.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

19.5.14

0

Kömür ve Üretim Ocakları



KÖMÜR - TARİHİ - OLUŞUMU – CİNSLERİ – KÖMÜR OCAKLARI

Uzmanlara göre kömür, bozulan ve çürüyen bitki örtüsünün zaman içerisinde gerekli nem ve ısının oluşması, asit yoğunluğunun artması sonucunda su altında kalması ve bataklığın bu bitki kümesinin üzerini örtmesinin ardından uzun zaman sonra ince veya kalın tabakalar şeklinde oluşur.


Deltalar, göller ve nehir yataklarında kalın damarlı yataklar oluşurken, deniz etkisi altında kalan yerler (Lagünler) ile akarsuların taşmasıyla su altında kalan ovalarda ise ince damarlı yataklar yeralır.

Dünyanın en büyük kömür havzaları, jeolojik devirde iki büyük kömür oluşum çağının eseridir. Bunlardan Kuzey doğu Amerika ile Avrupa’daki taş kömür yatakları Karbonifer Çağında, Sibirya, Doğu Asya ve Avusturalya’daki yataklar ise Permiyen Çağında oluşmuştur.
Bu iki ana çağ sonrası Kretase döneminde başlayıp ve Tersiyer döneminde sona eren zaman içerisinde oluşan kömürler genelde Linyit ve Yağsız kömürlerdir.



Günümüzde dünyada çıkarılan kömürler Karbon (C) oranına göre isimlendirilir. Bunlar : Turba (%60.C) , Linyit (%70.C) , Taş Kömürü (%80-90.C) ve Antrasit (%94.C) tir.

Linyit ve Turba cinsi kömürler genellikle yumuşak, kolayca ufalanabilen, yüksek derecede nem içerirler. Taş Kömürü dediğimiz “Bitümlü” cins kömür ile Antrasit kömürler ise genellikle daha sert, dayanıklı, siyah renkli ve camsı parlak renklidir. Karbon (C) değerleri çok yüksektir. 



Kömürlerin ikinci bir sınıflandırılması ise kayaç tipleridir ki bu sınıflandırma, kömürün mikroskopik homojen bileşenlerine göre yapılır yani kömürün türediği bitki türünü ve kömürleşme süreci dikkate alınır, bir nevi genetik sınıflandırmadır bu ve 4 temel tipe ayrılır : Vitren – Klaren – Düren  ve Füzen.

Kömürün kullanım geçmişi M.Ö. ki yıllara kadar uzanır ve ilk kullananlarda çoğu ilklerde de başı çeken Çin’lilerdir.
Çıkarılması, pazarlanması gibi Kömür İşletmeciliği ise 12. Y.Y. da başlamıştır. Kıta Avrupa’sı ve Amerika’da Sanayi ve Endüstrinin hızla gelişmesine parelel olarak yoğun olarak kullanılması 18. Y.Y. ikinci yarısında başlar ve hızla gelişir.


Buharlı makinaların icadından sonra Trenler, Gemiler gibi ulaşım araçlarında, demir çelik üretiminde, endüstride ve enerji temininde, elektrik üretiminde  rahatlıkla kullanılabilmesinin yanında ekonomik olarak da daha elverişli olmasından dolayı kömür artık çok aranır, önemli bir mineral haline gelmiştir.

Daha sonraları sentetik boyaların, çözücülerin, bazı ilaçların, parfümlerin ve benzeri emtiaların üretiminde ara, katalizör madde olarak kullanılmıştır.

En önemlisi ise kömürün yakılarak elde edilen gazın, aynı doğal gaz gibi kullanlmasına geçildi, dahada ileri gidilerek 1972-75 petrol krizinde petrolün yerini alacak bir sıvıya dönüştürme çalışmalarına başlanmış, bu amaçla birçok yöntem ve denemeler yapılmış, bunların kullanıma en yatkın olanı Proliz ve Hidrojenlerdirme yöntemi üzerinde ağırlıklı olarak araştırmalara hız verilmiştir.

II.Dünya savaşında Almanların kullandığı hidrojenlenme sonucu elde edilen yakıtın üretilmesi, yüksek basınç altında katalizör yardımıyla Kömür ile Hidrojenin tepkimeye sokulmasıyle gerçekleşir. Ancak motorlarda kullanılan ve benzin yerine geçecek olan bu yakıtın, petrolden benzin üretme tekniğinden daha çok pahalıya mal  olması nedeniyle vazgeçilmiştir.

Kömür Ürünlerinden elde edilen yakıtlar :

HAVAGAZI :
İlk kez 18. YY.ın sonlarına doğru İngiltere’de üretildi ve kömürün yakılması sonucu çıkan gazın ayrımsal damıtma yoluyla elde edildi.
Havagazı, elektrik icat edilip kullanılmaya başlayıncaya kadar, sokak ve cadde aydınlatmalarında, merkezi yada ayrı ayrı konutların ısıtılmasında, mutfak ve benzeri yerlerde kullanıldı.



Klasik yöntemle elde edilmesi ekonomik yönden elverişli olmadığı için zaman içinde yeni yöntemler arandı, bunlardan en uygunu ise, 1870 lerde geliştirilmiş olan toz haline getirilmiş kömürün, yüksek sıcaklık altında hava ve buharla karıştırılmasıdır.

KOK KÖMÜRÜ:
Hernekadar halk tarafından kok kömürününde diğer kömürler gibi yeraltından çıkarıldığı inncı olsada, gerçek böyle  değildir.



Kok kömürü, Taş Kömürünün içinde mevcut olan gazların, yüksek ısı altında ve havasız bir ortamda çıkarılmasından elde edilen bir üründür ve bu işlemler kok fabrikalarında yapılır.

DÜNYADA KÖMÜR HAVZALARI:
Dünyadaki bilinen büyük kömür yataklarına bakacak olursak ekvatorun güney ve kuzeyinde kalan yarım kürelerde en fazla kömür yataklarının kuzey yarım kürede olduğu görülür.



Bununda nedeni uzmanlar göre, güney yarım kürede Devosiyen ve daha önceki dönemlerin o bölgelerdeki alçak ovalarında kalın bitki depolarının birikmesine elverişli bitkisel yaşamın olmayışıdır.

TÜRKİYE’de KÖMÜR ve TARİHÇESİ:
Türkiye’de kömürün tarihi 1829 yılına kadar uzanır. Zamanın yenilik sevdalısı, reformcu  Osmanlı Padişahı olan II. Mahmud döneminde ilk defa kömür işletmeciliğine el atılmıştır.
Bu tarihe kadar taş kömürü İngiltere’den ithal ediliyordu, ancak iki ülke arasındaki savaş durumu, ithalide durdurmuştu.

Bunun üzerine II.Mahmud Han bir ferman çıkartarak tüm ülkede kömür aranması için çalışmalara başlanmasını emretti. Kömür bulup getirenlere mükafat verileceğini duyurdu.
Terhis olan Bahriyeli askerlere kömür numuneleri verildi ve köylerine gittiklerinde aramaları söylendi. Bunlardan biriside Karadeniz Ereğlisi Kestaneci Köyü’nden  Uzun Mehmet’tir.
Mehmet terhis olduktan sonra diğer arkadaşları gibi köy ve etrafında elindeki numuneye göre kömür aramaya başlar.

Yine bir gün değirmene buğday götürür, bakar sıra uzun, aklından bir türlü çıkmayan kömür aklına gelir ve zamanı değerlendirmeye karar verir, değirmenin bulunduğu Kösedağı mevkiindeki Neyren deresi dolaylarında aramaya başlar siyah bir şeyler görür ama, elinde kazma kürek gibi aletler olmadığından geri döner.


Ertesi günü aynı yere giderek kazmaya başlar çıkardığı siyah taş benzeri madeni çuvala doldurur eve getirir ve sobaya atar, yandığını görünce kömür olduğuna karar vererek tekrar kömür yerine gider, damardan aldığı numuneleri alır döner.


Kimseye haber vermeden bulduğu parçaları alıp İstanbul’a giderek ilgili mercilere teslim eder. Kendisine 50 kese altın verilir ve ömür boyu 600 kuruş aylık maaş bağlandı, 8.Kasım.1829.
Ancak ne varki Uzun Mehmet’e ne maaşı nede aldığı 50 kese altını kullanmak nasip olmadı. Ülkemize has çekememezlik ve çıkar isteği burada da kendisini gösterdi.


Kimi rivayetlere göre Uzun Mehmet İstanbul’dan kömür yerini göstermek için bir heyetle buluşunca, bunu hazmedemeyen, kömür aramak için ferman alanlardan  Ereğli Mütesellimi (Vergi Memuru) iki kişiyi buluştukları yere göndermiş ve kahvesine zehir koydurarak öldürtmüştür.
Diğer bir rivayete göre ise, dönemin Ereğli Ayanı Hacı İsmail Ağa, Uzun Mehmet’in kömürü bulmasını hazmedemez ve onu, heyetle buluşmak için gidip kaldığı Leblebici Hanı’nda öldürtür.


Bunlara rağmen Zonguldak’ta iki maden ocağı ve bir büyük cadde Uzun Mehmet’i ölümsüzleştirmektedir. 8.Kasım.1829 Tarihide Türkiye’de kömürün ilk bulunuş tarihi olarak kayıtlara geçer.

Kömürün bulunmasının ardından, araştırmalara devam edilmiş ve havzanın yeterli miktarda kömüre sahip olduğu kararına varılarak, ilk üretim hakkı 1848 yılında “Hazine-i Hassa” tarafından “Galata Sarraflar Birliği” ne verildi.



Birlik, Kırım Savaşı’nın başladığı yıl olan 1853 e kadar, ilkel şartlar altında ancak 50 bin ton civarında üretim yapabilmiştir.

Bu tarihte ocaklar İngilizlere geçmiş, 1864 yılında ise Kaptan-ı Derya makamına intikal etmiştir. Bu devirde kömür işletmeciliği tam olarak faaliyete geçmiş, Maden Nazırlığı kurulmuş, kömür havzasında büyük gelişmeler ve yeni damarlar açılmış, Dekovil (Dar demiryolu) yük katarları ve rayları yapılmış, havzanın sınırları tesbit edilmiş, Kok, Briket, Ateş Tuğlası ve Çimento Fabrikaları gibi tüketici üretim tesisleri kurulmuş ve üretim aralıksız çalışmalarla 1907 yılında toplam 735 bin tona ulaşmıştır.

1.Dünya Savaşı sırasında üretim tekrar azalmış, savaş sonrası ise Fransızlara geçmiştir. Fransız idaresi altında 1920 sonu itibariyle üretim 570 bir tona tekrar yükselmiştir.

TÜRKİYE KÖMÜR YATAKLARI:
Ülkemizde en çok kaloriye sahip olan kömür çeşitlerinden Antrasit yatağı bulunmamaktadır. Mevcut yataklar Taş Kömürü ile Linyit tir.
Taş kömürü Ereğli ve Zonguldak havzalarında üretilir, Kalori değeri daha aşağı olan Linyit ise ülkenin birçok yerinde mevcuttur ve oldukçada zengindir Türkiye linyit bakımından.


Mevcut taş kömürü rezervi  1.35 milyar ton, Linyit rezervi ise 8.4 milyar tondur. Ancak Linyitin büyük bir bölümünün kalori değeri çok düşük olduğundan (%68 kadarı) bu kömürler sadece elektrik üretiminde yani termik santralarda kullanılmaktadır.

Türkiye Taş Kömürü Yatakları :
Zonguldak + Ereğli
Toplam : 1.35 Milyar/Ton

Türkiye’de Linyit Yatakları :
Afşin / Elbistan Linyitleri (AEL)
Karaisalı / Adana
Merzifon ve Suluova
Mengen / Bolu
Eynez - Işıklar – Soma / Manisa
Uluçayır – Divriği / Sivas
Gülşehir /Nevşehir
Zonguldak
Tunçbilek – Tavşanlı / Kütahya GLİ
Toplam Rezerv : 8.4 Milyar/Ton


Dünya Ülkeleri Kömür Rezervi(Ön sırada):
ABD
Rusya Milyar/Ton

Çin 114.500  Milyar/Ton

Hindistan Milyar/Ton

Avusturalya Milyar/Ton

Türkiye Milyar/Ton

ESKİ KÖMÜR MADENİ OCAK GÖRSELLERİ için.. TIKLAYIN.

ETİKETLER : UZUN MEHMET - KÖMÜR YATAKLARI - NEYREN DERESİ - KÖSEDAĞI - KARADENİZ EREĞLİSİ - ZONGULDAK - HAZİNE-İ HASSA - KESTANECİ KÖYÜ - KOK - LİNYİT - TAŞ KÖMÜRÜ - ANTRASİT - HAVAGAZI - GALATA SARRAFLARI - KÖMÜR REZERVİ - DEKOVİL - LEBLEBİCİ HANI 


Groupon 1333115897329 Image Banner

Sevgiliergunu Image Banner 728 x 90




Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK