.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

3.3.13

0
Müslüm Gürses Yaşama Veda Etti.


BABA LAKAPLI ARABESKin USTASI ECELE YENİK DÜŞTÜ

Yaptığı müziği, bestelerini, şarkı yorumlarını beğenir yada beğenmeyiz ama insancıl tavrı, dostluk ve arkadaşlığı ile mütevazi yaşam ve yaklaşımı bakımından değeri tartışılmaz insan, halk tabiriyle acıların adamı Müslüm Gürses, 4 aydır verdiği yaşam mücadelesini ne yazıkki kaybetti ve bu gün 3.Mart.2013 Pazar sabahı genç sayılacak bir yaşta (59) yaşama veda etti.

45 Yıl müzikle iç içe yaşamış olan Gürses, kendi besteleri yanında özellikle son yıllarda bazı pop ve rock tarzındaki parçalarıda repertuarına katarak kendine has yorumuyla seslendirdi.
Bu şarkılardan Teoman’ın Paramparça, Nilüfer’in Olmadı Yar, Tarkan’ın İkimizin Yerine adlı parçaları çok sevilen yorumlarındandır.
Gürses şarkıcılığın yanı sıra 1979 yılında ilk defa kamera karşısına geçmiş ve İsyankar adlı filmiyle sinema hayatına girmiş toplam 38 filmde rol almıştır.

Gerçek ismi Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7.Mayıs.1953 de Şanlıurfa’ya bağlı Halfeti İlçesinin Fıstıközü Köyünde kerpiç bir evde doğdu. 
Bölgede alışageldiğimiz çok çocuklu ailelerin aksine sadece üç çocuğu olan, arada türkü söyliyen, bağlama çalan, rençberlik yaparak geçimini sağlamaya çalışan fakir bir aile reisi Mehmet Akbaş’ın biri kız üç çocuğundan biriydi.
Çocukluğunun ilk yılları Urfa’da geçen Gürses’in ailesi , ekonomik nedenlerle Adana’ya göç eder. Fakirlik buradada kendisini hissettirdi anne Emine ve küçük kardeşleri Ahmet ile Zeyno üzerinde.

Terzi çıraklığı, kunduracı çıraklığı derken 12-13 yaşlarında Adana’de çay bahçelerinde şarkı söylemeye başlayan Gürses, bu arada müzik dersleri için Halkevleri’nede gitmeye başlamıştı.
Nihayet onun gelecek yaşamına damgasını vuracak olan bir yarışma çıkar karşısına yıl 1967 de, yaşı henüz 14 dür. Adana Aile Çaybahçesindeki yarışmayı birinci olarak kazanır Gürses.
Ardından Çukurova Radyosu’nda çalışmaya başlar ve Gürses soyadıda burada çalışırken verilmiştir kendisine.

Gürses artık yolunu çizmiştir, onun gelecek yaşamı müziktir, kendisiyle yapılan bir röportajda o dönemle ilgili olarak şöyle konuşmuştu:
“İlkokulu bitirdim, gerisi yok. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım Halkevine gidiyordu, bende gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum”

Henüz 15 yaşını doldurmuş iken 1968 yılında Adana’da ilk 45 liğini yaptı Gürses ve “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” türküleri vardı bu 45 likte. Adana Ömür Plak basımı oln bu plağın devamı gelir ve toplam 4 adet 45 lik yapar Gürses, sonrasında da İstanbul’a gider.

İstanbul’da birçok firmayla çalışarak piyasaya sürdüğü onlarca 45 likler, ülkenin her yerinde aranır durumdadır artık. Bunlardan Palandöken firması eşliğinde çıkardığı “Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma” 45 lik plak 300 bin satarak rekor kırmıştır.
Müslüm Gürses’in yaşamında iz bırakan talihsiz ve üzücü iki olay vardır.
Bunlardan birincisi 1978 yılında Tarsus’tan Adana’ya şoförünün kullandığı özel otomobiliyle giderken geçirdiği ölümcül kazadır.
Kazada şoförü olay yerinde ölmüş, Gürses’in ise alın kemiği tamamen parçtalanmış şekilde araçtan çıkarılmış ve ikiside ölmüş diye en yakın hastaneye sevkedilmiştir. Hastanede Gürses’in hala yaşadığı anlaşılmış ve tedavisine geçilmiştir.

Sanatçı bu olayı şöyle anlatır :
“O kazada şoför öldü, benide öldü sanmışlar zaten… Sonra alıp hastaneye götürmüşler… Ben ölümü yaşadım aslında, bana göre yeniden hayata dönmüş olmam Allah’ın bir lütfudur. Alın kemiğim un gibi dağıldığı için, beynin korunması amacıyla kemik yerine özel bir plaka yerleştirilmiş, en ufak bir darbede ölebilirim yada kör kalabilirim bu yüzden.

O korkunç kazadan sonra koku alma duyumum tamamen yok oldu, hiçbir kokuyu alamıyorum ne yazıkki şimdi. Çok kuvvetli parfümler ispirto kokusu gibi geliyor bana… Ayrıca işitme duyumumda %50 oranında kayboldu, çok ağır işitirim, neyse bunada şükür, yaşıyoruz işte.”

İkinci üzücü olay ise bir aile trajedisidir. Babası ile hiç görüşmediğinin sebebide bu korkunç olaydır aslında.
Müslüm İstanbul’da iken babası Mehmet Aktaş, eşi Emine’yi yani Gürses’in çok sevdiği annesini öldürmüştür. Bu olayın ardında bir daha baba oğul yan yana gelmezler.Baba cezasını çekip cezaevinden çıkmış, Urfa’ya dönmüş ve tekrar evlenmiştir.

Gürses küçüklüğünden beri hayranlıkla filmlerini izlediği Muhterem Nur ile 1980 lerde bir turnede tanışır, Nur’un eski şaşaalı günleri yoktur artık, turnelerle geçimini sağlamaktadır. Çocukluktan kalan sevgisini unutmayan Gürses Nur’a evlenme teklif eder ve evlenirler. 

Bu evlilik Muhterem Nur için, sonu belirsiz yaşamından kurtuluş olmuştur aslında ama Gürses için önemli olan geçmişteki duyduğu hayranlıktır ve evlilikleri ölümüne kadar mutluluk içinde sürüp gitmiştir.
Çok genç ve en verimli çağında aramızdan ayrılan değerli sanatçı ve insan Müslüm Gürses’e nur  içinde yatsın demekten başka ne denilebilirki.










Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK