.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

18.2.14

1
12 Yaşındaki Kız Çocuğunu Kaçırdılar


GÜZEL ve ÇAĞDAŞ İZMİR’in BİR KÖYÜNDE İLKELLİK HAKİM

Görsel basında takip ettiğim programlar genelde haber bültenleri ile reality show programlarıdır. Kimine göre bu show programlar belki zaman geçirmek için izlenir ama, aslında ülkemizin birebir yansımasıdır oradaki ele alınan konular ve olaylar.

Atv da yayınlanan Müge Anlı’nın hazırlayıp sunduğu Tatlı Sert programında üç gündür üzerinde durulan  konu, Güzel İzmir’in gelişmiş İlçesi Kiraz’a bağlı Olgunlar Köyünde evinin avlusundan kaçırılan bir kız çocuğu.


Ne olmuş yani, ülkenin her yöresinde böyle kız kaçırmalar olur, abartmanın ne gereği var diyecek kadar örümcekleşmiş beyinli, ilkel insanlar çok çıkar ülkemizde, onu biliyoruz ama, bu olay bir kız kaçırmadan ziyade, bir çocuk kaçırma.
Bu olaya, ilkellik ve geri kafalılık sonucu ortay çıkan kız kaçırma vakası değil sadece ve sadece sapıklık denir.

Müge Anlı’nın açıklamaları ile bazı basın organlarından öğrendiğimize göre, bazı basın organları diyorum, çünkü özellikle iktidar borazanı TV. Kanalları, hatta Müge Anlı’nın program yaptığı ATV kanalı dahi, ülkenin derin yaralarından birisi olmasına rağmen bir iki satırlık da olsa böyle olaylara yer vermezler. 

İzmir/Kirazlı’ya bağlı Olgunlar Köyünde, evliliği normal yollardan değilde kızı zorla kaçırarak kurmayı usul haline getirmiş ortaçağdan kalma ilkel bir aileden 30 yaşında boşanmış bir adam müsveddesi, henüz ilköğretimde okuyan 12 yaşındaki kız çocuğunu zorla evinin avlusundan kaçırıyor.

Aradan bir ay geçmiş olmasına rağmen ne o adam olacak mahluktan nede kız çocuğundan bir haber yok.
Çocuğun kaçırıldığını köy muhtarı öğreniyor ama adli mercilere haber verip vermediği meçhul, çünkü takip eden yok.


Yıl 2014, çağdaş ülkeler yaşanır bir gezegen varmı yokmu derdine düşmüş, çalışmalar hızla yürütülürken, burası Türkiye,  islami kaideler kullanılarak 10-11 yaşlarındaki kız çocukların evlenmelerine cevaz veren, her hangi bir Arap yada Afrika ülkesi değil.

Burası Türkiye, ne 12 yaş buluğ yaşıdır deyip evliliğinde sakınca yoktur diyebilen ve bunuda İslam dinine bağlayan Afganistan, Somali, Sudan; nede bölge sıcak iklim bölgesidir ve kız çocukları 9 yaşında buluğu çağına girer, evlenebilmeleri için yasa teklifi verilmesini isteyen ve Tayip Bey tarafından bağrına basacak kadar sevilen Mursi’nin devlet başkanı olduğu Mısır yada diğer Arap ülkeleri değil ;
Burası dünyada bir eşi daha bulunmayan büyük lider Atatürk’ün Çağdaş, Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti.
Evet Devletin ismi çok güzelde, ülkenin sosyal yaşamı bu kriterlere uyuyormu, cevap kocaman bir hayır.

1- Şayet uymuş olsaydı, çağdaşlığa çok yakın dediğimiz Batı Anadolu kentlerinde, hala evliliği kız kaçırmayla özdeşleştiren bir gelenek kalıntısı bulunmazdı ki çağdaş ve gelişmiş il olan İzmir’in bir köyünde 12 yaşındaki çocuk kaçırılmazdı.


2- Şayet uymuş olsaydı, ülkenin çeşitli yörelerinde, 15 yaşını dolduran kız çocuğuna, ebeveynlerin rızası ile evlenme izni verilmezdi.

3- Şayet uymuş olsaydı, kız çocukları bir meta gibi, para karşılığı , arazi karşılığı, hayvan karşılığı satılmazdı, alınmazdı yada karşılıklı değiş tokuş yapılmazdı.

4- Şayet uymuş olsaydı, flört etti diye kız çocukları diri diri toprağa gömülmezdi, boğazlanıp kuyuya atılmazdı yada aile kararıyla kurşunlanmazdı, bıçaklanmazdı.


5- Şayet uymuş olsaydı, boşanmak isteyen eşini, yada evlenmek istemeyen sevgilisini, daha anlamını dahi bilmediği namus saçmalığına sığınarak, sokak ortasında kan revan içinde bırakıp öldüremezdi.
Ve bunlardan daha onlarcası sıralanabilir, çağdaş saydığımız ülkemizde, çağdaşlığın öyle dört çekerle, son model telefonlarla, giyimle kuşamla olamıyacağını öğrenemediğimiz için.

Sonuç olarak, 1923 yılında Cumhuriyet kurulduktan sonra, çağdaşlık yolunda dünyanın hiçbir yerinde kadınlara, dolayısıyla kız çocuklarına verilmeyen haklar verilmiş, gerek eğitimde ve gerekse dinde, halkı uyutucu, beyinlerini uyuşturucu  tavır ve uygulamalardan kaçınılmış, halkın istediği değil, çağdaş dünya yaşamı hedeflenmiştir. (Halkın isteği yerine getirilseydi, bugün Atatürk, I nci Padişah Mustafa Kemal diye anılırdı)



Ancak II.Dünya Savaşı’dan sonra kutuplaşan dünyada, ABD nin can damarı olan Orta Doğu petrol yataklarına SSCB nin kaymasını önleyici tedbirler içinde Türkiye’ninde kullanılması söz konusu olunca, İnönü iktidarıyla bunu başaramıyacağını gören ABD çareler aramaya başlar ve İnönü iktidarının devrilerek işbirlikçi bir hükümetin yönetime geçmesi gerektiği benimsenir.


Bunun içinde büyük toprak sahipleri eşliğinde din merkezli ve kapitalizme yeşil ışık yakacak bir iktidarı yeterli görerek iki devredir muhalif kanatta bulunan toprak ağası Adnan Menderes ve ekibini desteklemeye karar verir.
ABD, Müslüman Türk toplumunun din konusundaki hassasiyetini çok iyi bildiği için, Menderes’den din konusuna ağırlık vermesini, yavaş yavaş dini özgürlük masalıyla Cumhuriyet öncesi zamana dönülmesini ister ve iktidarın kazanılması  ile devamının buna bağlı olduğunu söyler.

Ayrıca gerek iktidara yürürken ve gerekse iktidarları döneminde, başta Truman Doktrini ve Marshall Planı çerçevesinde yapılacak yardımların ardından açık destek yardımlarınında yapılacağını vaat eder.

Nihayet 1950 seçimlerini açık farkla kazanan Menderes, verdiği sözlerini hemen yerine getirmeye başlar ve ilk önce iktidarının devamı için dinde geri dönüşü başlatır ve simge olarak da Türkçe ezanın Arapça olarak okunmasını sağlar.


Böylece 1950 lerde başlayan başlayan irticai faaliyetler 60 yıl sonra meyvesini verir ve ABD nin istediği  model sunni İslam sistemi AKP ne nasip olan son darbeyle yerine oturur, böylece başında Laiklik kelimesi bulunan Türkiye Cumhuriyeti bir İslam devleti hüviyetine dönüşmüş olur.

Hal böyle olunca da tabiatıyle Atatürk’ün kadınlara verdiği tüm özgürlük ve kişilik hakları ortadan kalkar, namus, şeref, haysiyet sadece kadınlara endekslenir, kadın denildiğinde alınan verilen bir meta ve sahiplenme ortaya çıkar, AKP lilerin çok sevdiği Mısır İhvan lideri Mursi uygulaması gibi, kız çocukların 11-12 yaşlarında evlenmeleri normal duruma gelir.

Ve medeniyetin beşiği dediğimiz Güzel İzmir’in bir ilçesi, Yazar Yüksel Aytuğ’un dile getirdiği gibi
Bizim vahşi batı şeklinde adlandırılır, boşanmak isteyen kadınlar boğazlanır, flört yapan kızlarımız diri diri toprağa gömülür, tüm bu rezaletlikler diz boyu devam ederken de bir lider çıkar, ülkemiz gelişiyor, Avrupa’yı yarı yolda bırakacağız gibi palavralarla bir türlü uyanamayan millete biraz daha takviye uyku ilacı vererek, muhtemel bir uyanma şansınıda tamamen yok eder.

ETİKETLER : 
KİRAZ İLÇESİ - İZMİR - MARSHALL PLANI - TRUMAN - ÇOCUK GELİN - KAÇIRILAN KIZ ÇOCUĞU - VAHŞİ BATI - TÜRKÇE EZAN - MENDERES - TOPRAK AĞASI - CUMHURİYET - SUNNİ İSLAM 






Share
Bizi Takip Edin

1 yorum :


  1. İzmir/Kiraz'daki kız çocuğu kaçırma Olayında adı geçen aşağılık yaratık M.K.(30) ile kaçırmış olduğu 12 yaşındaki Fatma Uzun nihayet Müge Anlı'nın olaya el atmasının ardından 4.Haziran.2014 tarihinde aynı ilçede kıskıvrak yakalandı. Çocuk ailesine teslim edilirken sapık pislik şerefsiz herif kodesi boyladı.
    Artık biraz adam olalımda böyle alçakları aramızda barındırmayalım.

    YanıtlaSil



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK