.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

21.8.16

0
Atamızın Gençliğe Hitabesi


89 YIL ÖNCESİ BUGÜNLERİ GÖREN ATATÜRK'ün GENÇLİĞE HİTABESİ

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.

İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!

Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.

Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk

20 Ekim 1927

                                         *************************************
Sezai Saral__ Yazıyor
 
Evet bundan tam 89 yıl önce Dünya Lideri M.Kemal Atatürk, Büyük Atamız bu günleri görmüş ve geçliğe hitabesini titizlikle kaleme almış iken tüm gelişmiş istihbarat ağlarına, gelişmiş cihaz ve kontrol mekanizmalarına sahip olan son 36 yılın gelmiş geçmiş iktidarları ne yazıkki karabulut gibi üstümüze çöken, İran devrimi benzeri radikal islam feto cemaat çetesinin oyununu görmemiştir, görememiştir.
                                Geçmişte Gülen her kesimle birlikte, yanyana idi ama amacını bilen yoktu.

Ben ve benim gibi sıradan insanlar görmüş, basın görmüş, aydınlar görmüş, bunlarda yetmemiş ülkenin yegane sahibi Atatürk'çüler görmüş, tehlike büyük demiş ama hoca efendi dendiği zaman gözleri körleşen siyasiler, iktidarlar, onların başları, kurmayları görmemiş görememiş.

                                Bulunduğu ortamda kimler yoktuki, siyasiler, sanatçılar, bilim adamları

Siz bu hikayeleri külahıma anlatın, Atamızın diliyle ey bedbahtlar, ey gafiller, adamın elini eteğini öpmekten fırsatmı buldunuzki göresiniz tehlikesini.

1990 larda başta polis teşkilatı olmak üzere neredeyse devletin tüm organlarına adamlarını yerleştiren, en çok çekindiği silahlı kuvvetlerine sızmayı en sona bırakan feto, meğerki ABD ne kaçmadan önce orduyada girmek için, kendi dersanelerini, okullarnını ve özel yurtlarını kullanmış ve Askeri Liseler ile Harp Okullarına, Assubay Okullarına öğrenci yerleştirmeye başlamış, bunda da bayağı başarı sağlamış olmalıki, günümüzdeki darbe girişiminde kendilerini gösteren tüm fetocu Tuğ ve Tüm Generallerin, Albayların o devrede okullara girdiği saptanmıştır.

                                Asırlık siyasetçiler bile anlıyamamış

Muhafazakar ve ümmetçi parti başkanlarından sadece Erbakan ile yıldızının barışık olmadığı bildirilen fetonun, 2003 seçimlerinde Erbakan'ın hezimete uğraması ile yeni kurulan AKP nin tek başına iktidara gelecek şekilde oy oranına sahip olmasında da büyük rol oynadığı Saadet Parti taraftarlarınca sık sık dile getirilmektedir.

                                Yeniler desen bırakın anlamayı resmen kandırılmış  

Hernekadar 17-25. Aralık. 2013 tarihlerinde inkitaya uğramış gibi görünsede, fetocu örgütün en rahat ve başarılı çalışmaları 2003 den başlıyarak darbe girişim tarihi olan 15.Temmuz.2016 ya kadar iktidarda bulunan ve aldatıldık diyerek suçu üzerlerinden atacaklarını sanan AKP iktidarı zamanında gerçekleşmiştir.  
                                       Rahmetli Türkeş, ömrü vefa etseydi sanırım ben anladım derdi.

Al gülüm, ver gülüm hikayesiyle bir tarafta milyar dolarlarına milyarlar eklemeye çalışan fetocularla, diğer tarafta modern, dindar ve kökü Osmanlı da bir genç nesil yetiştirip, iktidarlarını ilanihaye devam ettirmek isteyen AKP birlikte ülkeyi gerek devlet kurumları ve gerekse mahalli idareler bazında adeta paylaşmışlar.
                                
                                Kitapları heryerde, amaçları yandaş basının manşetinde

Ancak ne varki laikliği ve Atatürk Cumhuriyet ilkelerini unutan yada bir kenara atan AKP iktidarı, devlette bu özellikler olmadan devamlılığın mümkün olamıyacağınıda unutmuş olmalıki, 15 Temmuz gecesi güç mücadelesinde üstün olduğunu sanan fetocu çetelerin umulmadık ayaklanması karşısında şaşırıp kalmış arkasından da ne istedilerse verdik, bu neyin nesi demeyi ihmal etmemiş, suçun kendilerinde olduğunu alenen kabul etmiştir.

                                Yinede kimse anlıyamamış, sıradan insan olarak bizler anladık ya yetmezmi.

Ayaklanmanın başlamasıyla bitişi bir gecede belli olan ve halkın sokaklara çıkarak darbeye karşı koyması yanında esas engelleyici unsur, bir avuç feto beslemesi çeteye, ordunun ezici çoğunluğu olan Atatürk'çü ve vatansever bölümünün destek vermemesidir.

Bundan sonra :

Gerek Aymaz, beceriksiz, vizyonu olmayan ve iktidarı aklının köşesinden dahi geçirmeyen, ikide bir kırk sene öncesi dillerde dolaşan ama günümüzde geçerliliğini yitirmiş vahşi kapitalizm ve benzeri sloganları söylerken, kapitalizmle olan barışıksızlığının etkisiyle, dünya ekonomi sisteminin can damarı sayılan serbest pazar ekonomisini bir türlü kabul edemeyen bir ana muhalefit partisi CHP sayesinde;


Gerekse Dünya ekonomi sistemleri literatüründe adı baş sıralarda yer alan Atatürk'çü, vatanını ve halkını seven, çağdaş, bakış açısı batı dünyasında olan uzman ekonomist Kemal Derviş'in liberal ekonomi konusundaki önerilerini politikasına esas olarak alan ve bu nedenle ülkeyi yatırım alanına haline getirmesinden dolayı ; 


Türkiye Cumhuriyeti Devletini, karşısında iktidara alternatif bir parti olmaksızın yöneteceği belli olan Erdoğan ve AKP iktidarının takip edeceği iki yol vardır :

Ya,

Anayasamızın 1 ve 2 nci Maddelerinde ifade edildiği gibi "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir" ve "Türkiye Cumhuriyeti ....... Demokratik , Laik ve Sosyal Bir Hukuk Devletidir" ilkesini kayıtsız şartsız kabul ederek, çağın da gerektirdiği bu ilkeler eşliğinde, hiç kimsenin neye, nasıl inanıp inanmayacağına, kaç çocuk doğurup doğurmayacağına, imam yada dindar olup olmayacağına, cenazesini yıkayıp yıkamayacağına ve bunlara benzer, insan oğlunun özeline kadar girip, özel yaşantısının nasıl olup olmayacağına karışmadan, ülkesini seviyor vede vatanı için görevli olduğu bilincinde ise :

Başka ülke veya toplumlara güzel görünmek uğruna halkının başını belaya sokmadan, ekonomik ve sosyal yaşamlarını inkitaya uğratmadan ;

Dün olduğu gibi, bu günde, gelecekte de, dünya konjektörünün gerektirdiği ekonomi ve sosyal çerçeve içerisinde yatırımlara aynı şekilde devam etmek, gösteriş yada bazı inançlara hoş gelecek durgun, statik, getirisi olmayan yatırımlara ve harcamalara yer vermeden, halkın daha özgür ve daha çok refah içinde yaşamasına yardımcı olacak yeni yeni tesislerle ülkeyi gerek ulaşım, gerek üretim ağlarıyla donatarak :

Geçmişte böyle başarılı, ülkesinin geleceği ve halkın refahı için canla başla çalışan iktidarlar ve onların yöneticileri vardı şeklinde tarihte yerini alacak,

Yada,

- Hernekadar halk için yapıldığı şeklinde görünsede, ses getiren yatırımların, aynı felsefedeki insanlara, sermayeye rant sağlaması ile başbakanın da söylediği gibi gelecek seçimlerde oy oranının yükselmesi için yapılması;

- Tek tip insan, tek tip islami inanış, tek tip sosyal yaşam gibi, ben nasıl bir insan isem halkta aynı olmalı, inancım, yaşantım, inancımın azlığı çokluğu ne ise onlarında aynı düzeyde olması, dogru yolun böyle olması gerekir şeklinde sonu hüsran ve felakete gidecek olan Hitlervari düşüncelere saplanıp kalınması;

- Kişilerin özgürlüğü, özeli, yaşam tercihleri ve benzeri yaklaşımlar geri plana itilerek, demokrasinin sadece seçimlere endekslenmesi, laikmiş, hukukmuş dünya normları bizi bağlamaz, biz bir islam ülkesiyiz, bu kavramlar sadece bizim ve islamın doğruları kapsamında yerini alır şeklinde uygulama yoluna gidilmesi;

- Önemli olan ülke değil, halk da değil, öncelik islamdır, islam toplumudur ve onlarla birdlikte ülkemizinde kalınmasıdır, çağın getirdiği nimetlerden hepimizin aynı şekilde ve oranda yararlanılmasıdır, bunun gerçekleşmesi içinde biz Türk-İslam milleti olarak en az onlar kadar gerek özel yaşamımızda ve gerekse devlet kurumlarında islamı tam olarak yaşamamız şarttır yanlışında diretilmesi;

- Arkasından da tüm bu siyasi, sosyal plan ve projelerin yerine getirilmesi için, birlikte ve kardeşce yola çıktıkları fetocuların yan çizip iktidara ve devlet düzenine savaş açarcasına darbeye teşebbüs etmesi neticesinde, hainlerin devre dışı edilmesi için boşaltılan devlet kadroları ile ticari kuruluşların yerine:

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurallarını bilen ve o kurallara uyan, liyakat sahibi ve işe uygun kişileri yada kuruluşları getirmek varken:

-Hala islamlaşmak inadı ile islami feto çetecileri gibi ama onlara nazaran daha ılımlı, dürüst, iktidara karşı çıkmayacak, laik yada hukuk kaidelerine kulak asmasada, hiç olmasa devletin varlığına kafa tutmayan dini cemaatlere ve tarikatlara yönlenilmesi hatta bunlardan:

- Mısır'lı islami şeriat yanlısı Mursi nin İhvan örgütünü işaret eden eksik başparmak rümuzlu eli kaldıranlarla;

- Şehadet parmağını gözümüze sokarcasına kameralara gösteren ve aynen Suriye'deki radikal terörist islam militanları gibi sokaklarda, çatışmalarda, otomatik silahın tetiğine her dokunuşta, cenaze törenlerinde, hatta ay yıldızlı laik devlet bayrağının göndere çekilmesinde, hatta ve hatta 90 küsur yıldır hiç bir zaman rastlanmamış olan, Atamızın eserlerinden güzide Gazi Meclisinde dahi gurup toplantılarında alkışlar arasında, duyun ey dünya dercesine kulakları sağır edecek şiddetle üçer defa tekbir getiren cemaatlere öncelik verilmesi;

Gibi ilkel ve gerici çabalarla ülkeyi çağdaşlıktan uzak kalmış ortadoğu arap ülkeleri düzeyine indirerek, Atatürk'ün hedefimiz dediği gelişmiş çağdaş dünyaya sırtını dönecek, sonrasında da:

Yıkılıp yok olacak ve tarihin tozlu sayfaları içerisinde kaybolup gidecektir.

Sezai Saral__Ağs.2016

ETİKETLER : ATATÜRK - GENÇLİK - HİTABE - MURSİ - İHVAN - GAZİ MECLİS -  GAFLET - DELALET - MÜSTELVİ - GÜLEN CEMAATİ - FETO - CHP - AKP - ORTA DOĞU - ARAP

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR :

Atamız Affetmiyorum Diyor

    Atamızın Yaşam Özeti

    Atatürk Devrimleri ve Şeriat






Bizi Takip Edin

Share

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK