.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

7.6.13

0

Taksim Gezi Parkı Olayları



"BEN YAPARIM OLUR" Baskısına Halk "YAPAMAZSIN" Dedi.

Günlerdir Medyanın ve ülkenin gündeminden düşmeyen ve ilk kıvılcımı, Taksim Yayalaştırma Projesi uyarınca, iş makinalarını getiren yüklenici firma tarafından 27.Mayıs.2013 gecesi saat 22.00 civarlarında parkın Asker Ocağı Caddesine bakan duvarın 3 m.ye yakın bölümünün yıkılması  ve 5 ağacın kesilmesi ile atılanTaksim Gezi Parkı olaylarının nedenlerini iki bölümde açıklamak mümkün olacaktır.
                                                               Gezi Parkından bir bölüm.

Bunlardan birincisi : Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında Taksimde yapılacak düzenlemeler içindeki ana değişikliklerden, AKM binasının yıkılarak yerine Opera binası ve yanına bir cami yapılması, 1806 yılında yapılan, 31.Mart.1909 olaylarında büyük hasar gören, 1922 yılında stat ve 1940 yılındada tamamen yıkılarak yerine şimdiki Taksim Gezi Parkı’nın kurulduğu Taksim Kışlası kompleksinin yeniden, gezi parkının kaldırılarak yerine kurulması ve yanına bir cami yapılması ile yapılacak kışla içindeki avlunun park olarak dzayn edilmesidir. (AKP iktidarının Osmanlı sevdalılığı, 1940 yılları düşmanlığı ve cami hassasiyetlerinin bariz örneği)
                                                       Gezi Parkının yukarıdan görünüşü

Bunları program içine alırkende hiçbir Sosyal Toplum kuruluşunun, ilgili odaların ve derneklerin karşı görüşlerine aldırış edilmemesi ve Başbakan’ın bizzat “Benim arkamda yüzde ellinin üzerinde oy mevcut, dilediğimi onlar adına yaparım ve hiçbir kimseyede hesap vermem” benzeri beyanatlarda bulunmasıdır.
                                                   Park yerine yapılacak Taksim Kışlası Maketi

İkinci ve dahada önemli neden ise : Yine iktidarca özellikle son yıllarda bazen direk olarak bazen ise dolaylı yönlerden halkın özel yaşamına ve yaşam tarzına iktidar tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz müdahalelerdir.
Demokratik ülkelerde yöneticiler kendi yaşam tarzlarını halka diretemezler, bu davranışlar ancak dikta rejimlerinde mümkündür. Hal böyle iken ülkemiz demokrasiyi benimsemiştir, demokrasiden başka tercihimiz olamaz diyen bir başbakan, bütün bu söylediklerinin aksine öyle bir yasaklar manzumesi sergiliyorki ülkede, geri kalmış İslam ülkeleri hariç hemen hemen hiçbir ülkede bu düzeyde yasaklara rastlanmamıştır. 
                                                Gezi Parkı gösterisinde polis kadın-erkek-çocuk demeden saldırıda.

Kendi yaşam tarzı dışında kalan tüm tarzları kötü ve zararlı olarak nitelendiriyor, kanunlar çıkartıyor, kontrolü altında bulunan tüm ulusal Tv.kanallarını kullanarak kendi gibi olmayanlara karşı bilinçli olarak baskı oluşturuyor. 
Halkın nasıl yaşayacağı konusunda birtakım kriterleri ortaya koyuyor, neyi kullanıp neyi kullanmayacağını, neyi için neyi içmiyeceğini, ne yiyip ne yemiyeceğini, nasıl giyineceğini, gençlerin arkadaşlık tercihlerini, kadınların kaç çocuk doğurması gerektiğini, nasıl doğuracağını, kürtaj hakkının olmaması gerektiğini ve bunlara benzer çeşitli yaşam tarzlarını dikte eden sonrasında da bu yaptırımlara karşı tavır alanlara çapulcular bunlar, benim halkım böyle olamaz diyen  bir Başbakan.
                                                           Polis saldırısı hızla sürüyor

Böyle bir uygulama şekli tüm halkı kendi kulu olarak kabul eden bir Osmanlı Hakanı tarafından yada hiçbir kural tanımayan faşist lider Adolf Hitler tarafından gerçekleştirilebilir, kimsede kalkıp ne yapıyorsunuz diyemez ama, adına demokrasi denen bir sistemle idare edilen ülkenin Başbakan'ı böyle hareket ederse, arkasına değil yüzde elli, yüzde doksan dokuz oy alsa dahi ülke içinden veya dışından birileri çıkar, olmaz Sn.Başbakan bunlar senin yetkin ve görevin dışında kalır, kalmalıdır der.
                                
Kişinin kişilik haklarına ve özel yaşamına sınır tanımadan yapılan bu tür baskıcı müdahalelerin bizzat Başbakan Sn.Erdoğan tarafından istenmesi ve her isteğinin anında kanunlaşarak yürürlüğe girmesi, hemen hemen tamamı iktidar yanlısı yayın yapan görsel basında pek duyulmasada, sosyal medyada duyulan karşı seslere Başbakan’ın “Çapulcular istemiyor diye yatırımları durdurmayız, biz hesabımızı seçimde veririz…” gibi dikta rejimlerine has beyanatları bardağı taşıran son damla olmuştur.  
                                                        Polisin Müdahalesi ve gaz bombaları

Birey olma özelliğini benimsemiş ve kula kulluğu çoktan defterlerinden silmiş bulunan insanların meydana getirdiği sosyal toplulukların parkın korunması için başlattıkları eylem, baskı ve özel yaşama müdahaleye karşılık “artık yeter, kimsenin özel yaşamımıza girmeye hakları olamaz” dercesine mevcut iktidara, dolayısıyla Başbakan’a karşı tepki eylemi şekline dönüşmüş ve belli başlı diğer büyük kentlere yayılmıştır.
                                                        Polisin halkı parktan çıkarma çabası

Tüm bu barışcıl gösterilerin üzerine, ben ülkenin mutlak hakimiyim, yüzde 50 nin üzerinde oy aldım, ne istersem yaparım diyen ve demokrasiyi sadece seçimlerde alınan oylarla izah eden bir Başkabakan’ın maiyetindekilerinin emriyle panzerler, tazyikli su, biber gazı, plastik mermi, cop ve tahta sopalarla saldıran toplum polislerinin yaptığı bu orantısız güç gösterisinden sonra ne yazıkki gösterilerin sessizliği bozulmuş ve ortam adeta bir savaş alanı haline dönüşmüştür.
                                                     Gaz bombalarından zevk alan bir iktidar.
                                                 
SONUÇ :
Sadece Başbakan’na yaranmak için, sonucu ne olursa olsun mantığı ile vurun dağıtın emrini veren mülki ve idari amirlerin bu direktifleri sonucu, savaş alanına dönmüş alanlar, yüzbinlerce liralık hasar, binlerce toplum polisinin ordan oraya sevkedilmesi ve zamanı belirsiz görevler verilerek onlarında huzursuz edilmesi ile yine yüzbinlerce liralık devlet hazinesinden fuzuli ve keyfi harcamalar, en önemlisi ise yüzlerce gözaltı, onlarca yaralı, 3 ölüm olayı ve ülkede meydana gelen huzursuzluk ortamı.
                                 Polis gittiğinde parkta bir köşe. Aman dikkat edin birileri çıkıp, böyle 
                                            erkek-kadın-kız karışık bir arada olamaz deyip polisi çağırmasında.

Tam bu kargaşa ortamında önceden planlanan prognam gereği, Başbakan’ın Kuzey Afrika gezisine başlaması ve ertesi gün başta Sn. Cumhurbaşkanı’nın önerisi ile sağduyu sahibi AKP yetkililerince olaylara el koyulmasının ardından, toplum polisi geri çekilmiş ve onlara olay olmadıkça gösterilere müdahele edilmiyeceği bildirilmiştir.
                                                               Polis gitti Parkta bir gece

Olayların sekizinci gününden sonra gezi parkı adeta bir cennet köşesi, sendikalar meydanlarda, vuran yok, kıran yok.
Şimdi başta Başbakan, ilgili bakanlar ve yine ilgili yerel yöneticilere bir soru :
Değdimi yani bu kadar kargaşaya, yaralanmalara, ölümlere, zararlara sebeb olmak, üç beş kişi bir araya geldi diye üzerlerine polis göndermek ve ortalığı savaş alanına çevirmek.
Sanırım her aklı başında olan kişilerin diyeceği tek yanıt, değmedi kardeşim değmedi olacaktır.
                                                      Polis gitti, Park oldu cennetten bir köşe.

SON DAKİKA:
Polis olaylara müdahale etmiyor, ortalık sükünet içinde, gezi parkı sanki cennetten bir köşe derken, nihayet Sn.Başbakan'ın gezisi bitti ve geri döndü.
On binlerce AKP li toplanıp havaalanında karşıladılar liderlerini. Otobüs üzerinden taraftarlarına seslenen Sn.Erdoğan'ın beyanatları ne yazıkki yine aynı sertlikte ve aynı mealde.
Gelecek günler dilerizki o cennet köşesi cehenneme dönüşmez. Ama Sn.Erdoğan suçluları bulmuş bile ve açıklıyor, "Suçlular faiz lobileri" diyor ve ekliyor, onlara milletimin parasını yetirmiyeceğiz, önleyiceğiz. 

Peki Sn.Başbakan'ım onca insanları bi araya getirip sokaklara salan onları kontrol eden bu lobilerse, beni karşınıza getiren kim. Söyleyim bizzat sizsiniz, benim özel yaşamıma bu kadar girerseniz  her zaman ben ve benim gibileri karşınıza almış olursunuz. Böyle bir girişime ne size oy veren yüzde elliler yetkilidir nede onların seçtiği partililer. Benim özel yaşamıma ben karar veririm ve ben yaşarım, kimsenin müdahale etmesinede izin vermem.

Başbakanımız hala çevreci olanlar gelsin benimle görüşsün diyor, ya konuyu biliyor ama dile getirmek istemiyor yada bilgi kaynakları kendisine yanlış bilgi veriyor. Sn.Başbakan eylemcilerin derdi sadece çevre değil, park değil özel yaşamlarına fütursuzca girilmesidir. Gelsinler bana derken bu konuyuda dile getirmenizde yarar olacaktır.
                                                       Polisin gidişiyle bir cennet köşe daha.

DİP NOT : 
AKP İktidarının geçmiş on yıllık iktidarına gelecekte bir on yıl daha ekliyeceğiz demesi ve bunu alenen deklare etmesi süpriz sayılmamalıdır.
Çünkü çok partili ve demokrasi ile idare edilen ülkelerde mevcut iktidarın düşürülmesi ancak o iktidara alternatif olabilecek bir partinin varlığı ile mümkündür.
Bizim ülkemize bakacak olursak şuan böyle bir parti varmıdır sorusuna yanıtımız ne yazıkki yok olacaktır.
İktidara karşı alternatif olarak düşünülmesi gereken tek parti CHP dir. Ancak CHP nin mevcut ekonomi politikası ve altıok felsefesiyle yıllardır değişmeyen ortalama %25 lik oy potansiyeline bakacak olursak, bu özelliğe sahip olmayacağı görülmektedir.

CHP nin yapacağı iş, saat başı iktidarı eleştirip onları halka şikayet etme yerine, nasıl bir ekonomik program hazırlarımda iktidara gelebilirim çabasına girişmesi ve içinde bulunduğumuz dünya ekonomik sistemine uygun köklü değişimleri yapmasıdır. Aksi takdirde mevcut AKP iktidarı önümüzdeki yıllarda da iktidarını sürdürecek, ülkeyi istediği gibi yönetecek ve istediği rejime doğru yönlendirebilecektir.
Bunun vebalide değişimi bir türlü hazmedemiyen CHP li yetkililere ait olacaktır.

BENZER KONULAR:
Gezi Parkı ve Topçu Kışlası

ETİKETLER : TAKSİM PARKI - GEZİ PARKI - CHP OYLARI - AKM - OPERA BİNASI - BİBER GAZI - COP - PLASTİK MERMİ - TOPÇU KIŞLASI - TAKSİM YAYALAŞTIRMA.

morhipo08 Image Banner 336 x 280

Sevgiliergunu Image Banner 728 x 90

Groupon 1333453673296 Image Banner


Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK