.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

26.11.16

0

Çocuklara Cinsel İstismar ve Nedenleri




ÇOCUKLARA CİNSEL İSTİSMARDA BULUNANLARA AFMI GELİYOR


(Önerge Komisyona Geri Çekildi Ama Yinede Bilinmez, Burası Türkiye)




Bu AKP milletvekilleri iyice şımardı, kendilerine okadar çok güvenleri varki ne yaparsak yapalım yine biz seçiliriz kanaatlari hiç değişmiyor.

Haklılarda, nasıl olsa karşılarında iktidarı akıllarının ucuna dahi getirmeyen, sosyalist yada devlet ağırlıklı bir ekonomi politikasında inadına ısrar eden, iktidar olmasak da biz ekonomik ilkelerimizden asla vazgeçmeyiz diyen bir ana muhalefet partisi var. 

Bilinmez belkide parti içinde çöreklenmiş statükocu bir gurubu AKP kurmayları iyi kullanıyor, size yakışan budur diyor, hiçbir CHP yönetici yada yanlısı liberal ekonomiye evet demez, derse partiye ihanet etmiş olur diyor, sonuç olarak ajan olarak kullandıkları bu tutucu kesimi ya saflıklarından, bilgisizliklerinden yada maddi olarak destek vererek istedikleri yöne kanalize edebiliyorlar.

Temiz yürekli çağdaş, Atatürk’çü CHP seçmeni ise sabahtan akşama kadar, hiçbir varlık gösteremeyen kendi partilerini değilde, kendi çıkarlarına göre çok çok başarılı olan iktidar partilerini, eleştirip durur, hiçbir etkisinin olmayacağını bile bile.

Tabiatıyle böyle olunca da ekonomi politikasını dünya konjektörüne esas alarak  seçen ve yürüten iktidar partileri, son olarak da AKP ülkede dilediği gibi at koştururken, gerçekleri gören ama elinden hiçbirşey gelmeyen bizlerede aman fazla ileri gitmesin, ülkeye şer-i islami düzen getirmesin, çocuklarımıza torunlarımıza yazık olur diye dua etmek düşüyor.

Nihayet AKP nin bitmek tükenmek bilmeyen iktidar sarhoşluğumu desem, çılgınlığımı desem yada şımarıklığımı desem (Tabidirki CHP sayesinde) birtaneside bu günlerde ortaya çıktı.


Mecliste komisyondan çıkmış ve mecliste oylamaya geçilmiş bir tasarının, gece yarısına doğru oylaması yapılırken, herzaman yaptıkları kaçamak huyları gibi AKP nden 6 milletvekili hazırladıkları bir teklifi meclis başkanlığına oylanmak üzere alel acele verir, yangından mal kaçırırcasına.

Neymiş bu çok çok önemli teklif derken, bir katip üye okumaya başlar, Türkiye’nin en bilgilisi , en akıllısı bunlardır, bizi en güzel bunlar temsil eder diye seçtikleri 6 vekilin verdiği teklifi ve anında muhalefet ayağa kalkar böyle rezilane bir teklif meclis oturumuna getirildiği için, çünkü sunulan teklif açıkça 10-15 yaşlarındaki kız çocuklarına karşı yapılan cinsel istismarcılara sinsice bir af getirmekteydi.


Yukarıda örneği bulunan teklife karşı çıkan muhalefet vekilleri, aynen bizim aklımıza gelen nedenlere benzer suçlamalarla teklif sahiplerine saldırıya geçer :


Bu teklifle kimleri kurtarmak istersiniz, derdiniz o üçbeş genç çocuklar değil, yoksa sizmi bulaştınız böyle bir suçada aklanmak istersiniz şeklinde suçlanırlar.

Ertesi gün ekranlara çıkan Başbakan ve yetkili AKP kurmayları açıklamalarda bulunur, muhalefet kasıtlı olarak tırmandırıyor olayı, yok öyle bir şey, yapılacak iş zamanında ana baba rızası ile küçük yaşta evlenen, sonradan çoluk çocuğa karışanların affı gibi saçma sapan nedenleri sıralar.

Sıralarda bu palavraları ne muhalefet ne aklı başında halk nede kadın örgütleri yemez, çünkü bu kanunla, 13-14 yaşındaki kız çocuklarını karımdır diye yanına alan 60 lık, 70 lik pislikleri, deyyusları da afedecektir.


İki gün içinde konu ülkenin gündemine oturmuştur, Erdoğan’ın kızınında üye olduğu kadın derneği de olmak üzere tüm kadın dernekleri, yazarlar, akademisyenler bu çirkin önergeye karşı çıkar ve eleştirirken ki eleştirilere havuz medyası TV kanallarının sipikerleri de katılmış, dernek üyeleri sokaklara dökülmüş, polisin dayakları, göz altına almalar devam ederken, inatçı AKP kurmayları ve Başbakan hala sıkılmadan önergeyi desteklemeye devam etmiş ve geri çekmiyeceklerini inatla belirtirler.

Karmaşa ve inatlaşma bu şekilde devam ederken, birden bir ışık doğar, bu ışık her gün alışılagelen beyanatların birisinin içine sıkıştırılmış ufacık bir cümledir ve  “Bu konuda hükümet muhalefet ve diğer kuruluşlarla uzlaşıya varmalıdır” benzeri bir ifade taşımaktadır.

Bu beyanattan sonra tüm AKP kurmaylarının TV kanallarına çıkıp yırtınırcasına ısrar ettikleri önerge hakkındaki demeçleri anında biter, sadece Başbakan çıkar kanallara, önerge tekrar komisyona geri çekilmiştir der, gündem sona erer.

Peki kimden gelmiştir bu kurtarıcı beyanat, tabidirki Ülkenin tek sesi Erdoğan’dan ve ülkenin, çok azda olsa düşünen, araştırma yapabilen, sorgulayıcı birkaç insanın beyinlerinde birkaç soru işareti ve acabalar bırakarak. Ekonomide, siyasette, sosyal yaşamda velhasıl ülkenin tüm sorunlarında tek çare, tek umut, tek insandadır imajı.

Çocuk İstismarı ve Çocuklara Cinsel Tacizler

Çocuk istismarı, bir çocuğa bir yetişkin tarafından fiziksel yada psikolojik olarak kötü davranılmasıdır. 


Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını şöyle tanımlar :

“Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum yada devlet tarafından bilerek yada bilmeyerek uygulanan tüm davranışlar, çocuğa kötü muameledir”

Çocuklara cinsel istismar da, bir tür çocuk istismarıdır ve çocuklara karşı yapılan, şiddet olsun olmasın her türlü cinsel yaklaşım ve cinselliğe yol açabilecek davranışların tümüdür.


Çocuk istismarının açıklanması konusunda her ülkenin yönetim kademesi kendi yasal tanımını yapar ve nelerin çocuklara kötü davranma olarak tanımlanacağını tarif eder.                                               Ayrıca yine her ülke, kendi toplumunun büyüme hızına, fiziksel gelişimine ve iklim şartlarına göre reşit sayılma yaşını kanunlarla belirler.


2.Eylül.1990 Tarihinde yürürlüğe giren “Çocuk Hakları Sözleşmesi” ne göre, yasal olarak reşit olma yaşı belirlenmemiş ülkelerdeki 18 yaşın altındaki tüm insanlar çocuk olarak kabul edilmiştir. 

Çocuklara Cinsel İstismar Nedenleri :
Çocuklara, kadınlara karşı yapılan cinsel istismar, taciz, ırza geçme, tehdit, yaralama, öldürme gibi erkek egemen toplumlarına has olayların, başta Türkiye olmak üzere, özellikle islam toplumları ve gelişmemiş ülkelerde sık sık meydana gelmesinin nedenlerini, ilgili uzmanlar; gelenek, din ve sağlık sorunları ve benzeri birkaç madde de açıklamaya çalışmakta :
1- Sağlık açısından ilk akla gelen ve hastalık olarak kabul edilen “Pedofili” (Sübyancılık) dir. Pedofili hastalığı, yetişkin bir insanın, ergenlik çağına gelmemiş veya ergenliğe yeni girmiş olan çocukları cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığa sahip kişilere ise “Pedofil” yada “Sübyancı” adı verilir.


Pedofiller tipik olarak yetişkinlerle girmiş olduğu cinsel ilişkiden zevk almakta güçlük çekerler, hatta bazı zamanlarda hiç zevk almazlar. Kendilerine güveni olmayan bu tür hastalar, daha az tehdit edici buldukları için cinsel yönden çocukları tercih ederler. Eğilimleri karşı cinse olduğu gibi kendi cinslerinede yönlenebilen ve çoğunluğunu erkeklerin teşkil ettiği pedofili hastaları, yakalanma riskine karşı cinsel istismara kalktığı çocukları susturma yönünede gidebilirler.

2- Geleneksel açıdan çocuklara karşı yapılan istismarların başında bir nevi ilkellik göstergesi olan beşik kertmesi saçmalığıdır. 


Çağımız ilk yarısında ülkemizin birçok yerinde uygulanan bu cehalet örneğinde, birbiriyle samimi veya dost olduklarını sanan aklıevveller, ileride de aile dostluklarının devam etmesi için kız ve oğlan çocukları daha adından da anlaşılacağı gibi beşikte, kundakta iken sözlenir, çocukluklarında veya ileriki yaşlarda birbirlerini sevmiş sevmemiş, hoşlanmış hoşlanmamış hiç önemli değil, kız çocuğu ergenlik çağına geldikten sonra ise artık onlar karı-koca adayıdır, istedikleri zaman evlenir, yuva kurar, nasıl bir yuva olacaksa.

3- Bu ve buna benzer irili ufaklı birçok çocuk hak ihlalleri mevcut isede, özellikle başta ülkemiz olmak üzere hemen hemen tüm islam ülkeleri ile henüz gerek sosyal ve gerekse ekonomik açıdan gelişmemiş ülkelerde uygulanan, teki yetmezmiş gibi, düzeltelim derken ikinci bir cinsel istismarı kanunlaştıran rezalettir.


Çocuk yaştaki kız çocuklarına şiddet içererek yada gönlünü alarak tacizden öte muamele etmek suretiyle suç işlemiş olan insanlıktan nasibini almamış aşağılık yaratıkların, olay ortaya çıktığında mağdur çocuklar la evlenerek suç unsurunun yok sayılması.

4- Çocuklara karşı cinsel istismarın son örneği ise, sadece islam ülkelerinde başvurulan, ülkelerin bulunduğu bölgelerdeki iklim şartlarına göre değişen ve 9 yaşından itibaren buluğ çağına gelen kız çocuklarına nikah yapılmasının caiz olduğu saçmalığının islam dininde mevcut olduğu inancıdır ki bu evlilikte erkeğin yaşında bir kısıtlama yoktur.

HZ. AYŞE - ATEİST - HZ.OSMAN - AYETLER - 

İşte günümüzde gündemi meşgul eden ve AKP Millet vekillerince hazırlanarak yangından mal kaçırır gibi başka bir kanun tasarı oylaması  arasına sıkıştırılmak istenen yasa önergeside, yukarıdaki 4 maddeden Pedofili hastalığı olanlar haricindeki suçlulardan, mağduru ile evlenmiş olanların bir kereye mahsus olmak üzere affedilmesine yönelikti. (Pedofili hastalığı olanlar zaten bırakın mağdurlarıyle evliliği, suçlu olduklarını kolay kolay kabule yanaşmazlar)

İktidarın Kendi Yaptığı Düzenlemeyi Kendisinin Bozmak İstemesi
Aslında 2004 yılına kadar TCK nun ilgili mülga maddesine göre mağdur kız çocuğu, 15 yaşını doldurmuş, anne ve babası da müşteki değilse, suçlu sayılan ahlaksız adam, mağdur ile evlendiği an, belirli bir zaman dilimi içerisinde boşanmamak şartı ile af edilmekteydi.

AKP Hükümeti 2004 yılında af getiren bu maddeyi tamamen kaldırmış, yerine her ne sebeble olursa olsun kız çocuklarına cinsel istismarda bulunan mütecavizlerin, evlensin evlenmesin 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmalarını sağlayan maddeyi kanunlaştırmıştır.

Yani bu günkü AKP hükümetinin ısrar ettiği af önergesi, kendi kabul ettikleri TCK nun ilgili maddesine göre ceza almış olanları kapsamaktaydı.

Olayın İslam Dini Açısından İrdelenmesi ve Tartışmalar :
Kız çocuklarının küçük yaşta evlenmelerinin mübah olduğunu söyleyenler, yani çocuk yaşta evlilik taraftarı olanlar, tezlerinin doğruluğunu. kendilerine göre Hz.Ayşe’nin çocuk yaşta Peygamber efendimizle evlenmesine bağlarken, islam dinini küçük düşürmek isteyen Ateistler de aynı yolu izler ve aynı tez de ısrar ederler.                                                                                                                  Onlara göre Peygamberimiz Hz.Ayşe’yi 6 yaşında iken nikahına almış, 9 yaşını doldurduktan sonrada yatağına kabul etmiştir.

Bu teze karşı çıkanlar ise, Hz. Ayşe buluğ çağına geldiği 9 yaşında değil, rüşt yaşına geldiği yaşta yani günümüzdeki gibi 18 yaşında evlenmiştir. Ancak ne varki bu tezin savunulması mümkün görülmemektedir, çünkü Hz. Ayşe 18 yaşına bastığı zaman Peygamberimiz hayatta değildi.

Ayrıca her üç gurup da çocuk yaştaki kız çocukların evliliklerinin doğru veya yanlış olduğunu Kuran’a bağlarken, her üç de Talak Suresi’nin 4. Ayetini kaynak olarak gösterirler. Ayetler nasıl bir arapça lisanı ile yazılmışki, bırakın bizim anlamamızı, araplar dahi çözememiş ve anlayamamışlar demekki.

Kaldıki Peygamberimizin anlattığı ayetleri anında kaleme alanlarda arap, Hz. Osman ve arkadaşları, Peygamberimizin vefatından sonra bir rivayete göre bilinçli olarak bazı nedenlerle ayet musafları (İlk kuran) yakılarak yokedildiğinden, kuran’ın yazılmasında görev alan ve yüzlercesi arasından seçilen yeminli hafızlarda araptı.

Hal böyle iken kendi dilleriyle yazıldığı halde başta araplar olmak üzere diğer tüm Müslüman ülkeler bir ayetten çeşitli anlamlar, hatta birbirine tamamen ters ifadeler çıkarıyorlarsa artık bu duruma pes demekten başka ne denir acaba.

Ozaman bir örnekle bu konuyu açıklığa kavuşturalım, aşağıda cümle Arap'ça :
التقى سميث مع هذه الوثيقة أو لم يوافق صديق لدفع 1000 $.
Türkçesi :
Smith veya arkadaş ile bir araya geldi Bu belge 1000 $ ödemeyi kabul eder. Arapça bu kadar zor tercüme ediliyorsa, biriside çıkıp ortaya, bu belge ödendi diyor, yada ödemez diyor derse ne olcak ozaman, saçmalıklar komedyası.

Buradan da şöyle bir sonuç çıkarırsak Kuran’ın esas anlamını, yorumunu gerçekte bilen yok, her toplum, her ülke kendi işine nasıl geliyorsa öyle yorumlamış, işte dinimizin kitabı budur demiş, zaten ağlamak için kuran okuyan yada dinleyen halkta bu yutturmacayı istesede, istemesede kabul etmek zorunda kalmış. 


Zaten 1.5 milyarlık islam toplumunda islam dinini ticari meta haline getiren, bulundukları ülkede en üst ve güzel koltukları işgal eden, bunlarda yetmezmiş gibi, binlerce doları bulan servetlerine binlercesini ekleyen, biriki parça arap dili ve kuran bilgisini kendi çıkarı için kullanan, kedilerini ulama sınıfına koyan din tüccarlarının pıtırak gibi çoğalmasının nedenide, neredeyse tüm islam toplumunda, hemen hemen yüzde 99 oranında olması muhtemel Müslümanların, kendi kutsal kitaplarının nasıl derlendiğini, mevcut ve kanıt olarak saklanıp muhafaza edilmesi gerekirken, bilinçli olarak yakılıp yokedilen ayet musafların yokedilme nedenlerini bilmediği gibi öğrenmek için de hiçbir çaba göstermediğidir.


Tüm bu olumsuzluklara, nasıl derlenmiş veya yazılmış olursa olsun, günümüze kadar dinimizin kutsal kitabı kabul edilen Kuran’ ın , anlamak için değilde, ağlamak için okunması da eklenince, islam toplumlarının neden geri kaldığı, neden yoksullaştığı ve sömürüldüğü vede anılan din tüccarlarının, “Müslümanlar dünyanın en mutlu ve huzurlu toplumudur, huzur ararsan gel islama” gibi yutturmacalarına rağmen neden dünyanın en mutsuz insanlarını bünyesinde topladığı gerçeğini görmek için pek de üstün zekaya sahip olmayı gerektirmiyor sanırım.
 
ETİKETLER : CİNSEL İSTİSMAR – KOMİSYON – ÖNERGE – CHP – AKP – POLİTİKA – TCK – CİNSEL TACİZ – REŞİT – RÜŞT – FİZİKSEL – PEDOFİLİ – SÜBYANCILIK – İLKELLİK – BEŞİK KERTMESİ  
                                 ***************************************************
BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR:

    Bebek ve Dost Köpek

    Bebekler ve Evcil Hayvanlar





Bizi Takip Edin

Share

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK