.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

11.9.13

0

ABD Suriye'yi nezaman vuracak


ABD KARAR VERMİŞ İSE VURUR, KİMYASAL SALDIRI BAHANE

Dünyanın jandarması vede demokrasi pazarlamacısı ABD baktıki Suriye’de işler tersine gidiyor,  halkında desteğini alan Esad, Özgür Suriye ordusu adını dahi hak etmeyen binbir milletten meydana gelmiş toplama birlikleri dağıtacak ve ülke dışına atacak, anında düğmeye bastı ve harekete geçirdi ajanlarını.
                                Türkiye destekli muhalifler ülkenin kuzey ve kuzey doğusuna hakimler

Önceden hazırlayıp cebine koyduğu “kırmızı çizgimiz kimyasal saldırıdır” dediği hikayeyi devreye sokmak için asi grupların hakim olduğu bölgede gerekli çalışmalar başlatıldı.
İyice sıkışan asiler için bu durum  kaçırılmaz fırsattı ve onlar için ABD, Esad’ın hava güçlerini yokeder, ardından da biricik ağabeyleri Tayyip, Türk ordusunu Suriye içlerine sokar hücüma geçirirse, savaşı kazanmak çantada keklik sayılır.

PLAN ve UYGULAMA
ABD ve yandaşları ile taşaronlarının harekete geçebilmesine sebeb olacak, aynı zamanda da dünyada ses getirecek bir plan hazırlanır. Asiler için, 100 bine yakın insanın öldüğü bu iç savaşta, bin bilemedin iki bin insanın daha ölmesi pek önemli değildir.
                                     
                                                    Sadece çocukların ölmesi, iki taraf askerlerine hiç birşey olmaması

Önce kimyasal gaz temin edilir, bu çok kolay bir iştir zaten, komşu destekçi ülkeler hazırdır yardıma, duyulsa bile kimin verdiği kanıtlanmadıkça kimse suçlanamaz. (Olaydan birkaç ay önce dikkatli olanlar anımsarlar, Hatay dolaylarında birkaç Suriye’lide kimyasal gaz yakalandı gibi haberler çıkmış, sonradanda anında haber kesilmişti)
Kimyasal gaz başlığı, el yapımı roket imalathanesinde rokete monte edilir ve kullanılmaya hazır hale getirilir.

YER SEÇİMİ ve ATEŞLEME
Savaş süresince Esad ordusu tarafından gerçekleştirilen hava hücümları aralıksız devam ettiğinden, kadın ve çocuklar sık sık meskun mahallerden çıkarılarak korunmak üzere kent çevresinde boş binalara yerleştirilmekte yada daha vahimi ise Ö.S.O. nun bazı cani militanları, esad yanlısı olarak kabul ettiği kadınları ve çocukları adeta rehin alarak onları siper olarak kullanmaktadır.         
                                     Çocukların bir arada ve savaş alanında bulunması neyi işaret ediyor

Planın en acımasız ve gaddar kısmı burada devreye girer, olay hem dünyada büyük infial yaratacak hemde ABD nin saldırıya geçmesi sağlanacaktır.
Roketler bilinen hedefe doğru ateşlenir ve arkasından yüzlerce masum kadın, çocuk onlara göre şehit olur. Ölen çocuklar ayrı bir yerde kadınlar başka biryerde toplanır resimler videolar çekilir ve anında da tüm dünyaya yayınlanır.
Yayınlama görevide başta Türkiye Anadolu Ajansı ile besleme yandaş Tv.kanalları ve birkaç Arap  basını tarafından gerçekleştirilir.

OLAY SONRASI TÜRKİYE
Türkiye açısından olaylara baktığımızda, maşallah AKP iktidar çevrelerinde öyle olağan üstü bir tavır, hareket olmadı, acaba gerçekmi, sansasyonmu diyende çıkmadı, aynı gün ne kadar borazan TV. Kanalı varsa başta Başbakan olmak üzere tüm AKP sözcüleri paylaştılar kanalları ve veryansın, topa tutuldu tüm dünya.
Ne Birleşmiş milletler kaldı, ne batı dünyası, doğusu kuzeyi güneyi tamamı hedefde tek bir ABD hariç olmak üzere nedense.
                                                                Savaş sonu bu katilleri nasıl çıkaracaksınız ülkeden

BM. teşkilatı dağıtıldı, yeni bir BM teşkilatı kuruldu Tayyip Bey başkanlığında, artık beş daimi üyesi olmayacak denildi, sadece Tayyip bey olacak. Nasıl olsa ortadoğunun eş başkanı yani hakimiydi, ileride neden olmasındı dünyanın hakimi, tamamı birden coştular AKP liler, ne okyanustaki yaralı balina kaldı ne Kanada’daki fok balıkları.

                                          Türkiye'de asilere destek mitingi. Ozaman buyurun savaşa sizi tutan yokki.

Dünya milletleri bitmiş, tek biz varız artık, ve bendeniz bunları duydukça içimden geçirdim anında, biz dedim ne kadar büyük milletmişizde haberimiz yokmuş, sağolsunlar varolsunlar AKP iktidarı hatırlatıverdi bu büyüklüğümüzü, güçlülüğümüzü, dünyayı hizaya sokmak zamanı gelmişti artık, geç bile kalınmıştı. Diğer taraftan Türkiye Müslüman kardeşler örgütüne haber yollandı hazırlanın, sokaklara dağılın, tekbir sesleri ile inletin ortalığıki dünya duysun, zaten 10 kişiyi bin kişi gösteren yalaka TV. Kanalları emre amade. 
                                    
                                 Laik TC.Devletinin laik düzene saygılı memurları. Hangi cemaatten maaş alıyor bunlar.

Belediye vasıtaları emrinizde, ilk yardım İHA yanınızda, olmadı AKP nin tüm olanakları arkanızda, yürüyün aslanlarım, gazanız mübarek olsun, İslam devletinin kurulma aşamasındaki ilk kıvılcımı sizler çıkaracaksınız.
İzine, müsaadeye falan gerek yoktu onlar için istedikleri yerde istedikleri zaman  toplanmaya, yürüyüşe geçmeye limitsiz hakları vardı, o meşhur tomalar, akrepler, vurduğu yerden ses çıkartan toplum polislerinin esamesi yoktu ortalıkta, onlar yabancımı ki olsun canım anca beraber kanca 
beraber. 
                                         Sevgili Başbakanları yaptıya o işareti, maşallah hep bir ağızdan.

Sonuç nemi oldu hiçbir şey, sıfıra sıfır elde var sıfır, sokakları dolduran o tekbirciler anında yok oldular, tabi destek sona erdi, otobüslerle taşıyanlar yan çizdi, taşımaz oldular, borazan TV kanalları yeter artık, sizleri göstermekten izlenemez olduk dediler, kestiler yayını.

OLAY SONRASI DÜNYA 
Ses getirecek bir olay yok dünyada.Sadece ABD plan gereği saldırı için gerekli girişimlerde bulunuyor, eskisi gibi saldırı için ortak olacak ülke bulamıyor. Gerçi masraflar bizden diyen körfez ülkeleri ile benimde ordum hazır diyen Tayip Bey var ama yeterli görmüyor, temkinli bir şekilde hazırlığını yapıyor, sadece uzaktan bombalama eylemi için. 

Suriye’de aynı hamam aynı tas, asiler yırtına dursun, Esad yine saldırılarına devam ediyor. Mısır dersen, güçlü AKP iktidarının gönderdiği üç elçilik görevlisini, ülkesine sokmuyor ve geri gönderiyor ve ülkemin içişlerine karışma diye ikazda bulunuyor, arkasından da yapacağını yapıyor ve Tayip Beyin biricik kardeşi, dostu Mursi’nin bağlı olduğu Müslüman kardeşler örgütünü (İHVAN) tamamen kapatıyor ve ileri gelenlerini tutukluyor.

                                                  Bizimkilerin mega plan ve projeleri neymiş acaba, varsa öğrensek.

Tayip Beyin Gel beraber girelim Suriye’ye, şu Esad’ı yokedelim ısrarı dahi Obama’yı ikna edemiyor, aklı başında bir liderin Arap bataklığına asker sokmayacağını çok iyi biliyor çünkü Obama.

Bu arada Türkiye’nin biricik ve başarılı Başbakanı Tayip Beyin, hala Suriye yakınlarında kimin düşürdüğü belli olmayan keşif uçağımız düştüğü zaman,  Obama’yı defalarca arayarak gelin bu bir fırsattır, Suriye’ye birlikte girelim diye ısrar ettiği ve bu tekliflerin Obama’ca ret edildiği ortaya çıkıyor basında. Doğruluğu yanlışlığı bilinmez ama bir ülkeyi felakete götürecek bu tür kararları alma yetkisini Tayyip Beye kim veriyor, nasıl veriyor orasıda bir muamma doğrusu. 

Yoksa Tayip bey bu önerileri yaparken, karşısında sus pus, el pençe divan duran 326 adet milletvekilinemi yada çocuklarının, kocalarının, kardeşlerinin gidip öleceğini bile bile hala AKP ni kör olmuşcasına destekleyen sorgulamadan yoksun seçmeninemi güveniyor bilinmez.
Bilinen tek şey var oda, sayın Tayip Beyin, sonu felaketle bitecek olan böyle maceralara girmesine izin vermiyecek vatanını seven milyonların varlığıdır.   

SONUÇ 
ABD, bilgisi dahilinde yapılan kimyasal gaz olayı herne kadar açık vermiş ve diğer ülkelerce kabul edilmemiş isede Suriye’ye kısmi bir operasyon yapmaya karar vermiş durumdadır.
ABD nin bölgede kendi çıkarları için önceden hazırlanmış bir planı vardır ve o planı öyle yada böyle uygulamak zorundadır Sn. Obama.

                                       ABD Uçak gemisi ve donanması Suriye açıklarında,nede olsa dünya jandarması.

Esad rejimini tamamen ortadan kaldırmayı hedeflemiyen bu saldırıda, dünyadaki prestijini koruduğu gibi, isyancı grubun tamamen yokolmasını önlemeyi amaçlamıştır. Çünkü Esad rejiminden sonra gelecek olan Müslüman kardeşler örgütüne, Mısır’daki örnekten dolayı güveni kalmamıştır, her ne kadar Tayip Beyin bir deniyelim, demokraside acemilerdir, öğrenirler gibi  asılsız ısrarları olsada. ABD artık anlamıştır bu örgütün bulunduğu tüm ülkelerde takiye yaptığını, asıl amaçlarının radikal İslam devleti kurmak olduğunu.

                                               Obama Suriye'ye asker çıkarmak istemiyor, amaç füzelerle bombalamak.

Türkiye’ye gelince savaş yanlısı ve çığırtkanı AKP ve onun genel başkanı Başbakanımız Sn.Tayyip Bey.
Savaşa neden giriyoruz, ülkenin çıkarı varmıdır yada bunun için bir plan mevcutmudur, sebebi nedir, girersek muharip olarak ordumuz bizzat Suriye’ye girecekmidir yoksa lojistik destek mi vereceğiz gibi sorulara, dünyanın en büyük 4 ncü ordusunu savaşa sokmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı ne cevap veriyor görelim :

Suriye’de ne işimiz var diyenler, orada bir günde kimyasal gaz dan 1700 insan çocuk kadın öldürüldü, diğer tarftan iç savaşta ölenlerin sayısı 100 bini aştı, bunu yapan Esad’ın cezalandırılması ve yokedilmesi gerekir. Hangi ananın babanın gönlü razı olur böyle katliamlara. Mısır’da da benzer olay, damokratik yoldan gelmiş bir hükümeti kardeşimiz Mursi’yi al şağı ettiler, onlar bizim kardeşlerimiz, ecdadımız, tarafsız kalamayız, iki ülkenin arası açılacak da olsa gerekli girişimi yaparız ve Mursi’yi iktidara getiririz.

                                                Meşhur ikili, ne yaparsanız yapın, Suriye'ye karşı savaş çıkmayacak

Biz savaşa girmek isterken sizlerin isteklerini yerine getiriyoruz, biliyorumki sizde dayanamazsınız bu katliamlara ve beni desteklersiniz. Hatalı görürseniz sandıkta cevabı verirsiniz.
Savaşa kesin olarak katılacağız  ama detayları nasıl olur, ordumuz bizzat girermi, destekmi veririz, henüz öyle bir planımız yok, olayların seyrine göre karar vereceğiz

                                                                   Tek lider ve tek ses, bunun adıda demokrasi imiş.

Siz duydunuzmu bilmem ama ben şahsıma dünyada böyle, kendi kişisel duygularını tatmin için üstelik dünyanın en büyük ordularından birisini savaşa sokan bir lider ne gördüm, ne duydum nede tarih kitaplarında rastladım.

Üstelik böyle bir lideri kayıtsız şartsız destekleyen hükümet üyeleri, parti yönetimi, milletin seçip getirdiği 326 Milletvekili  vede %50 lerde seyreden uyur gezer bir seçmen gurubu.

                                        Bu kadar savaş çığırtkanlığına rağmen AKP hala %50 lerde. Acayip bir ülkeyiz.

İşte Türkiye Cumhuriyeti ve işte Tayip Beyin dilinden düşürmediği demokrasi, karşısında put gibi duran ses tonunu bir desibel olsun yükseltemeyen hükümet üyeleri, parti yöneticileri ile yasa yapma ve yürütme organını denetlemek üzere seçilen 326 Milletvekili vede cepte keklik sayılan %50 oy.
Tek lider tek ses. Halk tabiriyle sıkıysa birisi çıksında sesini yükseltsin lidere karşı, birdaha milletvekilliğini rüyasında göremez alimallah, bunun adınada parti içi disiplin derler.  

KİMYASAL SİLAH MUAMMASI 
BM. uzmanları olay yerine gidiyor, doneler topluyor ve kimyasal saldırının varlığını kanıtlamaya çalışıyor. Hiç şüphe yokki kimyasal bir saldırı mevcut ama kim tarafından yapıldığı kesin olarak belli değil. Olay ajanların verdiği yanlış yada doğru bilgilere dayanılarak varılan kanaatlere göre yönlendiriliyor.
                                       Obama ve Erdoğan'ın Özgür Suriye Ordusu  katilleri iş başında.Pardon askerleri!

Obama kimyasal gaz kullanılarak 1400 kişi öldürülmüştür, çoğu müttefiklerimiz ve bölgedeki ajanlarımız silahın Esad ordusunca ateşlendiği kanısındalar, bende o kanaate vardım derken Türkiye dahada ileri giderek, kimyasal füze Esad tarafından ateşlenmiştir, olay kanıtlanmıştır ve belgeside mevcuttur. 
                                 Aslan özgürlük savaşçıları. Savaşçının bir ağırlığı vardır. Cani ve katillerle karıştırılmasın.
Bu resim (http://www.aktifhaberci.com/) sitesinden alınmıştı. Suriye ve diğer Arap ülkelerindeki onlarca olaylara ait resimli haber ve makale yayınlayan site, bilinmeyen nedenlerle askıya alınmış durumda. Yorumu izleyicilere bırakıyorum.

El insaf beyler, Obama kanıttan bahsetmiyor dürüst konuşuyor ve sadece kanaatine vardık diyor, oysaki bizim AKP sözcüleri hep bir ağızdan kanıtlanmıştır, belgesi vardır diye saçma sapan beyanatlar veriyor, nezaman teknik heyet, uzman gönderdinde, kanıtları buldu ve füzenin Esad tarafından atıldığını anında tesbit etti. 

                                           Savaş çığırtkanlığınız boşa gidecek gibi. Üzülmeyin ülke içinde gençlerin 
                                           hakkından geliyorsunuz  nasıl olsa.

Dünyanın en ileri teknolojisine sahip ülkeler, kanıttan bahsedemezken, siz hangi üstün teknolojinizle  hemen kanıtları tesbit ettiniz ve dünyaya yayınlıyorsunuz  ve kendinize güldürüyorsunuz. Siz galiba dünya milletlerini, ülke içinde size kayıtsız şartsız destek veren yüzde ellilik seçmen gurubuna benzettiniz. 
ABD, batı ve Türkiye kanaatlerle ve saçma sapan belge uydurmasıyla bu iddialarını sürdürürken, ortamı onlara bırakmamakta kararlı olan Rusya ise daha mantıklı sorularla olaya ışık tutmaya çalışıyor.
                                           Ben güçlüyüm demekle güçlü olunmuyor. Hiç duydunuzmu Putin'in, üç gün 
                                           içinde Ülkenin başkentini ele geçiririz dediğini.

Rusya’nın öyle kanaat yada ihtimallerden ziyade bilimselliğe daha yakın olan ve B.M. e sunduğu 100 sayfalık raporun başlıklarına bir göz atalım :
1- Olayda kullanılan mermi Suriye Ordusu’nun standart mühimmatlarına ait değildir. Bu mermiler Kuzey Suriye’de muhaliflere ait Başer El Nasır Tugayı’nın üretmiş olduğu “Roket güdümlü klavuzsuz füze” lerin tipine ve parametrelerine uygun durumda.

2- Füzenin fırlatılması için Heksogen yada Siglonit olarak bilinen RDX maddeleri kullanılmış, bu madde “Standart Kimyasal Silahlar” da kullanılmaz.

3- Toprak ve mermi kalıntılarından alınan örnekler endüstriyel olarak üretilmemiş “Sarin ve Diisprofilfloro fosfat” kullanımına işaret ediyor. Bu maddeler sadece batılı devletlerce 2 nci dünya savaşında kullanılmıştır.

BM.Heyetinden bir uzmanın ifadesine göre, henüz kimyasal saldırı olup olmadığı, varsa bunun kim tarafından gerçekleştirildiği belli değil, alınan donelerin incelenmesi sonucu durum aydınlanacaktır.
                                          Rusya, içine kimyasal gaz doldurulmuş roketlerin yapılmasının çok basit 
                                          olduğunu ve bunların harhengi bir roket atıcısıyla atılabileceğini açıkladı.

Heyetin en çok dikkatini çeken nokta da o kadar çocuğun , o bölgede ne yaptığı ve nasıl bir araya geldiğidir. Bu soruya cevap bulabilmek için yöredeki ailelerin ifadelerine başvuruldu, alınan yanıtlar ise çok şaşırtıcı durumdaydı. Ailelerin ifadelerine göre o çocuklar zaten Ö.S.O. militanlarının elinde rehine idiler.

Şam yönetiminin iddiasıda bu yöndedir ve çocukların, özelliklede kız çocuklarının giyimlerine bakılacak olursa, içte ve dıştan gelen azılı radikal islami militanların, 10-12 yaş sonrası kız çocukların böyle modern sayılabilecek giysi giymelerine izin vermiyecekleri bellidir, bu örnekde ailelerin söylediklerinin doğru olduğunu açıklamaktadır ve militanlar herhangi bir tehlikeye karşı canlarını kurtarmak için çocukları rehin olarak tutmakta yada ateş açtıkları noktalara saldırı yapılmaması için onları ön planda bulundurmak üzere ellerinde tutmuşlardır.

a) Alınan toprak ve doku örnekleri incelendiğinde ölümlerin saldırı sonrasımı yada bizzat militanlarcamı yapıldığı anlaşılacaktır. 
b)Yine genel kanaate göre kimyasal silah kullanıldığı iddia edilen Duma, Raybin, Ayn Torma ve Maaddamiya semtlerinin bulunduğu bölge Suriye Ordusu ile Ö.S.O. militanları arasında en yoğun çatışmaların sürdüğü yerlerdir ve pek okadar yapılaşma ve yerleşim yoktur.
Buna reğmen okadar çocuk ve kadının o bölgede ne aradıklarıdır.
c) Bölgeye kimyasal başlıklı füze atılmış ise niçin, orada çarpışan ordu askerleri ve militanların neden etkilenmediği açıklık kazanmamıştır.
d) Aileler çocukların ölümünün hemen ardından olay mahalline gitmişler, ozaman bu kimyasal gazın onlarıda etkilemesi gerekirken, neden etkilemediğide ayrı bir soru.

Kaldıki ÖSO. Militanlarının geçmişide pek parlak değilmiş bu konuda. 19 Mart günü Halep’te yapılan kimyasal saldırıda ölen 20 yi aşkın kişinin sorumlusunun, sarin gazı taşıyan  roketi ateşleyenlerin asiler olduğu tesbit edilmiştir.
Bu kadar bulgu ve bilinmezlikler içinde Obama’nın kanaati ile Tayip Bey’in belgeleri var, Suriye Ordusu yaptı bu saldırıyı diye verdikleri beyanatların, pekte gerçeğe yakın olmadığı ortada.

Hal böyle iken Suriye’ye saldırı için temkinli davranan ve destek arayan obama yönetimine karşın, Türkiye’de AKP iktidar sözcülerinin özelliklede Davutoğlu’nun “Saldırıyı Esad yapmıştır, en şiddetli şekilde cezalandırılmalıdır, Türk Ordusu bölgenin en büyük gücüdür, gerektiğinde Türk halkını korumasını bilir” gibi hiçbir gerekçesi olmayan beyanatlar, adeta gözünü kan bürümüş tavırlarla vede hırs içinde savaş çığırtkanlığı yapması, savaş istemenin ardında başka hesapların olabileceğini açıkça göstermektedir.

DİP NOT :
Ne tesadüfdür ki bu günlerde rahmetli Adnan Menderes'in canlandırıldığı bir dizi oynuyor Atv. kanalında. Senaryoya göre  Menderes, muhalefetin savaş konusundaki eleştirisine cevap vermek üzere kürsüye çıkıyor ve :
"Üç oğlumuda üç dakika bile düşünmeden bu ülke için vermeye hazır, vatanperver bir babayım" derken, arkasından da layık olan alkışı alıyor TBMM nde.

                                           Dini, referans olarak kullanmış olsada, Laiklik konusunda hiç taviz vermedi 
                                           ve özel yaşamında da hep çağdaş yaşam kriterlerine örnek oldu. 

Suriye ve Mısır'daki Araplar için, üç dakika bile düşünmeden ülkesini kanlı bir savaş ortamına sürüklemek uğruna günlerce savaş çığırtkanlığı yapan başta Başbakanımız Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu olmak üzere borazan TV. ekranlarından inmeyen tüm AKP sözcülerinden bir tanesi çıkıp Menderes gibi bir cümle kurabiliyormu vede bunu gerçekleştirme vaadinde bulunabiliyormu, görelim bakalım, bekliyoruz. 

                                          Dini, referans olarak kullandığı gibi, ifade etmemiş olsada, laiklik karşıtı bir 
                                          partiden gelmiş olması ve yaşam tarzının, çağdaş ve batı kriterleri aksine 
                                          Arap kültürü ile özdeşleşmesi dikkat çekiyor.

Mademki Menderes'in vede Demokrat Partisi'nin devamıyız diyorsunuz, aynı yürekliliği sizde gösterin. "Bu ülke için" demenize gerek yok, çünkü istediğiniz savaşın ülkemizle uzaktan yakından alakası olmadığı belli. "Suriye ve Mısır'daki Müslüman kardeşlerimiz (İhvan) için" demeniz yeterli olacaktır. Görelim hodri meydan.

ETİKETLER : MISIR İHVAN - SURİYE - HEKSOGEN - EL NASIR TUGAYI - MENDERES - DEMOKRAT PARTİ - ÖSO

vedette_banner vedette2 Image Banner

20 min-banner TR_560x40_20minutes_v1 Image Banner

morhipo08 Image Banner 300 x 600


Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK