.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

1.2.16

0
Kışın Ayazında Kediler ve İmam Dostları


 CAMİ KAPISINI SOKAK KEDİLERİNE AÇAN MERHAMETLİ İMAM


İstanbul’un gözde ve tarihi ilçelerinden Üsküdar’da bulunan “Aziz Mahmud Hüdayi Camisi” nde görevli genç Hatip İmam Mustafa Efe, sadece Türkiye değil dış ülkelerde de ses getirecek bir olaya imza atıyor ve İstanbul’un geçmiş soğuk ve dondurucu günlerinde, cami etrafında gördüğü soğuktan titreyen kedilere caminin kapısını açıyor ve hepsini içeri alıyor.



Gerek insanlara ve gerekse meslektaşlarına merhamet ve vicdan muhasebesi bakımından ders veren, hayvanlara özelliklede kedilere karşı aşırı yakınlık gösteren Peygamberimizin yokluğunda onun yolundan hareketle hiçbir karşılık beklemeksizin o savunmasız hayvanları Allahın evine alarak, onları soğuktan koruyan hatta yaşama tutunmalarını sağlayan büyük ve güzel insan İmam MUSTAFA EFE’yi en içten dileklerimizle kutlar, alkışlar ve insanlar ile diğer meslekdaşlarına örnek olmasını dileriz.



Camiye giren kedilerden insanlara duygusal anlar yaşatan bir anne kedi ise olayın bambaşka bir yönü, aşağıda ki kısa videodan da izleneceği gibi, dışarıda ayazda dört minik yavrusu ile yaşam savaşı verirken, cami kapısının kendilerine açıldığını görür görmez, hızla yavrularını caminin kuytu bir köşesine koşar adımlarla taşıması. 
 
ANNE KEDİ KOŞAR ADIMLARLA YAVRULARINI GETİRİRKEN CAMİYE. İZLEYİN


Cami cemaatinin çektiği resimlerin yine cemaat içinde birkaç kişi tarafından sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılması üzerine "Kedi dostu imam" olarak anılmaya başlayan Mustafa Efe'nin bu insancıl davranışına islamın merhamet ve şefkat dini olduğu vurgusunu eklemesi, özellikle Avrupa basınında bu hareketin islamofobi'yi yıkacak mesaj ve kareler olabileceği vurgulandı.

                                                 
Mustafa Efe'nin hayvan sevgisi üzerine eylemleri ve vaazları, özellikle sokak hayvanlarına karşı antipati duyan, onlardan çekinen, kedi yada köpek fobisi gibi saçmalıklara kapılan insanların bu korkularını yendiriyor hatta onları birer hayvansever durumuna yönlendiriyor.


Cemaatle kediler okadar kaynaşmışlar, birlikte olmayı okadar benimsemişlerki, onlar kıyıda köşede yada ortalarda kıvrılıp uyurken, oynarken ceaat namazını çok rahatlıkla kılıyor, namaz sonunda ise onlarla oynuyor, seviyor okşuyor. Sonuç olarak insanlarda mutlu, kedilerde birbirlerine kaynaşmış durumda, aynen Peygamberimizin yaptığı gibi.


Sosyal medyada ve basında ilgi gören İmam Mustafa Efe'yle AA.Muhabirinin yaptığı röportajda, Mustafa'nın söylemleri islam dünyasında, geçde olsa yeni bir açılıma doğru gitmekte, var olan islamda merhamet ve şefkaf duyguları ortaya çıkıyor, bir müslümanın sadece insanlara değil tüm canlılara karşı aynı içtenlikle, aynı duyarlılıkla ilgi göstermesi gerektiği belitiliyor.

Önemli başlıklarla hayvan sevgisi konusunda açıklamarda bulunan bu güzel insan, yaptığı davranış ve eylemin sadece kendisine münhasır olmadığını, din görevlisi olsun olmasın tüm müslümanların aynı davranışlarda bulunması gerektiğini belirtti.


İşte islamın hayvanlara bakış açısını dile getiren önemli başlıklar :
"Bir Müslüman, bir yılanada merhamet göstermeye mecburdur" 
Geçmiş medeniyetlere bakıldığında, islamda şefkat ve merhamet merkezli örneklerin fazlasıyle görülmüştür, bunlardan Eminönü Yeni Cami , Eyüp Cami , Fatih Camisi gibi birçok caminin avlularında güvercin ve diğer kuşların bulunduğu, insanların bu kanatlılara sadaka niyetiyle yem verdiği bilinmekte hatta öyleki mevsimlik transit geçiş yapan göçmen kuşlardan yaralanan, yere düşen, halsiz kalanlara yardım için "Göçmen Kuşlar Vakfı" kurulmuştur.


Hz.Muhammed, kedilerin necis olmadığını, insan gibi bir konumda olduğunu söylerken, "Kediler insan gibidir, kedinin yediği, içtiği artık yenilir, içilir" buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz bir gün abdest alırken kedinin biri geliyor su içmek için, efendimiz önce suyu kediye ikram ediyor sonra aynı su ile abdestini alıyor.
Yine bir gün esas ismi başka olan Ebu Hureyre (Kedi babası), efendimizin huzuruna geldiğinde , efendimiz Hureyre'nin elbisesi içinde bir hareket görür ve sorar, nedir bu der, Hureyre çekinerek kedi yavrusu efendimiz der, Efendimiz çekingen davranan Hureyre'ye neden mahçup olursun, ancak senin gibi güzel insanlar bu minik yavruları koruma altına alır, bundan iyi , güzel davranışmı olur der ve arkasından da ekler, bundan böyle senin adın Ebu Hureyre (Kedicik babası) olsun buyurur.
Bizler rahmet eden Rabbizin kulu ve alemlere rahmet için gönderilen bir Peygamberin ümmetiyiz, hal böyle iken bir müslüman nasıl olurda merhametten, şefkatten yoksun kalır, bunlara uzak, bunlardan yoksun ise o insan dinini inkar etmiş olur çünkü bizim dinimiz şefkat, yardım, merhamet ve sevgi kaynaklı bir dindir.

Rahmet ve merhametin kaynağı, sadece evlerde beslenen, yada sokaklarda korunan hayvanlar değildir, müslümanlar icap ettiğinde bir yılanada merhamet göstermek zorundadır.
Bunlarda bizler gibi bu dünyada bulunuyor yaşamaya çalışıyorlarsa, demekki Allah bunları bize zimmetlemiş "Ey kullarım sizleri akıl ve mantıklı olarak yarattım, bunlar ise sadece içgüdüleriyle yaşarlar, onun için onların korunmasını, onlara yol gösterilmesini sizlere bıraktım ve sizlere zimmetledim onları" diye buyurmuştur.


"İslam şefkat ve merhamet dinidir"
Peygamberimiz Efendimizin bu konudaki uygulamalarına ve yaşamına bakıyoruz, şefkat ve merhamet zirvesi. Canlılar içerisinde bir hayvan sağılacaksa, sağacak kişinin el temizliği ve tırnak bakımına dikkat ederdi.
10 Bin kişilik ordusu ile Mekke'nin fethine giderken, yol üzerinde bir köpeğin yavrularını emzirdiği haberi iletilir efendimize, bu konularda çok hassas olduğunu bildikleri için, efendimiz anında emir verir, köpeğin başına bir nöbetçi sahabe bırakarak, ordunun yolunu değiştirmesini ister.

Şefkat konusunde diğer bir hadis ise şöyle: Peygamber Efendimiz, zamanında ibadetlerine hiç ara vermeyen  dindar bir kadının, evde bulunan kedisini aç bıraktığı hatta yerdeki haşereleri bile yedirmediği için açlıktan ölen kedi nedeniyle cehennemlik, aç ve susuzluktan çölün kumlarını yalayan bir köpeğe, kendi suyunu vererek onu susuzluktan daha doğrusu ölümden kurtaran günahkar bir kadının ise cennetlik olduğunu ifade etmiştir.


"Şefkat ve merhamet dininin, vahşetle anılır hale gelmesi"
Özelliği itibariyle şefkat ve merhamet merkezli bir dinin vahşetle anılır duruma gelmesini anlamak mümkün değil çünkü dinimiz sadece sokak hayvanlarına, yada yakınımızda gördüğümüz canlılara değil, kainattaki bütün canlılara şefkat ve merhamet gösterilmesi gerektiğini ifade eder.
Cenab-ı hak, bu canlılar yerine bizide yaratabilirdi, biz insanlar dünyaya insan olarak gelmek için en ufak bir dilekte bulunmadık, Allah bizi lütfen insan olarak yarattı, bunun içinde insan olmanın sorumluluğunu fark etmemiz lazım ve bu yüzdende islamın güler ve tebessüm eden yüzü olan şefkat ve merhameti hiçbir canlıdan esirgememiz gerekir.


"İslam hukuku'nda kedi pis değildir"
 Camideki kediler hem namaz hemde vaaz esnasında huzuru bozmadan, cemaatle uyum içinde kalıyor ve ortalığıda hiç kirletmiyor, zaten kediler hiçbir zaman bulundukları mekanı kirletmezler.
Cemaatte onlara karşı sevgi gösteriyor, hatta içlerinde kedi fobisi olanlar zaman içerisinde bu fobilerini yeniyor, kedilerin o güzelliği, sakinliği ve sıcak yaklaşımları ile.

"Cami içinde kedi olurmu" şeklinde sorularda gelmekte, ancak islam hukukuna göre kediler pis ve necis olmadıklarından camide de evlerde de rahatlıkla kedi bulunduralabilir. Peygamber Efendimizin uygulamalarından bu gerçeği görebiliyoruz. Efendimize göre 'kediler ev halkındandır' diye buyurmaktadır.


"İslamofobiyi kıran kareler"
İnternette ve sosyal paylaşım sitelerinde boy boy cami, cemaat, imam ve kedilerin bir arada uyum içinde bulunduklarını gösterir resimlerin yayınlanması, ülke içinde olduğu kadar ülke dışı basınında da ses getirmiş, özellikle Almanya ve Fransız basını olayı açıklarken sanki islamın yeniden keşfedilmiş olduğu izlemini vermekle kalmıyor, bu karelerin "İslamofobiyi" yokedeceğini imalı olarak söylüyorlar.


Aslında işin öz kısmına baktığımızda islamın özü sözü budur zaten, islam şefkat ve merhamet dinidir, islam bunların dışında başka birşey değildir. Ne yazıkki bu durum yani islamın özü dışında tanınması hatte vahşetle eşdeğerde tutulması, islamofobi denen korkuların nedeni hepsi biz din adamlarının suçu, kendimizi tanıtamamışız, kuranı anlatamamışız, vahşeti düstur eden sapık islam anlayışlarına karşı gelememişiz, sonrada dünyada islam fena anılmış.


"Kedi fobisini yenenler"
Cemaatten birçok insan, kedilerle sıkı fıkı olmamalarına rağmen, kedilerin cami içinde rahat ve sıcak  tavır sergilemesi yüzünden onlarla adeta dost oldular. Bu dostluk okadar ileri gitmiş olacakki, namaz sona erdiği halde birçok insan dışarı çıkmak yerine camide oturup onlarla eğlenmeye, istedikleri oyuna iştirak etmeye bayılır olmuşlar.

Cemaatten birisi olan Osman Acar adlı kişi, küçükken bir kedinin üzerine atlaması sonucunda kedilerden korkar hale gelmiş ve o gün bu gün kedi fobisinden bir türlü kurtulamamış. Kedilerin camiye alınması sonucunda bu korkuyu yenmiş ve nasıl yendiğini anlatıyor Acar :
"Burada kedilerin cami içine alınıp insanlarla haşır neşir olmasından önce çöp tenekelerinin, konteynerlerin yanından geçemezdim korkudan.


Camiye geldikten sonra buradaki kedilerden ilk başta korktum, dikkatimi namaza değilde kedilere veriyordum. Sonra baktım hocada kedilere çok yakın, onları seviyor omuzuna alıyor, keza diğer cemaaten insanlarda öyle, kimse çekinmiyor, korkmuyor. Ozaman kendi kendime dedim onlar kedileri seviyorsa benim farkım nedirki bende sevebilirim dedim, onlar kedilerin varolduğu yerde ibadetlerini yapabiliyorlarsa bende yaparım dedim ve sonuçta bir haftka içinde bende alıştım, onlar gibi oldum."

ETİKETLER : İMAM - CEMAAT - HATİP - CAMİ - KEDİLER - MUSTAFA EFE - AZİZ MAHMUD HÜDAYİ CAMİSİ - ÜSKÜDAR - İSLAMOFOBİ



.....Bizi Takip Edin
Bizi Takip Edin

Share

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK