.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

15.4.13

0
CHP Karmaşa ve Belirsizlik.


CHP NE YAPMAK İSTİYOR AMACI NEDİR?


Partinin gelişimini ve iktidara doğru yürümesini engelliyen ekonomik politikaları üzerinde köklü değişiklikler yapmaları gerekirken, her kafadan ayrı bir ses çıkan vede özellikle son günlerde milliyetçilik ve şovenist söylemlerde adeta  MHP ile yarışa giren, sözde "Sosyalist Enternasyonal" üyesi CHP nde neler oluyor, yöneticiler ne yapmak istiyor dersiniz.

Ne yapmak istediklerini, amaçlarının ne olduğunu biz bilemeyiz, belki kendileri bilir ama, bilipte bilmemezlikten geldikleri tek bir şey var oda, bu felsefeyle iktidara asla gelemiyecekleri.

Her ekonomik sistem veya doktrinleri ancak bulunduğu zamanın şartlarına ve ülkenin rejim yapısına göre ülke ekonomisi üzerinde etkili olur. 
Örneğin Kapitalist bir ülkede Karl Heinrich Marx, Friedrich Engels gibi filozofların öğretisi nasıl söz konusu olmuyorsa, Adam Smith, David Ricardo gibi iktisatçıların öğretileride Sosyalist ülkelerde itibar görmez ve uygulamasına geçilmez.

Bu örneği vermemin nedeni, CHP nin amblemi olan 6 ok içindeki devlet ağırlıklı ekonomik yapı ilkesidir ki bu ekonomik sistemde, hemen hemen tüm üretim araçları devletin elindedir, devlet yapar ve devlet işletir. 
Tüketim emtia üretiminde çok az bir oranla özel sektöre hak tanınır ama sıkı kontrol ve cezai müeyyideler altında ve arkasınada ama, lakin, fakat gibi kelimeler eklenerek. 
Yabancı yatırımlara ise ülke tamamen kapalıdır, gerçi açık olsa dahi bu kadar sıkı kontrol mekanizması ve cezalar karşısında hiçbir aklı başında şirket gelip ülkede yatırıma kalkışmaz.

Sonuç olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kuruluş yıllarında başarı ile uygulanmış ve ülkenin yapılandırılması ile gelişmesinde büyük rol almış bulunan bu içe kapanık devletçi ekonomik sistemde, daha sonraları uluslar arası rekabete ayak uydurmak için esneklik sağlanmış ve özel sektör çalışma sahasının genişlemesi yönünde adımlar atılmıştır.

Kapitalizm literatüründe pek adına rastlanmamış isede ülkemizde “Karma ekonomi” diye adlandırılan devlet ve özel sektör paylaşımlı ekonomik sistem, iki kutuplu dünyada 1980 yılı ortalarına kadar uygulanmış, 1984 yılında  Özal iktidarınca “serbest pazar ekonomisi” ne ilk adım atılmış ve 1990 larda Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla dünyaya hemen hemen hakim olan Kapitalizm sistemi sonucunda, kapitalist ülkelerinin baskı ve yönlendirmesiyle 2003 yılında Erdoğan iktidarı, ülkemizde tamamen serbest pazar ekonomisini uygulamaya balatmış ve sistem günümüze kadar süregelmiştir.

Dünyada Kapitalizm sistemi değişmedikçe, ülkemizdede serbest pazar ekonomisinin, petrol gibi devamlı bir gelirin olmayışından dolayı değişmesi mümkün görülmemektedir.
Beğenelim yada beğenmiyelim 1990 lardan itibaren tek kutuplu ve kapitalist sistemin hakim olduğu dünyada dolayısıylada ülkemizde rekabetçi serbest pazar ekonomisi yerini almıştır.

Hızla gelişen ve halkları birbirine yaklaştıran, hatta iç içe getiren iletişim sayesinde, dünyadaki gelişmeleri anında gözlemliyen halk tamamen tüketime yönelmiş ve aynı rahatlığa kavuşmayı, aynı üretim mallarını kullanarak yaşamını güzelleştirmeyi benimsemiş ve bulundukları ülke iktidarlarını  bu yönde çaba göstermeye adeta zorlamıştır. Zaten kapitalizmin amacıda budur.

Dünya ekonomisine yön veren ve kapitalizmin nemasını paylaşan gelişmiş ülkeler, gelişmiş ve devamlı geliştirmekte oldukları ileri teknoloji sayesinde insanların beğenisini kazanan, günlük normal yaşamda yada savaşta yararlanacağı malları üretir, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere, kontrolü kendilerinde olan ve adına para denen bir nesne karşılığı satar, aldığı paraylada o ülkelerin yer altı ve yer üstü zenginliklerine el koyarak, kendi ülke halkının refahını yükselttiği gibi şirket sermayelerinide kat kat artırırlar.

Bir nevi takas türünde işleyen bu mekanizma hiç durmaksızın devam eder ve her defasındada kazanan gelişmiş ülkeler olur. Demokrasi içinde gönüllü sömürü düzeni.

Hal böyle iken ve genelde İslam toplumunu hedef alan bu sömürü düzenine karşı olduğunu ilke edinen CHP ne yapıyor derseniz açıklamaya çalışalım :
1- Günümüz dünyasının artık 1923 ler, 1940 lar dünyası olmadığını bile bile hala, ekonomik açıdan kapitalist düzene  tamamen ters gelen 6 ok ilkelerine sıkı sıkıya sarılarak, üretim araçlarının ağırlıklı olarak devlette olmasını talep ediyor.
2- Özel sektöre evet derken illaki cümle sonuna “ama” “fakat” gibi kelimeleri ekliyor.
3- Hakca düzen, milli gelirin eşit dağılımı, artı emeği işçi - işveren ortak paylaşsın diyor.
4- İşsize iş, aça aş, topraksıza toprak diyor.
5- Yabancı sermayeye evet ama kuruluşlarımızı, toprağımızı satın alarak değil diyor.
6- Avrupa Birliğine evet ama iç ve dış ilişkilerimize karışmamak şartıyla diyor.
7- Biz Atatürk Milliyetçisiyiz, ulusalcıyız, etnik milliyetçiliğe hayır diyor.
8- Demokrasinin ana şartı laikliktir, laikliğin bekçisi ise CHP dir diyor.
9- Yürütme,Yasama ve bağımsız yargı üçgeni tam olarak uygulanmalı diyor.
10- TC. bir hukuk devletidir, kanun devleti olmamalıdır diyor.
11- T.C. Devleti Üniterliğinde taviz verilmez,özerlik yada ayrılık düşünülemez diyor.

 Ve bunlara benzer, herkesin beğenisini kazanacak olan bir çok ekonomik ve siyasal öneriler getiriyor CHP.
Ancak söylemde çok güzel ve Platon’un Ütopyasına benzer bu öneri ve taleplerin günümüz dünya konjektörü içerisinde uygulanabirlilik derecesi nedir, bunun incelemesinde yarar vardır sanırım.

Öncelikle CHP nin bu talepleri uygulayabilmesi için iktidar olması şart, muhalefette kaldığı vede iktidara alternatif bir parti hüviyetini kazananamadığı müddetçe, ne ekonomik ne siyasal nede ülke rejimi konusunda söz sahibi olamaz, söylemleri sadece söylem olarak kalır.

Kırk yılı aşkın bir CHP li vede bir sosyal demokrat olan site Admin’inin, kendilerini  “Sosyal Demokrat Parti” li olarak vasıflandıran, aynı zamanda da “Sosyalist Enternasyonal” gurubuna asil üye olan CHP yöneticilerine naçizane birkaç önerisi var:

1- CHP nin ilk etapta kabulleneceği konu, ülkemizin kapitalizm blok içerisinde bulunduğudur ve ekonomi ile siyaset alanında onun kurallarına göre hareket edilmesi gerçeğidir.
2- Bundan dolayı tüm diğer gelişmiş ülkelerdeki sosyal demokrat partiler gibi, beğenmesede serbest pazar ekonomisini kabullenecek ve yukarıdaki CHP ilkelerinden ilk 7 maddesinde ya oldukça esnek davranılacak yada bazıları tamamen ortadan kaldırılacaktır.
3- İç veya dış özel sektör kurumlarına karşı onları ürkütecek, yatırımlara engel olabilecek hiçbir aksi davranışta bulunulmayacak, tam tersine iç sermaye, diş sermaye ayırtedilmeksizin, gerek yatırımlarda gerekse menkul ve gayrimenkul alım satımlarında yurt içi ve dışında azami kolaylık gösterilmesi için yasalar çıkarılacaktır.
4- Hangi çeşit olursa olsun Milliyetçilik kavramı sermayeyi kesin olarak ürkütür, bilinmelidirki , sermayenin çekindiği hiçbir kapitalist ülkede ekonomik başarı sağlanmaz. Kaldıki Sosyalist Enternasyonale üye bir ülkenin milliyetçilikten söz etmesi ve ısrarcı olması alenen tezat iki farklı düşünceyi kabullenmesi olur.
5- Aynı düzeyde tam bağımsızlık olgusuda ekonomiye sekte vuran nedenlerden bir tanesidir ve günümüz kapitalist ülkelerinde tam bağımsızlık kavramı  hemen hemen anlamını kaybetmiş durumdadır.

Sonuç olarak CHP iktidara gelmek istiyorsa, yukarıdaki maddelerdede belirtildiği gibi özel sektör, iç ve dış sermayelerle ülke kalkınmasının ve refah düzeyinin yükseleceği olgusunu kabullenecek ve bu değişimi parti programında da deklare edecektir.

Halkın gözüne hoş gelen ve yaşamsal alanda kolaylık sağlayan, gelişmiş ülkelerdeki tüm yatırımların (Duble yollar, hızlı trenler, boğaz köprüleri, otobanlar vs.) özel sektör yardımıyla ülkemizde de yapılmasını sağlayacağını, önce vatan görüşünden vazgeçildiğini, önce insanların mutluluğu ve sonra vatanın geldiğini, devlet organları ve çalışanlarının halkın mutluluğu ve refahı için varolduğu gerçeği ve benzeri konuları parti programına dahil ettiği gibi, yapılan tüm beyanat ve toplantılarda bu değişim rüzgarını halkın anlayacağı şekilde dile getirecektir.

Bunlara ek olarak zamanı geçmiş ve demode olmuş hakça düzen, çalışanın hakkı, fakirlik, fukaralık, zenginlik, yoksulluk gibi ucuz sol edebiyatlardan vaz geçilecek, AKP nin yaptığı yenilik atılımlarına bir kat daha yeni gelişmeler eklenecek, esas olan ülke içindeki pasta paylaşımı değil, ülkenin dünyadaki kapitalist pastadan ne kadar pay alacağı vurgulanacaktır.

Tüm bu değişimlerin yapılacağını açıklayıp taahhüt ettikten sonra, AKP iktidarlarınca unutulan yada bilinçli olarak yokedilmesi sağlanan küçük esnafın yeni ve teşvik edici yasalarla diriltileceğini, yok olmuş bir orta sınıfın  tekrar ortaya çıkarılacağını beyan ve taahhüt ederek, halkı bu konularda ikna eden ve inandıran, günümüze kadar iktidar olması mucize sayılan CHP nin iktidara gelememesi mucize olacaktır.

Aksi takdirde, iktidardan düşeceğini aklının köşesine dahi getirmeyen AKP nin, ekonomik gelişmelerle halkın gözünü boyayıp, ülke rejimi üzerinde oynayacağı tehlikeli maceraların ve sonucunun günahı CHP yöneticilerinde olacaktır.

Hafızalarımızı yeniliyelim ve unutmayalım, yıllardır sinsice ve planlı bir şekilde devletin tüm organlarını eline geçiren “The End” felsefesi, zincirin son halkasınıda tamamlamak üzeredir. 
Bu halka, hiçbir zaman dinin alet olarak kullanılmadığı ve kullanılmaması gerektiği  tek kurum olan, Yüce Lider Atatürk’ünde mensubu olduğu, modern ve çağdaş ilkelere sahip ordumuzun gelecekteki kumandanlarını yetiştirdiği Harp Okulu öncesi askeri orta öğretim eğitim programları içerisine sunni İslam ağırlıklı din dersinin alınması planıdır ve bu planda son günlerde gerçekleşmiştir.
CHP yöneticilerinin başlarını iki el arasına alıp tekrar tekrar düşünerek, iktidara gelebilme planlarını bilinçli olarak hazırlama zamanı gelmiş ve geçmek üzeredir.

DİP NOT : CHP nde değişmemesi gereken tek ve en önemli nokta, ajan provakatör olarakda niteliyebileceğimiz bazı köşe yazarları ile gazeteci-yazar sıfatını taşıyan kişilerin “CHP iktidara gelmek istiyorsa dindar kesime kapısını açmalıdır” şeklindeki saçma olduğu kadar partiye karşı bir tuzak olan görüşü dikkate alıp, dinin siyasete alet edilmesine izin vermeyişi olacaktır. Bu aşağılık oyunu benim gibi sıradan bir vatandaş anladıysa CHP yöneticileri çoktan farkına varmışlardır zaten.

Şayet o yazarların ifade ettikleri düşünce gerçek olsaydı, rahmetli Erbakan yıllarca başbakanlık yaptıktan sonra göç ederdi öbür dünyaya. Erbakan’ın tek başına iktidar olamamasının nedeni, ne dindarlar nede iç siyasi olaylardır. Sebeb sadece ve sadece Ekonomide ağırlığı devletçiliğe vermesi ve ABD ile gelişmiş batılı ülkelere halk tabiriyle kafa tutmasıdır.

BENZER KONULAR :
Kemal Kılıçdaroğlu Profil
CHP ve Kılıçdaroğlu
Herkes İçin CHP
CHP ve İktidar
CHP Kurultayından Beklenenler
CHP nde Ne Değişti.
CHP nin Başarısızlığı (Yorumlar)
CHP ile MHP Elele.
CHP , 6 Ok ve Kapitalizm.

ETİKETLER : KEMAL KILIÇDAROĞLU - CHP - THE END - GÜLEN - DEVLETÇİLİK - DUBLE YOL - SOSYALİST - ENTERNASYONAL - SERBEST PAZAR EKONOMİSİ




Bizi Takip Edin

Share

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK