.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

31.7.14

0

Tunceli İli ve Tarihçesi



SOSYAL YAŞAMINI BATIYA ENDEKSLEMİŞ BİR DOĞU KENTİ TUNCELİ

Türkiye’de okuma-yazma oranında İlk ona giren illerden olan Tunceli, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümünde yer alan bir ilimizdir.
Doğusunda Bingöl, Güneyinde Elazığ, Güney Batısında Malatya ve Kuzeyinde Erzincan İlleri ile komşudur.

Arazi yapısı olarak: Kuzeyde ve Batıda Munzur Dağları ile Karasu Nehri, Doğuda Bingöl Dağları ile Peri Suyu, Güneyde ise Keban Baraj Gölü ile çevrilidir.

                             Keban Baraj Gölü

7.774 Km2 Yüzölçümüne sahip Tunceli’nin merkez dahil 8 İlçesi, 342 Köyü ve 2 Beldesi  vardır ve 2013 yılı sayımına göre nüfusu, kırda 32.040 , şehirde ise 53.388 olmak üzere toplam 85.428 dir.
Yıllara göre nüfus artışı olmayan ve sürekli nüfusu azalan illerimizden birisidir Tunceli, öyleki bir örnek verecek olursak, 
1965 sayımına göre: 154.175 iken 
1975 yılında............: 164.591 e yükselmiş, ancak bu yıldan sonra nüfus hızla düşerek 
1990 yılında............: 133.143 e, 
2000 yılında............:   93.584 e  
2013 yılında............:   85.428 e düşmüştür.

                             Tunceli Merkezinden bir görünüş

Tunceli’nin 
İl plaka kodu ........: 62 , 
İl Telefon kodu ise: 0.428 dir.


TARİHÇESİ :
1935 Yılına kadar günümüzdeki Tunceli İli bölgesinin adı Dersim olarak geçiyordu ve Dersim herhangi bir kentin ismi değil, sadece o bölgenin ismiydi.Üstelik o dönemde 10 bin km2. dolaylarında bulunan toprağı, komşu iller arasındaki sınır değişikliği ile günümüzdeki rakam olan 7.774 km2. gerilemiştir.

                             Tunceli'nin 1935 öncesinde Dersim Bölgesi

25.Aralık.1935 Tarihinde kabul edilen 2884 sayılı Tunceli Vilayeti’nin İdaresi Hakkındaki Kanun ile bölgenin ismi Tunceli  olarak değiştirilmiş ve İl merkezi geçici olarak Elazığ yapılmış, 1946 yılında ise şimdiki yerleşim yeri olan, daha sonraları ise  mahalleye dönüştürülen Mamiki ile Siğenk Köylerinin bulunduğu yerde İl merkezinin kurulmasına karar verilmiştir.

                            Dersim Bölgesinde Mazgirt Kenti

1847 Yılından daha önceleri, Doğu Anadolu’da oldukça büyük bir yüzölçümüne sahip ve çoğunluğunu Alevi Zazalar’ın oluşturduğu bölgenin adı olan Dersim’den gelmektedir bu bölgenin adı.         
                                      Dersim Bölgesinde Hozat Kenti.

Dersim isminin kimi kaynaklara göre bölgedeki oldukça zengin ve değerli maden yatakları nedeniyle verilmiş olabileceği ileri sürülüyor ve Dersim kelimesinin Farsça kökenli olduğu, “Sim” gümüş ile “Der” kapı adlarının birleşmesiyle “Gümüş Kapısı” anlamına gelen Dersim olarak oluşmuştur deniliyor. Bir başka kaynağa göre ise, bölgede yaşamış bulunan “Der Simon” adlı bir Ermeni dini önderin ismine izafeten Dersim ismi verilmiştir deniyor.

                             Dersim Bölgesi haritası


Bölgenin geçmişi ve yerleşim başlangıcının, Çemişgezek İlçesinin güneyinde bulunan ve günümüzde Keban Baraj Gölünün altında kalan Pulur(Sakyol) Höyüğü ile Mazgirt İlçesindeki Kalede yapılan araştırma ve kazılarda elde edilen bulgulara göre Kalkolitik Çağa (M.Ö.5500-3500)kadar uzandığı kanaatine varılmıştır.

                             Eski Dersim devirlerinde Pulur Höyüğü

M.Ö.2200 Yıllarında, ozamanlar İsuva(Huri-Mitanni) adıyla anılan bölgede, yazılı tarih bu yıllarda başlamış ve bu tarihe göre  bölge Subarrular’ın denetimindedir.
Bölge daha sonraları Hurriler’in eline geçmiş, M.Ö. 1375-1335 de ise Hititler, M.Ö.1200 lerde de Urartular’ın egemenliğine geçmiştir.

                             Eski Dersim de Mazgirt'te Kale

Muski adıyla tanımlanan bir kavmin yerleşim alanı durumundaki bölge, M.Ö. 7nci Y.Y. da sırasıyla Medler’ in, Persler’in, Makedonya’lıların egemenlikleri altında kalmış, Makedonya’nın yıkılışının ardından M.Ö. 17 yıllarında Roma’lıların, hemen arkasından Part’ların ve tekrar M.S. 2nci YY.da Roma’lıların eline geçmiş ve bu YY.larda bölge “Roma Mezopotamyası” adıyla anılmaya başlamıştır.

                             Eski Dersim de kalıntılar

Roma İmparatorluğunun yıkılmasından sonra bölge birkaç defa el değiştirilerek Bizans ve Sasaniler tarafından yönetilmiştir. M.S.600 sonlarına doğru bölge Müslüman Arapların eline geçmiş, 972 yılında ise takrar Bizans’lıların hakimiyetine girmiştir.

                             Türk'lerin Malazgirtten geçişi

1071 Malazgirt Savaşının ardından Türk’lerin Anadolu’da yayılmasının ardından, Türk’lerin egemenliğine geçmiş, 1473 de Osmanlı yönetimine, kısa bir müddet Safeviler’e ardından 1514 de tekrar Osmanlı yönetimine geçmiş ve Cumhuriyet ile birlikte günümüze kadar Türk egemenliği altında kalmıştır.
                             Malazgirt ve tarihi kalesi

1847 Yıllarında ve sonrasında Hozat merkezli “Dersim Livası”  adıyla Sancak olan bölge Erzurum ve Elazığ’a bağlanmış, Cumhuriyet yıllarında 25.Aralık.1935 tarihinde Elazığ ve Erzincan’dan alınan ilçelerle Tunceli adıyla il olarak TC. uhdesinde yerini almıştır.

COĞRAFİ ÖZELLİK ve TURİZM :
Doğuda Bingöl Dağları, batıda Munzur Dağları, güneyde Keban Barajı arasında kalan Tunceli bir doğa harikası. Bu ihtişama Munzur Çayı ile Mercan Deresi nin canlılığı, verimi, yeşillendirdiği vadiside katılınca yöre oluyor bir dünya cenneti.

                             Munzur Çayı

Tunceli’ye bu güzelliği sunan dağların ve vadilerin yanında, dünyada eşine pek nadir rastlanan ve bir yörede bulunan yüksek tepelerinide gözardı etmemek gerek, çünkü en düşüğü 1.800 m. En yükseği ise 3.500 m. Rakımı bulunan onlarca dik tepelerin varlığı Tunceli için ayrı bir ilgi odağı.
                             Munzur Dağları

Tüm bu tabiat harikasına, deniz seviyesinde kabul ettiğimiz Keban Barajı’nıda katınca, ortaya sıfırdan başlayıp anında binlerce metreye kadar yükselen dağların bulunduğu harikalar diyarı diyebileceğimiz bir yöre çıkıyor.

                             Munzur Dağlarından başka tablo

Sonuç olarak yazın plajları, coşkulu ırmakları, kışın ise tüm kar ve dağ etkinliklerinin yapılabileceği bir kent Tunceli İli.

                             Tunceli Plajları

Ancak doğanın bu kadar güzel olması, aşırı yağışlar sonucu derin yataklı nehirlerin çoğalması, zaten dağ ve yamaçlarla bezenmiş ülkeyi dahada engebeli hale getirmekte, dolayısıyle de geçimleri hayvancılığa ve tarıma bağlı yöre halkını zora sokmaktadır.

                             Tunceli'de Tarım alanları yok denecek kadar azdır.

Keza genel olarak il arazisine havadan kuşbakışı çekilen resim ve videolara bakacak olursak, öyle geniş ovaların, yaylaların bulunmadığını gözlemliyebiliriz.

                             Tüm araziler neredeyse engebeli durumda.

Tarım alanlarının az oluşu hatta bazı yerlerin kullanılamaması yada her defasında nadasa bırakma zorunluluğu, yöredeki halkın başka illere göç etmesine neden olmakta, bu yüzden nüfus tablolarından da görüleceği gibi nüfus artacağı yerde her yıl büyük oranlarda düşme eğilimi göstermektedir.

                             Munzur Vadisi Milli Parkı'ndan bir tablo

Tunceli’nin en ilgi çeken ve turizme açık olan Milli Parkı, Türkiye’deki en büyük doğal parklardan birisi durumundaki “Munzur Vadisi Milli Parkı” dır.


İl merkezinden 8 km. sonra başlayıp Munzur Çayı vadisini takip ederek Munzur Dağına kadar ulaşan ve 42 000 Hektarlık bir alanı kaplayan Park da bitki çeşidinden, hayvan türlerine kadar yok yok.

1971 Yılında Milli Park olarak ilan edilen bölgedeki doğal güzellikler arasında başta Munzur Dağları’nın üzerinde 2000-3000 m.lerde bulunan krater gölleri, vadi boyunca dökülen muhteşem şelaleler, her türlü su etkinliklerinin yapılabileceği gür akışlı Munzur çayı, kanyonlar ve Ovacık düzlüğünde kaynayan gözeler, yerli yabancı turistleri cezbeder durumda.


Bitki örtüsü bakımından eşine rastlanmayacak kadar zengin olan Munzur Vadisi Milli Parkı folarasında, 1518 türde bitki kayda alınmış, bunlardan 43 tanesi sadece Munzur Dağ ve Vadisine endemik türlerdir.


Munzur Dağlarından başka hiçbir yerde yetişmeyen bitkilerin başında ; Çan Çiçeği, Erzincan Kirazı, Bindebirdelik Otu, Munzur Kekliği, Munzur Düğün Çiçeği, Dağ Çayı gibi bitkiler gelir.


Bölgede karasal iklim hakim olduğundan Milli Parkın güzelliklerini paylaşabilmek için Haziran-Eylül arası dönemde bölgeyi ziyaret etmek en uygun zamandır.


Park da günü birlik piknik yapma, balık avlama (Özellikle alabalık), doğa yürüyüşleri gibi günü birlik etkinlikler yapılabildiği gibi, kamp kurularak her türlü etkinlikten doya doya yararlanmakta mümkündür.


NÜFUS ve DEMOGRAFİ :



Tunceli, ülkenin nüfusu az olan illerinden bir tanesidir, üstelik yıldan yıla azalan özelliği ile.
2013 Nüfus sayımına göre İlin nüfus dağılımı :
                                                                              
Merkez İlçe     : 20.168   Erkek  15.975 Kadın  36.143  Toplam.       
Pertek              :   6.364      “         5.570    “        11.934       "
Mazgirt            :   4.725      “         3.958    “          8.683       "                            
Çemişgezek     :   4.243      “         4.027    “          8.270       "
Hozat               :   4.247      “         2.565    “          6.812       "
Ovacık             :   3.761      “         2.789    “          6.550       "
Pülümür           :   2.122      “         1.458    “          3.580       "
Nazımiye          :   2.009      “        1.447    “          3.456       "
TOPLAM        :  47.639     “        37.789   “  

GENEL TOPLAM : 85.428

Tunceli İli kurulmadan önce ve geçmiş zamanda Dersim Bölgesinin nüfus yapısı hakkında araştırma yapan bilim adamı ve araştırmacılara göre, yörenin din ve ırk bakımından birtakım ayrıcalıkları belirlenmiştir.
                             
                             Dersim Bölgesi

Bunlardan Vitali Genet,  Dersim’deki halkın Kürt, Kızılbaş, Müslüman, Ermeni olmak üzere dört gruptan oluşmuştur derken;
19. YY.sonlarına doğru bölgeye seyahat için gelen Antranik Yeritsyan, Dersimlilerin dinleri hakkında ilginç bilgiler verirken, onların dini ritüellerini Yahudilerinkine benzetmiş, seyit ve dedelerinin Musa’nın soyundan geldiğini söylediklerini belirtirken, Musa konusunda çok hassas davrandıklarını belirtmiş, bazılarının ise Ermeni kökenli olduklarını söylediklerini ifade etmiştir.
                             Pertek Kalesi

Dersim konusunda araştırma yapan bir diğer Fransız yazar ve coğrafyacı Elisee Reclusise, Kızılbaş nüfusunun bir kısmının Türk soyundan geldiğini ifade ederken, Müslüman toplumları, Kızılbaşların bir Hıristiyan tarikatına mensup gruplar olduğuna inanmaktadırlar demiştir.

Kızılbaşların Türk oldukları konusunda iddialı olan araştırmacılar; onların, Türkler Anadoluya gelmeden yüzlerce yıl önce Orta Asyadan gelen Türk Kavimlerinin soyundan geldiklerini, buna kanıt ise Zaza kadınlarının aynen Türkmen kadınları gibi giyindikleri ve ev işlerinde, yemek çeşitlerinde benzerlikler bulunduğunu ileri sürmüşlerdir.


Bir kısım araştırmacılara göre ise Dersimlilerin ataları yakındaki dağlık bir bölge olan Deylem’de(Gilan) yaşamış bulunan halktır.

ETİKETLER : DERSİM - TUNCELİ - KIZILBAŞLAR - MUNZUR DAĞLARI - MUNZUR VADİSİ - MERCAN DERESİ - BİNGÖL DAĞLARI - MUNZUR VADİSİ MİLLİ PARKI - KEBAN BARAJI - KARASU NEHRİ - PERİ SUYU - FIRAT NEHRİ - ÇEMİŞGEZEK - PULUR - MAZGİRT - HOZAT - OVACIK.








Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK