.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

18.7.14

0

Arıkbaşı Çerkes Köyü ve Asırlık Çınarlar



ARIKBAŞI ÇERKEZ KÖYÜNDE ASIRLIK ÇINARLAR KESİLMESİN.

                                                     Arıkbaşı Köyü Yol kenarında bir çay bahçesi

GÜN GEÇMİYORKİ BİR HABER ÇIKMASIN BASINDA, YEŞİLLİKLER KATLEDİLİYOR DİYE.
GERİ KALMIŞLIĞIN BİR GÖSTERGESİDE BU OLSA GEREK, ÖZELLİKLEDE DOĞURGANLIKTAN BAŞKA BİR ŞEY BİLMEYEN, BU YÜZDEN DE NÜFUSU HIZLA ARTAN ve 1.5 MİLYARA YAKLAŞAN İSLAM TOPLUMLARI, NEDENSE İNSANDAN BAŞKA HİÇ BİR CANLIYA, DOĞAYA DEĞER VERMEZ.

İNSAN BAZINDA DA KENDİSİNDEN BAŞKASINI DÜŞÜNMEYECEK KADAR BENCİL OLUR, HERHANGİ BİR MÜESSİF OLAY MEYDANA GELDİĞİNDE İSE BENCİLLİKLERİ TEPE NOKTASINA ULAŞIR, AMAN BANA GELMESİN DE DİYE ELİNİ TAHTAYA VURUR ARDINDAN KULAK MEMESİNİ ÇEKİŞTİRİR. BANA OLMASINDA KİME OLURSA OLSUN MİSALİ.

İKLİMLERİN DEĞİŞMESİNE, İSTİKRARSIZLIĞINA, TOPRAKLARIN EROZYONUNA HATTA YOKOLMASINA NEDEN OLAN BU YEŞİLLİK KIYIMINA BİR ÖRNEK DE İZMİR/ BAYINDIR’a BAĞLI ARIKBAŞI KÖYÜ.

                                                               Arıkbaşı Köyü genel bakış

Güzel İzmir’in üç güzel Çerkes köyünden biridir Arıkbaşı Köyü. 1864 Yılındaki bir kısım Kafkas halkının Ruslarca sürgün edilmesinin ardından yurdumuza gelen Şapsığ Çerkes grubundan bir bölümü şimdiki köyün bulunduğu arazide iskan edilmiş ve köy o tarihte Osmaniye adı ile kurulmuştur.
Ancak köyün yanındaki Künk Deresi’nden esinlenerek ismi daha sonraları Arık Başı olarak değiştirilmiştir.
                                                          Arıkbaşı Köyü'ne adını veren dere

Esas yerleşim yerleri olan Kafkasya’daki Panehes ve Afepsi Köylerinde yaşamlarını sürdürürken, o yıllar Osmanlı-Rus Savaşı’da Osmanlılara yardım ettikleri gerekçesiyle yurtlarından kovulmuş, önce gemilerle getirildikleri, o yıllar sınırlarımız içinde bulunan Balkanlar’daki Varna Limanı üzerinden Bulgaristan’ ın Filibe yöresine yerleştirilmiş isede, burada ancak 15 yıl kalabilmişler, Balkanlar’ı Osmanlı hakimiyetinden çıkaran Berlin Antlaşması sonucunda, önce toplama merkezi olan Edirne’ye getirilmişler sonra ise tekrar gemilerle Muğla/Milas’a gelmişler.

                                       Şapsığ Çerkezlerinin beğenmeyip terk ettikleri Milas'tan bir köşe

Ancak günümüzde, değil Türkiye’nin dünyanın en gözde ve pahalı yöresi olan Milas Bölgesini, gerek bataklık, sivrisinek ve gerekse salgın hastalıkların başgöstermesi üzerine beğenmemişler ve içlere doğru yer aramaya başlamışlar.
Arıkbaşı Köyü'ne 17 km.mesafedeki Torbalı İlçesi

Nihayet bu göçebe hayatı, Torbalı üzerinden Bayındır’a geçerken, bu günkü ağaçlık ve akan deresinin verdiği güzellik ile verimliliği beğenerek burada yerleşmeye karar vermişlerdir.

                                    Arıkbaşı Köyü'nün bağlı bulunduğu 15 km. mesafedeki Bayındır İlçesi

Gerek bina yapısı, temizliği, yeşil ve çiçeklerle ezenmiş bahçeleri ile yörenin en popüler köyü sayılan Arıkbaşı’nın nüfusu 300 ü emekli olarak yaşamın sürdürenlerle birlikte 1000 civarındadır. Çerkezliğin verdiği tüm güzel gelenekleri değiştirmeden sürdüren, düğünleriyle, oyunlarıyla asırlarca modern bir yaşamı sergileyen, her yıl Kafkas Şenlikleri düzenliyen, köyün özelliklerinden çiçek festivallerine el atan, sonuç olarak dört dörtlük bir Avrupa köy yaşam havasını andıran öz ve öz Şapsığ Çerkeslerinin sahip olduğu Arıkbaşı, ulaşım yönünden de çok kolay  gidilebilicek bir köydür.
Arıkbaşı Köyü yanından geçen İzmir-Bayındır-Ödemiş Karayolu

Yeşillikler diyarı köy, İzmir – Torbalı – Bayındır ve Ödemiş karayolu ile Ödemiş – İzmir demiryolu güzergahında yer alır. Torbalı – Bayındır arasındaki yol üzerinde bulunan köyün İzmir’e uzaklığı 62 km. Torbalı’ya 17 km. Bayındır’a ise 15 km.dir.
Özellikle karayolunda geçen yolcular, o güzelim asırlık çınarların altında çaylarını yudumlamadan, yollarına devam etmezler.

Google haritasında Arıkbaşı Köyünün yeri.

İşte yeşilliklerin kıyımı konusunda, köyün dile getirilmesinin yegane sebebide, yıllarca karayolu üzerinde gelene geçene ikramda bulunan, hizmet eden kır kahvelerinin bulunduğu yol kenarındaki mekanlarda yetişmiş olan asırlık çınar ağaçlarının kesilmek istenmesidir.

                                                     Arıkbaşı Köyü'nde bir dinlenme alanı.

İzmir – Bayındır – Ödemiş duble yolunun yapılmasında, köy kenarından geçen yolun genişletilmesi planlandığından, Karayolları yetkilileri yok kenarında bulunan bu ağaçların kesilmesine karar vermiş isede başta Arıkbaşı köylüleri olmak üzere tüm civar yerleşim alanlarındaki köylü kentli  halk ile birçok sosyal kuruluş temsilci ve üyeleri ağaçların kesilmesine karşı çıkmışlar, her türlü girişimlerini sürdürmüşler, sürdürmektedirler.

                                                 Arıkbaşı Köyü'nde itina ile korunmuş ağaçlar 

Herbiri 300-400 yıllık olan bu ulu ağaçların kesilme eylemi, sebebi ne olursa olsun, yeşillik kıyımından başka bir şey değildir. İdare ne yapar ne yapmaz bilemeyiz ama bu kıyıma girişmemelidir, bu büyük vebali üstlenmemelidir.

Arıkbaşı Köyü'nde bir meydan ve yine korunmuş ağaçlar

Neticede buna karar verenlerde insandır, bu insanlar kendilerini robot olarak kabul etmiyorlarsa, bu kıyımı durduracaklar, bu yörede yolun genişlemesi illaki olacaksa, yol güzergahını değiştireceklerdir.
Arıkbaşı Köyü'nde bir çay bahçesi ve ağaçlar

Hal böyle iken küçüğünden, bakanına kadar tüm yetkililer, yok arkadaş ekonomik yönden bu ağaçların kesilmesi gerekir, güzergah değiştirilmesi çok pahalıya mal olur gibi saçma, insanlık dışı gerekçeler öne sürerek kıyımda ısrarlı olurlarsa, ozaman bu insanların meziyetlerinden bahsetmek, bu günde, gelecek te de halkın boynunun borcu olur ve pekde lehlerine bir sohbet olmaz, değil ömür boyu sülalece tarih yargılar onları.
         

Bu konuda devamlı girişimlerde bulunan yöre halkı ve sosyal kuruluş temsilcileri, köylü adına imza kampanyası başlatmış, bu kampanya köy içinde bizzat atılan imzalarla yapılabildiği gibi internet üzerinden de yapılmaktadır.


KAMPANYAYA SİZDE KATILIN, ASIRLARCA NİCE OLAYLARA ŞAHİT OLMUŞ GÜZELİM ATA YADİGARI AĞAÇLAR BİR YOL YÜZÜNDEN KESİLMESİN.

Ben doğayı seviyorum, yeşilliklere, ormanlara yapılan kıyımlara karşıyım diyen izleyicilerimiz, kampanya ya katılmak isterlerse, aşağıda vereceğimiz Web adresini tıklıyarak, komutları takip etmek suretiyle bu kıyıma engel olmaya çalışabilirler.
Ayrıca imzaladıkları sayfayı FACE BOOK yada TWİTTER de paylaşırlarsa kampanya ya daha fazla insanın destek vermesini sağlamış olurlar.

ASIRLIK AĞAÇLARIN KIYIMINA ENGEL KAMPANYASI için : TIKLAYINIZ.

ETİKETLER : ARIKBAŞI KÖYÜ - TORBALI - BAYINDIR - ÖDEMİŞ - KAFKASYA - VARNA LİMANI - ŞAPSIĞ ÇERKESLERİ - OSMANLI-RUS SAVAŞI - PANEHES - AFEPSİ

Resimler : http://arikbasi.wordpress.com/

                                        ******************************************

Dip Not olarak ülkeyi 12 yıldır yöneten, başta Başbakan olmak üzere tüm yetkili vede etkili zevata şunu söylemek isterizki :
Ülkede AKP ne oy veren vermeyen hiçbir vatandaş, yapılan yatırımlara, inşaatlara, yollara, köprülere ve benzerlerine karşı çıkmaz aksine alkışlar.
Ancak esas olan yapılan hizmette, geleceğin düşünülmesi ile tarihin ve doğanın ne pahasına olursa olsun korunması ön planda tutulmasıdır.

Bu konuda dünün ve bu günün yatırım yapan iktidarların sicili nasıldır derseniz ne yazıktırki tam not alacaklarını kimse iddia edemez.
Bunun çok çeşitli nedenleri olsa da ilk başta gelen neden, içinde bulunduğumuz kapitalist düzenin kuralı gereği liberal ekonomi sistemini uygulamamız, dolayısıylede tüm yatırımların devlet eliyle değilde özel sektör tarafından gerçekleştirilmesidir.
Özel sektör adı üstünde kar amaçlı kuruluştur ve önce kazancını düşünür, yok efendim özel sektör yöneticileri kazansın ama şunları, bunları da yapsın demek, gerçek dışı, hayalci bir öneriden başka bir şey değildir.
Burada devletin bürokrasisi yada yürütme organı devreye girecek, ihaleyi verirken kamu ve gelecek yararına şunları, bunları ek olarak yapacaksın, şu kriterde olacak bu yaptıkların ve iş bitiminde parasını devletten tahsil edeceksin diyecektir.
Günümüze kadar böyle bir uygulama yapılmışmıdır, bize göre hayır, bırakın yapılmasını gündeme dahi getirildiğini sanmıyoruz.

Böyle olunca da sonuç ne mi oluyor, söyliyelim, kentler adeta beton mezar misali, yeşilliğin mercekle arandığı asvalt, beton karışımı yollar ve binalar yığını, arkasından yine insanoğlunun darmadağın ettiği iklimler sonucu zamanı belirsiz yağışlar, seller, afetler ve bunlara hala vede ısrarla Allahın işidir diyen beyinleri örümcekleşmiş hatırı sayılır bir toplum.

Yerleşim dışı alanlara gelince ne yazıkki oralarında kentlerden farkı yok. Önceden açıkladığımız nedenlerle, yol yapan, fabrika açan, sanayi tesisi kuran maşallah, sanki hepsi topraktan besin alacak gibi nerede orman var dalmış içine, kesmiş biçmiş, nerede mümbit verimli tarım alanı var girmiş içine beton yığınlarını sıralamış.

Daha ucuza kapatılabilecek kıraç araziler varken tarım arazilerine inşaat yapanlar, yollarını, geçişlerini, viyadük örneği beton direkler üzerinden yada tünellerden geçeceği yerde, önüne gelen ağacı kesenler, önüne gelen yeşil çayırları betonlaştıranlar olduktan vede bunları ikaz eden, yol gösteren devlet yetkilileri olmadıktan sonra, cennet ülke döner cehennem ülkeye, doğa yavaş yavaş yok olur, toprak erozyona uğrar akar gider ve sonuçta gelecek nesillerden ödünç olarak aldığımız doğayı çöle çevirip teslim ederiz.

EY ÜLKEYİ YÖNETEN BÜYÜK BÜYÜK VİJDAN SAHİBİ, GEÇMİŞE SAYGILI, DOĞAYI, YEŞİLİ, CANLIYI, CANSIZI DAHA DOĞRUSU YARADILANI YARADANDAN ÖTÜRÜ SEVERİZ DİYENLER :

TAMAM DUBLE YOLUNUZU YİNE YAPINIZ AMA KÖYÜN YANINDAN GEÇEN BÖLÜMÜ TEK ŞERİT OLSUN, İKİ İŞARET LEVHASI HALLEDER BU İŞİ. 
ÇOKMU AYKIRI BU DÜŞÜNCEMİZ, ÜLKEMİ BATAR BİR İKİ KM.LİK YOLUN TEK ŞERİT OLMASIYLA.

BENZER KONU :
Bebek ile köpeğin dostluğu






Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK