.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

13.8.12

0
Kaçırılan Liseli, Aslı Kızımız Bulundumu


KISSADAN HİSSE. TAŞLAR YERİNE OTURUYOR

Hatırlayacaksınız sevgili izleyicilerimiz, Haziran-2012 ayında “ Kaçırılan Kız Aslı” kategori başlıklı bir makale yayınlamıştık.
Olay Sakarya-Karasu’da geçiyordu. Siyasi, mali ve uhrevi açıdan bakıldığında dört dörtlük bir aile ama eşlerini, yaşlarına bakmaksızın kız kaçırma şeklinde edinmeyi gelenek haline getirmişler. Dindar geçindiklerinden dinide kendilerine göre gayet güzel yorumlamışlar, buluğ çağına gelmiş 12-13 yaş üstü kız çocuklarının eş seçilmesinde sakınca görmemişler. İşte bu okumuş yazmış ailenin okumuş yazmış öğretmen çocuğuda, ilköğretim okulunda ders verdiği 15 yaşındaki öğrencisini kaçırıyor yani Aslı’yı.

Olayın en ilginç tarafıda, ailenin okumuş yazmış diğer doktor çocuğu ise kızın ailesine, şikayetçi olursanız on yıl geçse kızınızı göremezsiniz diye tehdit etme cüretini gösterebiliyor, kendine göre haklıdır belki, güvendiği yerler vardır bilemeyiz ama gerçek şuki olay medyaya intikal ettiği vede hergün arandığı halde Aslı kızımız bir türlü bulunamıyor.

Diyeceksinizki bu konuyu ikinci defa niçin gündeme getirdiniz. Nedenini şimdi açıklayacağım konuyu iyice altını çizerek okursanız sanırım fark edeceksiniz ve taşların yerine oturduğunu göreceksiniz.

Milliyet Gazetesi köşe yazarlarından Tolga Şardan günümüzde sıkça yaşanan bir konuyu kaleme almış ve yorumda bulunmuş. 
Görsel basın gerek reklam alamama korkusundan gerekse Sn.Başbakanımızın Kasımpaşa’lı edasıyla yaptığı konuşmalardan vede el kol hareketlerinden çekindikleri için bu tür konularda pek yorum yapamazlar, onların görevi iktidar sözcülerinin beyanatlarını anında yayınlamak, yanlışda olsa doğruda olsa, doğru olduğu izlemini yaratacak şekilde haber yapmaktır, öyleya büyüklerimiz ne söylerse doğru söyler tekerlemesi inanışımızada uygun değilmi. 

Daha dün ilahiyat kökenli bir Başbakan Yardımcımız düşürülen uçak konusunda “vatandaşlarımız basından sağdan soldan gelen haberlere inanmasın, inanacakları tek mercii Hükümet ve onun kurumları tarafından verilen beyanatlardır” dememişmiydi. 

Bunları basın açıklamasında söylerken kaç tane muhabir çıktıda hayır beyefendi doğru heryerde doğrudur, biz doğruluğuna kanaat getirdiğimiz şeylere inanırız diyebildi, diyemez desede, o sözü orada kalır yayınlanmaz. Eskiden iktidarın borazanlığını yapan sadece bir Tv.kanalı vardı şimdi onlarcası var hep bir ağızdan sırada.

Tek tesellimiz yazılı basında, Silivri’ye kapatılmayı göze alarak bazı gerçekleri korkmadan, çekinmeden haber yapan Tolga Şardan gibi cesur ve yürekli gazetecilerimiz olması. Gerçi yurdumuzda gazete okuma alışkanlığı pek yok ama olsun hiç olmazsa tek seslilikten kurtuluyoruz.

Konumuza gelirsek : Tolga Şardan’ın makalesine göre)
Saygıdeğer bir profesör, saygıdeğer demek zorundayım çünkü profesör anlamının öğretmen, öğretici demek olduğunu biliyoruz, bizlere sorgulama kavramını aşılayanlarda saygıdeğer öğretmenlerimizdir.
Anılan profesör özene bezene derleyip toparlamış, kitabın önsözünde kendi ifadesiyle “Bu eser çala kalem, bir anda makaslanarak yazılmış bir çalışma değil. Denizde inci ararcasına uzun bir birikim, titiz bir çalışma ve emeğin ürünüdür”  dediği Hasılı Kelam (Sözün Özü) adlı bir kitap yazmış ve bu kitap kitapçılardan ziyade satılmak üzere Polis Akademisi ve Polis Okul kantinlerinde satışa sunulmuş.
Buraya kadar her şey normal, kendisine güvenen, yeteneği olan herkes kitap yazabilir, yayınlatır vede istediği yerde satışa sunabilir. Önemli olan kitaptaki özlü sözlerin bazılarının anlamı ve neden bunların özel söz olarak seçildiğidir.

Şimdi ilginç olan bu özlü sözler nelermiş bi görelim :
-Batı, terbiye edilmemiş attır.
-Bürokrasi, demokrasinin yabanisidir.Demokrasi, vasat insanlar yönetimidir.
-Demokrasi bir sağduyu rejimidir, sol kulağını kapatırsan sağduyulu olursun.
-İslami demokrasi, çoğunluğa değil çoğulculuğa dayanır.
-Türk olmak kader, Müslüman olmak ise bir takdirdir.

-Et yiyenler, her zaman ot yiyenlere hükmeder.
-Anayasa, gizli bir devlet yapılanmasıdır.
-Türkiye’de anayasa yok, paşa yasa vardır.
-Askeri bir anayasa ile ancak asgari bir demokrasi olabilir.
-Türk anayasaları, daha ilk kabul edildiği gün eskimeye başlar.

-Türk anayasaları, insanları kul, toplumuda potansiyel suçlu sayar.
-Dürüst medyaya sahip olan ülkelerde askeri darbeler olmaz, çünkü darbeleri teşvik ve tahrik eden medyadır.
-Türkiye’de yargı, hukukun değil devrimlerin koruyucusudur.
-Türk yargısı bağımsız değil, bakımsızdır.
-Devletin derini olmaz, milletin derini olur.

-Laiklik din dışı bir hayat şeklidir.
-Laiklik, imanın yerine aklı egemen kılmaktır.
-Laiklik, din ile devletin değil, devlet ile kilisenin ayrılmasıdır.

-Türk inkilabı kitapsız(dinsiz), aydınları da Allahsızdır.
-Entelektüel, Türk toplumunda itirazın adıdır.
-Dinsiz insan, dengesiz ve densiz insandır.
-Savaşta ölmek, kişiyi şehit yapmaz, şehidi şehit yapan inancı ve ölüş sebebidir.
-Fakirlik fikirsizliktir,fakirin aklı olsa ,fakir olmazdı.

-Erkeğin göbeklisi,kadınında bebeklisi makbuldür.
-İşin eve, avradın ere, paranında ele yakını makbuldür.
-Bal arıdan, kavga karıdan olur.
-Kadının cihadı, eşiyle güzel geçinmesidir.

-15 inde kız ya erde, ya yerde olmalıdır.
-Tarlayı taşlı yerden, kızı gardaşlı yerden al.
-Karısını aldatan adam, herkesi aldatır.

-Malı ile cömertlik edenler şerefli, bedeni ile edenler şerefsizdir.
-Müslümanın kocası koç, Müslüman olmayanın kocası hiç olur.

Ve daha birçok değerli! Vede gıymatlı! Vede unutulmaz! Sözler.

Bu bilimsel kitabı kaleme alan Profesörün kim olduğunu, kendisini çok seven, sayan, takdir eden ve aynı felsefede yazılar yazan, laiklik ve Atatürk Devrimlerine alenen karşı olduklarını belirten basında, köşe yazarlığı yapan yazarın makalesini kaynak alarak açıklayalım:

Prof.Dr. Remzi Fındıklı,”Who is the president of police academy” (Yazar, profesörün kimliğini aynen böyle yazmış) yani Polis Akadesi’nin yeni Müslüman vede dindar başkanı.

Remzi Hoca, Polis Akademisi’nin ilk üç profesöründen birisidir. Ali Şafak, Ali Birinci ve Remzi Fındıklı.
Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Remzi Hoca, 1988 yılında Polis Akademisine yardımcı doçent doktor olarak girmiş ve 2000 yılında profesör olmuştur. Başbakan Erdoğan’nında İmam Hatip Lisesi’nden sınıf arkadaşı olmasına vede çok samimi olmalarına rağmen, hiçbir zaman makam peşinde koşmamıştır.

Son defa 2010 yılında atandığı GBE (Güvenlik Bilimleri Enstitüsü) Müdürü iken Akademi Başkanı Prof. Zühtü Aslan’ın Anayasa Mahkemesi Üyeliği’ne seçilmesinin ardından 26.Haziran.2012 tarihinde Akademi Başkanlığı’na atanmıştır.

Evli ve kurallara uygun olarak 3 çocuk sahibi olan Remzi Hoca, ayrıca Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu ve Çalışma Bakanlığı Yüksek Hakem Kurulu üyeliği görevlerinide yürütmektedir. Tahminim odurki Remzi Hoca nın gelecekteki görevi Anayasa Mahkemesi üyeliği olacak gibi, temayüllere göre.

Şimdi sanırım anlamışsınızdır taşların yerine nasıl oturduğunu. 15 Yaşındaki Aslı’nın neden bulunamadığını, Aslı’nın ailesini tehdit eden doktorun, bu cüreti nereden aldığını, özellikle son yıllarda kadın ve kızlarımız üzerindeki baskıların sebebini, küçük  yaştaki kız çocuklarının zorla kaçırılarak imam nikahı saçmalığı altında, birinci hatta ikinci eş olarak eve kapatıldığını fark etmişsinizdir.

Nede olsa Türkiye Cumhuriyeti, laik, demokratik bir hukuk devletiymiş, vatandaşlar kadın ve erkek özgürmüş artık. Demokrasiyi ve özgürlüğü sadece dini uygulamalara endeksleyen bir iktidarın, hukuk anlaşıyı, demokrasi anlayışı, özgürlük anlayışı bu kadar olur işte.

Ne buyurmuşlardı TC.Hükümeti’nin Başbakan Yardımcısı Sn.Bülent Arınç, Isparta/Eğridir’de “9 uncu Birlik ve Beraberlik Günü” kutlamalarında, Saidi Nursi’yi göklere çıkarırken “Kur’an’ın hakikatini yaşamak isteyen insanlara gerici ve yobaz gözüyle bakılır, tesbihler, takkeler, Kur’an’lar suç aleti olarak toplanırdı(Bayağı abartmış, böyle bir toplama olayını ne gördüm nede duydum) Çok şükür o günler çoktan geçti. Artık Türkiye’de özgürlük var, hürriyet var, gerçekler apaçık ortaya çıktı. Güneş çıktı, zulmet dağıldı”

Sevsinler böyle özgürlüğü, böyle hürriyeti ve böyle demokrasiyi.










Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK