.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

19.9.16

0

Mimar Sinan Yaşamı ve Eserleri




MİMAR SİNAN ve TARİHE DAMGA VURMUŞ UNUTULMAZ ESERLERİ

 
Devrin en büyük ve en çok esere imza atmış mimar-mühendislerinden biri olarak kabul edilen, çoğunluğu İstanbul'da olmak üzere, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde, 81 Cami, 51 Mescit, 55 Medrese, 26 Darül-Kurra, 17 Türbe, 17 İmarethane, 3 Darüşşifa(Hastane), 5 Su yolu, 8 Köprü, 20 Kervansaray, 36 Saray, 8 Mahzen ve 48 Hamamın proje ve yapımında imzası bulunan Mimar Sinan 29.Mayıs.1489 tarihinde Kayseri'ye bağlı Ağırnas (Agrianos) Köyü'nde dünyaya gelmiştir.


O yıllar ve sonrasında hatta Cumhuriyetin ortalarına kadar, Anadolu'nun her yerinde olduğu gibi, Kayseri'nin de bazı bölgelerinde, şövenist ve kafatasçı milliyetçilerin elbirliği ile, topraklarından, atalarının mezarlarından, vatanlarındandan zorla kovdukları, tüm mallarına el koydukları Rumlar ve Ermeniler, Türklerle birlikte karışık yaşadıkları için Sinan'ın ırkı hakkında kesin bir bilgi elde edilememiştir. 


Hernekadar ne Osmanlı ve nede Cumhuriyet zamanında onun ırkını, milliyetini, dinini hiç kimse sorgulamamış, keza sorgulamak ta hiç kimsenin haddine değildir, bizleri ilgilendiren tarafı, onun sadece Anadolu'nun bağrından çıkmış olması ve dünya Mimarlık-Mühendislik literatüründeki tartışılmaz dehası ile ustalığıdır.

Asıl adı Abdulmennan (Babasının adı) oğlu Sinan yada Sinaneddin Yusuf olan "Koca Mi'mar Sinan Ağa" Yavuz Sultan Selim zamanında 1511 yılında devşirme olarak İstanbul'a getirilmiş ve yeniçeri ocağına alınmıştır.

Yeniçeri Ocağında sağlam karekterli Acemi Oğlanlar seçilerek kendilerine belirli mesleklerde çıraklık görevi verilmektedir, Sinan'ada kendi arzusu dikkate alınarak "Dülgerlik" mesleği çıraklığı verilir ve bir dülger ustası yanında çalışmaya başlar.


Sinan mesleği iyice öğrenmek için elinden geleni yapmaktadır, ustasının her yaptığı işi, ustalığı ve inceliği dikkatlice izler, bilgisini geliştirmeye çalışır, ilk zamanlar padişahın hizmetinde Arap ve Acem ülkelerine gider, her gittiği yerde cami yade başka bina kubbelerini inceler, nasıl yapıldığı hakkında bilgi alır, geriye döndüğünde zamanın ileri gelenlerin hizmetinde görev alır ve bu çabası saraya yeniçeri olarak alınmasına kadar uzanır.


 Mimar Sinan'ın seferlere katılması Yavuz Sultan Selim zamanında Mısır seferinde mimar olarak
görev almasıyle başlar.
Bunu Kanuni zamanında 1521 deki Belgrad seferine Yeniçeri olarak, 1522 de Rodos seferine Atlı Sekban olarak katılmış, 1526 Mohaç Meydan Muharebesi'de gösterdiği yararlılık sebebiyle "Acemi Oğlanlar Yayabaşılığı" na (Bölük Komutanı) terfi eder, ardından da Zemberekçibaşı olur.

1533 Yılında katıldığı İran Seferinde, Van Gölü'nün geçilmesi için iki hafta gibi kısa bir zaman içinde üç adet kadırga yapar ve donatır, askerin hizmetine sunar, bu işin sonunda itibarı bir kat daha artar ve geri dönüşte Hasekilik Rütbesi verilir.

1537 de Korfu ve Pulya seferleri, 1538 de Moldovya ve Karaboğdan seferlerine katılır, Karaboğdan seferinde, büyük bir bölümü bataklık olan Prut Nehri'nin geçilebilmesi için köprü yapımına başlanır, ancak tüm ordu dülgerlerinin, ustalarının çabalarına rağmen köprü kurulumu gerçekleşemez.
Durumun vehametini gören Vezir Damat Lütfi Paşa, köprü kurma görevini, çok güvendiği ozamanki adıyla Abdulmennan oğlu Sinan'a verir.
Sinan kimsenin beceremediği köprüyü, üstelik olağan yüksekliğinden de daha yüksek köprüyü on içinde tamamlar ve ordu emniyet içinde Prut Nehri'ni rahatlıkla aşar.


Bu büyük başarı Sinan için bir dönüm noktasıdır ve 17 yıllık yeniçerilik hayatına son noktayı koyar çünkü 49 yaşındaki Sinan artık Baş Mimarlık görevine resmen atanmıştır.
Hassa Başmimarı olduğu 1538 yılından sonra Abdulmennan Oğlu Sinan'ın adı " Koca Mi'mar Sinan Ağa" olmuş ve tarihte kısaca Mimar Sinan olarak yerini almıştır.


Mimar Sinan'ın Mimarbaşı olarak atanmasından sonra ilk kalıcı eseri İstanbul'da yaptığı "Şehzade Camii ve Külliyesi" dir ve bu caminin 4 yarım küreyle desteklenen ana kubbe tarzı, bundan sonra yapılacak camilerede örnek teşkil etmiştir.

İstanbul'daki en güzel ve büyük eseri Süleymaniye Camii ve Külliyesi'dir ki Sinan bu cami için kalfalık dönemimin bir eseridir der ve camii 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır.
En büyük eseri ise 86 yaşında iken 1575 yılında tamamladığı ve ustalık eserimdir diye takdim ettiği Edirne'deki Selimiye Camii ve Külliyesidir.


Yaşamı boyunca hiç boş durmayan Mimar Sinan, başta camii ve külliyeler olmak üzere, köprüler, hamamlar, su yolları gibi toplam 375 kalıcı eseri Osmanlı İmparatorluğuna kazandırmıştır.

Bir dünya imparatorluğunun en büyük mevkisine sahip olması yanında, yaptığı eserler ile tüm dünyanın takdirini kazanmasına rağmen Sinan bir okadarda mütevazidir ve bu mütevaziliğini "Tezkiretü'l Bünyan veTazkiretü'l Ebniye" adlı eserinde şöyle dile getirir :


Yavuz Sultan Selim tarafından Yeniçeri Ocağına kabul edilmesini "Bu değersiz kul, Sultan Selim Han'ın saltanat bahçesinin devşirmesi olup..." şeklinde ifade ederken, 
Hassa Mimarbaşı unvanına sahip olduktan sonra, yaptığı büyük eserlerden Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılı olan mühründe ise " El-fakiru I-Hakir Ser Mimaranı Hassa" (Değersiz ve muhtaç kul, Saray özel mimarlarının başkanı) şeklinde kendisini tanıtmak istemiştir.


17.Temmuz.1588 Tarihinde 99 yaşında iken İstanbul'da yaşama veda eden ve I.Süleyman (Kanuni) , II.Selim ile III. Murad gibi üç ünlü padişah zamanında Başmimarlık görevini başarı ile sürdüren Mimar Sinan'ın, kendi yaptırdığı türbeside oldukça mütevazi ve sade bir yapıdan ibarettir.
Mezarı Süleymaniye Camii'nin Haliç Duvarının önünde, beyaz taşlı sade bir türbededir.



MİMAR SİNAN'ın ÖNEMLİ ESERLERİNDEN :


Selimiye Camii – Edirne
Mimar Sinan’ın 86 yaşında yaptığı ve “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii, gerek Mimar Sinan’ın gerek Osmanlı mimarisinin en önemli baş yapıtlarından biridir. Caminin kapısındaki kitabeye göre yapımına 1568 yılında başlanmıştır. Caminin 27 Kasım 1574 Cuma günü açılması planlanmışsa da ancak II. Selim’in ölümünün ardından 14 Mart 1575′te ibadete açılmıştır. Bir tepe üzerinde bulunan Selimiye’de daha önceki hiçbir camide, ya da antik çağ mabedinde görülmemiş bir teknik kullanılmıştır. Daha önceki kubbeli yapılarda, asıl kubbe kademeli yarım kubbelerin üzerinde yükselmesine rağmen, Selimiye Camii 43,25 metre[9] yüksekliğinde, 31,25 metre[9] çapında, tek bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe 8 sütuna dayanan bir kasnak üzerine oturtulmuştur.[10] Kasnak, filayaklarına 6 metre genişliğinde kemerlerle bağlıdır.[9] Sinan, bu şekilde örttüğü iç mekana verdiği genişlik ve ferahlıkla birlikte mekanın bir kerede kolayca anlaşılmasını sağlar. Kubbe aynı zamanda cami, dış görünüşünün ana hatlarını da belirler.


Süleymâniye Câmii - İstanbul
Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman adına 1551-1558 yılları arasında inşa edilmiştir. Mimar Sinan’ın kalfalık devri eseri olarak nitelendirilen Süleymaniye Camii, medrese, kütüphane, hastane, hamam, imaret, hazire ve dükkânlardan oluşan Süleymaniye Külliyesi’nin bir parçası olarak inşa edilmiştir.


Şehzâdebaşı Câmii - İstanbul
İstanbul’un Şehzadebaşı semtinde Kanuni Sultan Süleyman tarafından Saruhan valisi iken 1543′de 22 yaşında ölen oğlu Şehzade Mehmet adına yaptırılmıştır. 18,42 metrelik kubbesi 4 büyük yarım kubbeye yaslanır. Şadırvan avlusu 12 sütunda 16 kubbelidir. İkişer şerefeli çift minaresi vardır. İmaret ve medrese, tabhane, türbeler cami bahçesinde ve arka sokaktadır.


Haseki Camii - İstanbul
Haseki Camii, İstanbul’un Fatih ilçesinde Haseki ile Cerrahpaşa semtleri arasında Avratpazarı’nda bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan tarafından Kanuni Süleyman’ın eşi Haseki Sultan için 1538-1551 arasında tamamlanmıştır.


Mihrimah Sultan Camii – İstanbul (Edirnekapı)
Mihrimah Sultan Camii İstanbul’un Edirnekapı semtinde surların hemen yanında bulunan cami Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından 1562-1565 yılları yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı caminin etrafında medrese, mektep, türbe, hamamları vardır. 37 m yükseklikteki kubbe üçer kemere yaslanır, yanlarda ikişer sütun, sağ ve solda 3 kubbe ve mahfelleri bulunur. Mihrap ve minber taş işçiliğiyle yapılmıştır


Rüstem Paşa Câmii – İstanbul (Tahtakale)
Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden ve aynı zamanda damadı olan Rüstem Paşa için Mimar Sinan’a yaptırıldı (1561). Caminin yerinde önce Halil Efendi Mescidi vardı. Bu mescidin yeri çukurda kaldığı için Mimar Sinan, mescidin altına dükkânlar yaparak bir subasman meydana getirdi. Rüstem Paşa Camii, mescidin yerinde kuruldu.


Sokullu Mehmed Paşa Câmii - İstanbul (Azapkapısı)
Sokollu Mehmet Paşa Camii İstanbul’da Unkapanı köprüsünün Galata ayağının dibinde, Azapkapı semtinde yer alan camidir. Mimar Sinan tarafından 1578′de Sokollu Mehmet Paşa adına yapılmıştır. Selimiye Camii stilinde yapılmış olan caminin altı mahzendir. Denize yakın camiler içinde sağlam temellidir. Giriş kapısı köprü tarafında olup caddeden gelinen bir patikadan dönülerek girilir.


Sokullu Mehmed Paşa Câmii – İstanbul (Kadırga Limanı)
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi, Mimar Sinan’ın İstanbul Kadırga’da Şehit Mehmet Paşa yokuşunda bulunan ve cami ile külliyeden oluşan bir eseri. Sinan’ın en güzel eserlerinden biri sayılır. Üç padişaha sadrazamlık yapan Sırp asıllı Sokollu Mehmet Paşa adına 1571′de karısı tarafından yaptırılmıştır.


Sokullu Mehmed Paşa Câmii – İstanbul (Büyükçekmece)
1567 yılında Sokullu Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. En önemli özelliği dünyada sadece bir eşinin daha bulunduğu minaresidir. Minare yekpare taştan oyularak yapılmış olup bu tip minare bir de Mısır’da bulunmaktadır.


Kılıç Ali Paşa Camii – İstanbul (Tophane)
Kaptan-ı Derya Kılıç Ali tarafından Tophane semtinde 1580 yılında yaptırılmıştır. Türbe, medrese ve hamamdan oluşan bir de külliyesi vardır. Kubbenin iki yanındaki yarım kubbeler, diğer iki yanındaki kemerler ve destek duvarlarıyla cami Ayasofya’nın küçük boyutta bir kopyasıdır. Mihrap tarafındaki çiniler İznik’in parlak döneminin ürünüdür. Ayasofya’nın model alınmasının ardındaki sebep bilinmemektedir.


Kara Camii – Sofya (Bulgaristan)
Kara Camii, Sofya’da 1528 yılında Kanunî Sultan Süleyman’ın emri ile Mimar Sinan tarafından yapılan, 1903 yılında kiliseye çevrilen cami. Bulgaristan’da bügünkü kilise Sveti Sedmochislenitsi Kilisesi olarak bililniyor. İlk önce Koca Mehmet Paşa Camii, sonra İmaret Camii olarak bilinir, sonra minaresinin kara taşlarından dolayı Kara Camii olarak bilinir



Ahî Çelebi Câmii - İstanbul (Eminönü)
Ahi Çelebi Camii Fatih ilçesinin Eminönü semtindeki bir camidir. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin arkasında, Yoğurtçular sokağındadır. Bu cami Evliya Çelebi’nin “şefaat ya Rasulullah” yerine “seyahat ya Rasulullah” rüyasını gördüğü camidir. Basık kubbeli, taş-tuğla yapımı olup, kubbe kasnağı demirden bir çemberle çevrilidir. Kapısına merdivenlerden çıkılır.


Sinan Paşa Camii- İstanbul (Beşiktaş)
Cami Beşiktaş İskelesi karşısında yer alır. 1550-1553 yılları arasında Osmanlı Donanması’nın Kaptan-ı Deryası olan Sinan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Sinan Paşa 1553 yılında öldüğünde cami inşa halinde bulunmaktaydı. O yüzden Sinan Paşa Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Camisi’ne gömüldü. Cami ise 1555 yılında tamamlandı.


Eski Vâlide Câmii – İstanbul (Üsküdar)
II. Selim’in eşi, III. Murat’ın ise annesi Nurbanu Sultan tarafından Mimar Sinan’a 1583 yılında yaptırılmıştır. Külliye cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, kervansaray, hamam, darülkurra, darüşşifadan oluşur.


Ferhad Paşa Câmii – İstanbul (Çatalca)
1575 yılında Ferhat Paşa tarafından Çatalca tepesinin eteğine Mimar Sinan’a yaptırılmıştır.



Molla Çelebi Camii - İstanbul (Beyoğlu)
Fındıklı Camii olarak da bilinir. Molla Mehmet Çelebi tarafından 1589′da yaptırılmıştır.


Nişancı Paşa Çelebi Câmii – İstanbul (Kiremitlik)
İstanbul’un Fatih ilçesinde Karagümrük semtinde Nişanca caddesindeki cami, 1584-1588 arasında yapılmıştır.


Piyale Paşa Camii – İstanbul (Kasımpaşa)
İstanbul’un Kasımpaşa semtindedir. Bu çoksütunlu Mimar Sinan anıtı, 6 kubbeli ve dikdörtgen plandadır. Caminin ortasındaki iki büyük sütuna dayanan kubbelerin ağırlığı duvarlardaki yan direklerle temele iner. Caminin üç tarafı kemer ve tonozludur, minaresi bunların üzerindedir.


Zâl Mahmûd Paşa Câmii – İstanbul (Eyüp)
İstanbul’un Eyüp ilçesinde Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Zal Mahmut’un Mimar Sinan’a yaptırdığı cami medrese, türbe, çeşmeden meydana gelen bir külliyedir. Zal Paşa caddesindeki caminin inşa tarihi 1577′dir


Haseki Külliyesi - İstanbul (Aksaray)
Mimar Sinan’ın İstanbul’da yaptığı ilk eserdir. Mimar Sinan bu eseri Hürrem Sultan için yapmıştır.

ETİKETLER :
MESCİT – MEDRESE – DARÜL-KURRA – TÜRBE – İMARETHANE – DARÜŞŞİFA – MAHZEN – AĞIRNAS – AGRİANOS – MİMAR SİNAN – DÜLGERLİK – YENİÇERİ – SEKBAN – ZEMBEREKÇİBAŞI – MOHAÇ – HASEKİLİK – KORFU – PRUT NEHRİ – BAŞ MİMAR – KÜLLİYE – HASSA  

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Korkusuz Şair-Bilim Adamı Hayyam

    Şair ve Hiciv Ustası Nefi

    Ben Bir Hiç'im Diyen Neyzen






Bizi Takip Edin

Share

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK