CHP nin en son oy oranına sahip olacağı bilinen limittir. Dolayısıyle de Sarıgül milletvikili seçilemez.




Böylece Sarıgül’e istenen ağır darbe vurulmuş olur ve bundan sonra CHP ile siyasete devam edemiyeceği bir yana gelecek siyasal yaşamına da etkisinin büyük olacağı kesinleşir, CHP içinde çöreklenmiş statükocu bencil gurupla birlikte şimdiki CHP yönetiminin gözünde, artık muratlarına ermiştir yönetim çünkü kendilerinin saf dışı bırakılacağı hiçbir değişim hareketi ortaya çıkmayacaktır.

Onlar için ne değişim nede iktidar pek önemli değildir, önemli olan az olsun bizim olsun keyfiyeti ve bizde herzaman mecliste kalalım düşüncesidir önemli olan.



Geçde olsa nihayet aklı başına gelen ve dostu düşmanı ayıracak duruma kavuşan Sarıgül’ün, bu günlerde yeni bir parti kurma yada birleşme ile siyasi yaşamına devam edeceği kesindir ve birlikte çalışacağı partililer arasında MHP nden Meral Akşener ile eski DP nden Erkan Mumcu  ve arkadaşlarının ismi geçmektedir.


Ancak Sayın Mustafa Sarıgül’e önerimiz odurki özellikle Akşener ile işbirliğinde, ümmetçiliğe varan Türk-İslam sentezi ile MHP içinde yuvalanmış başta 9 genç öğrencinin katili olmak üzere benzeri suçluların barındırılması konusunda aşırı titizlik göstersin, aksi takdirde dinciler ve katiller yüzünden başta CHP nden gelecek oylar olmak üzere tüm çağdaş seçmen oylarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.

İki tarafı keskin bir bıçağın üzerinde Türkiye, göreceğiz bakalım batacakmı yoksa çağdaş bir ülkeye dönüşecekmi?

ETİKETLER : YEŞİLLER PARTİSİ – İŞÇİ PARTİSİ – KOMÜNİST PARTİSİ – DONKİŞOT – KAPİTALİZM – LİBERALİZM – KUZEY KORE – ORTA SINIF – DENİZ BAYKAL – KEMAL KILIÇDAROĞLU – MUSTAFA SARIGÜL – ERKAN MUMCU – MERAL AKŞENER – DEĞİŞİM HAREKETİ – TÜRK.İSLAM SENTEZİ

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR :

Erdoğan ve Yargı

    CHP nde ne Değişti

CHP nde Karmaşa ve Belirsizlik








CHP , İktidar ve Yorumlar






Bizi Takip Edin

Share

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK