.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

13.7.12

0
CHP ve İktidar


CHP, İKTİDARLAR İÇİN NEDEN ALTERNATİF PARTİ OLAMIYOR.

Halk arasında bir söz vardır “Devir sana uymuyorsa sen devire uyacaksın” Süper güç Sovyetler birliği dağılmış, Çin ise kapitalizme kucağını açmış iken Türkiye gibi az gelişmiş bir ülkede iktidar olmak isteyen bir parti çıkıpda  hala ben kapitalizme karşıyım, liberal ekonomiyi benimsemem derse o parti bırakın iktidar olmayı, ana muhalefete talip bir parti ortaya çıkınca ortalıktan yok olmaya mahkumdur. Şükredelimki şimdilik öyle bir parti yokda CHP ana muhalefette kalmaya devam edebiliyor.

Türkiye’ye bir bakalım, dünyanın neresinde hangi blok içerisinde, herkesinde bildiği gibi  ülkemiz kapitalizmin ağababası sayılan ABD ve batı bloku içinde tabiatıyle.

Böyle oluncada ya içinde bulunduğun sistemin kurallarına göre hareket edeceksin yada çıkacak Kuzey Kore, Küba gibi içine kapalı bir ekonomik sistemle idare edilen devlet olacaksın. Buda olmayacağına göre halk deyimiyle elmecbur kapitalizm içinde liberal politikalar uygulamak zorundasın.



Bu mecburiyet zaten Türkiye’nin tabi olduğu askeri, siyasi, ekonomik kuruluşlar nedeniylede geçerliliğini koruyacaktır.
Nelerdir bu kuruluşlar dersek :
1- Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Üye.
2- Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Katılımcı.
3- D-8 Kurucu Üye.
4- Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) Kurucu Üye
5- Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Üye.
6- Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalş.Grp.(FATF)Üye.
7- Karadeniz Ülkeleri Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (BSEC) Kurucu Üye.
8- Uluslar arası Para Fonu (IMF) Üye.
9- Karadeniz Deniz İşbirliği Görev Grubu (BLACK SEA FOR) Kurucu Üye.
10-Kuzey Atlantik Antlaşması (NATO) Üye.

CHP 6 OKLARI :
Hemen hemen tamamında Kapitalizm kokan bu kadar kuruluş içerisinde, CHP nin 6 Okla temsil edilen, sadece ülkemizde değil tüm dünya halklarıncada takdirle karşılanacak olan ilkeleri nasıl yer bulacak, nasıl uygulanacak, esas önemli olanda bu soruya yanıt bulmak olacaktır.
CHP nin 6 okla temsil edilen ilkelerini ve bu ilkelerin günümüz kapitalist sistemde uygulanabilirliğini irdeliyelim.


Cumhuriyetçilik :
Cumhuriyetçilik kavramının esasında ve açılımında kabül görmiyecek hiçbir tarafı yoktur.Günümüzde ve gelecekte her sistem içerisinde itiraz edilemez niteliktedir.

Milliyetçilik :
Üzülerek söylemek isterimki CHP nin belini büken, %25 oylarda sabitleşmesini sağlayan ilkelerden birtanesi. 60-70 yıl öncesi geçerli ve çok güzel bir ilke ama artık günümüzde sadece milliyetçilik çizgisindeki uç partilere kalmış kavram. Gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında pek sempatik yönü kalmamış bir kelime.Şöyleki hem bu kadar anlaşmalar içinde bulunacaksınız, hem Sosyalist Enternasyonale katılacak, Avrupa Birliğine girme sevdasında bulunacaksınız, ayrıca kendi kanunlarımızın üstünde tutulan Evrensel İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını benimsiyeceksiniz ve arkasındanda milliyetçilik nutukları atacaksınız, olmaz böyle bir politika eşyanın tabiatına aykırı bir olay.

Halkçılık:
Siyasal meşruiyetin temelini halkla bulabilmektir der CHP, güzel bir terim ama bunun arkasına emeğin gücü, emekçinin ve orta sınıfın iktidarı (ki orta sınıf kimdire cevapta bulunamaz) dediğiniz anda, siz merkez sol parti değil sosyalist parti olursunuz. Tüm özel sektörü karşınıza alırsınız, bu günkü durum gibi, dolayısıyla kapitalist sistem içinde  sosyalist politikalar uygulamaya kalkarsınız, ozamanda oy potansiyeliniz bir puan dahi ileri gitmez gitmiş olsada iç ve dış güçlerce engellenirsiniz.

Devletçilik:
6 Okun asıl devletçilik ilkesi geçerliliğini yitirmiştir artık. Devlet sadece Savunma, sağlık, eğitim ve iç güvenlikte geçerlidir. Devletin asli görevleri içine asla ekonomi alanında üretim yapma, üretime katkıda bulunma gibi görevler girmez. Devletin ekonomi alanındaki görevi,  işçinin, emeğin,işverenin  savunulması olmamalı, bu gibi ilişkiler serbest ekonomi alanında kendi yerini bulur, devlet burada iç ve dış yatırımların nasıl ülke içinde yaygınlaşağını, yaygınlaşması için alt yatırımları ve yatırıma özendirmenin yollarını araştırmalı ve bulmalıdır.

Özcümle olarak özetlersek CHP felsefesine ters düşecek olsada devlet her halikarda ekonomi alanında Liberal sistemi kayıtsız şartsız kabul etmek zorundadır.
Burada takdir edilecek bir cümleye değinmeden geçemiyeceğim. “Yurttaş devlet için değil, devlet yurttaş için vardır” çok güzel bir yaklaşım ama bir soru geliyor arkasından ozaman : Önce  yurttaş yani insan varsa, devletin ana öğesi vatan hakkında dağlara taşlara yazılan “Önce Vatan” ibaresi silinecekmidir.

Laiklik:
Demokrasinin, özgürlüğün temel taşı laikliktir, laiklikten taviz verilmesi asla beklenilemez ama onun korunmasıda laiklik nutukları ile gerçekleşmez. Kaldıki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Dini İslam’dır diyen 1924 Anayasası uyarınca 3.Mart.1924 de kurulan ve Suni Müslümanların tekeline bırakılan, 88 yıl geçmesine rağmen hiçbir değişikliğe uğramayan Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan sonra henüz ismi telaffuz dahi edilmeyen laiklik ilkesinin sınıfta kalacağı belli olmuştur.

10.Nisan.1928 de “Devletin Dini İslamdır” ibaresinin kaldırılması ve 5.Şubat.1937 de ise “Türkiye Cumhuriyeti Laik bir Devlettir” ibaresinin Anayasa’ya girmesinin ardından benimsenen laiklik ilkesi, Diyanet İşleri Bşk.lığının tutumu nedeniyle yinede sınıfı geçememiştir.
Bunun nedenide çok iyi bir niyetle kurulan ve dinler arasındaki uyumu, her inanışın serbestçe yerine getirilmesi gibi görevleri üstlenmesi gereken Diyanet İşl.Bşk.lığının, Devletinde desteği ile sadece Sunni İslam tekelinde kalması ve diğer inanışlar üzerinde adeta bir baskı grubu gibi kendisini göstermesidir. 

Öyleki resmi olsun, gayriresmi olsun onlarca internet sitesini araştırma için ziyaret etmeme rağmen, geçmiş 88 yıl içerisinde ne tek partili nede çok partili dönem içerisinde, Diyanet İşlerindeki yetkili görevlerde sunni İslam dışında hiçbir din yada inanıştan birini göremedim.

Bırakınız 1955 yılı 6-7 Eylül olaylarından sonra “Türkiye Türklerindir” gibi kafatascı zihniyetle tamamını silip attığımız diğer din mensuplarını, kendi dinimiz içinde ayrı bir inanış sahibi olan Alevi’lerdende hiç kimse yoktu bu devlet kuruluşunda.
CHP nin laiklik konusunda ağırlık vereceği bir konu ise Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Sunni İslam tekelinin kaldırılması olmalı, kurumda kesinlikle her inanışdan temsilci bulunmasının önü açılmalıdır. 

Devrimcilik:
CHP en büyüt hatayı ve tezatlığı devrimcilik ilkesinde yapmıştır bugüne kadar. Devrim ileriye dönük değişim demektir, değişimde adına sol denilen felsefenin ana ilkesi diyalektiğin değişmez öğesidir. Hal böyle iken bugüne kadar CHP nin Atatürk Devrimleri’ne saplanıp kalmasını kimse haklı gösteremez. 
Ne yazıkki bir aymazlık örneği CHP her zaman bilerek yada bilmiyerek tüm yeniliklerin karşısında bulmuştur kendisini. Fakir, fukara, emek hikayesi altına sığınarak, sadece felsefesi gereği kapitalizme, liberal ekonomiye karşı tavır koymak uğruna düşmüştür bu hataya. 
Oysaki devrimciyim diyen, değişimden yana olan siyasi partilerin önceliği, halkın yararına, rahat yaşamına dünyada ne gibi gelişimler varsa onları ülkesine getirmektir, üretebiliyorsa üretmektir, Atatürk’de devrimleriyle böyle yapmamışmıdır.

Dünleri hatırlayalım, basit iki örnek vereceğim, boğazdaki köprüler yapılırken, otoyolların inşaatına başlanırken ortalığı ayağa kaldıran CHP kurmayları ve CHP li olan bizlerdik, ama şimdi geriye doğru bakıyorumda hata etmişiz. O köprülerden, o otoyollardan rahatlıkla gelip geçen yinede bizleriz ve o gün karşı geldiğimiz bu tesislere iyiki yapılmış diyebiliyoruz.

Çarpıcı bir örnek daha vermek istiyorum, Özel bir Tv.kanalı olan Star TV. kurulurken yine CHP li olarak bizler karşı çıktık, anayasaya aykırıdır dedik, cevap olarak anayasa bir defa delinmişte ne olmuş cevabını aldık ve ilk özel Tv. Kanalı yayına geçti. Arkasından mantar gibi çoğaldı ve bu günün görsel medyası ortaya çaktı. 

Karşı çıkıştaki haklılığımızı hala anlamış değilim, iktidar kontrolünde bir Devlet TV.kanalı, muhalefete tamamen kapalı ve biz hala özel kanallara karşı geliyoruz, acaba diyorum bu kanalların açılmasını engellemiş olsaydık, sayın CHP eski ve yeni kurmayları, başkanları hangi kanaldan kendilerini ifade edeceklerdi, uzaydanmı yayın yapacaklardı. Bu konuda haklılığımızı değilde haksızlığımızı kabul edelim artık.

Buraya kadar CHP nin felsefesini, bu felsefeyle yerinin neresi olacağını, mevcut iktidara alternatif duruma gelip, tek başına iktidara gelmese dahi hiç olmazsa bu alternatiflik etkisiyle nereye gittiği ayan beyan belli olan iktidarı biraz olsun nasıl frenliyeceğini, çoğunlukla tek başına iktidara gelebilmesi için ne gibi değişimlere cesurane bir şekilde adım atması gerektiğini açıklamaya çalıştık.

Aksi takdirde hiçbir etkisi olmayan, sadece ana muhalefet partisi ismi altında bir kurum olarak kalacağını söyledik.
Böyle oluncada karşısında alternatifini görmeyen iktidarın, ülkeyi geri dönülmez rejimlere doğru sürükleme sevdası önlenemiyecektir.

VE BÜLENT ECEVİT :
Diyeceksinizki madem durum böyle ise Ecevit nasıl iktidar oldu, iktidar değilde koalisyonla nasıl Başbakan oldu ve ülkeyi yönetti. 1970 lerde Halkın çocuğu olarak ortaya çıktı ,Genel sekreter iken Parti başkanı İnönü’ye karşı gelerek kendi partisini kurdu, gelecek ufuklara doğru anlamını taşıyan mavi gömlek ve özgürlük simgesi güvercinlerle atağa kalktı ve “Toprak işleyenin, su kullananındır” sloganı ile %40 lara varan oy alarak iktidara talip oldu ve hükümeti kurdu.

Orta yaştakiler hatırlarlar, ilk icraatı üretimi kısıtlanan afyon bitkisinde, tüm batılıların karşı gelmesine rağmen ekim sınırlamasını kaldırdı, serbest üretime geçilmesini sağladı.(Sonraki seçimlerde Afyonkarahisar bölgesinden aldığı oyların  yüzdeleri niçin serbest bıraktın anlamını taşımaktadır ne yazıkki)

İkinci icraatı ise Kıbrıs harekatı ve başarısıdır, tüm halkımıza gurur yaşatan bu başarılı olayın ise yine ne yazıktırki diyeceğim, bundan sonraki seçimlerde de yine niçin yaptın dercesine Ecevit’in oylarını tamamen düşürmüş, taki 2000 li yıllarda yüzde yirmilerin biraz üzerinde oy alarak Başbakan oluncaya kadar.

Bu iki hükümetin sonuçlarına bakacak olursak, birincisinde kapitalist ülkeler sınıfında görünen Türkiye gibi bir ülke içinde, emperyalist güçlere rağmen, kaptalizmin kurallarına uymayan bu yaramaz halk çocuğunun tasfiyesi kararı alındı resmi olmayan gizli ekonomik kısıtlamalarla ülkenin ekonomisi sarsıldı, yokluklar baş gösterdi, krediler kapandı sonundada bu ekonomik krize fazla dayanamayan hükümet düşürüldü. Buda yetmedi böyle bir partinin ve seçmeninin kapitalizm için zararlı olacağı düşünüldü, bunun yanı sıra ABD nin Yeşil Kuşak teorisininde tehlikeye düşeceğini hesaplayan güçler,bir askeri darbeyle tüm bu tehlikelerin yokedilebilmesi için düğmeye bastılar ve ülkeyi kangölüne çevirdiler. 

Ülkenin tamamı adeta olağan üstü uygulamalarla idare edilmeye başlandı, Sıkıyönetimler ilan edildi ve Komutanlarına sınırsız yetkiler tanındı ama birtürlü kan akması durdurulamadı, taki 12.Eylül.1980 günü gece yarısı ordu yönetime el koyuncaya kadar. Ne gariptirki okadar büyük yetkilere sahip aynı ordunun sıkıyönetim yetkililerinin birtürlü durduramadığı kanlı terör olayları, ordunun yönetime el koyduğunu radyodan ilan etmesiyle anında son buldu.

Ecevit’in ikinci hükümetinin ise nasıl başarısızlığa uğratıldığı  ayan beyan ortada, yine ekonomik bunalım, yeni yeni kemer sıkma kararları. Şükredelimki 80 öncesi olaylar görünmedi ama sebebi nedir bilinmez sapsağlam bir Başbakan neredeyse yürüyemez duruma geldi.(Bu da apayrı irdelenmesi gereken ilginç bir konu)

Sonuç olarak sevelim, sevmiyelim unutulmaması gereken bir gerçek var :

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, DÜNYADAKİ KAPİTALİST BLOGDA YERİNİ ALMIŞ, LİBERAL EKONOMİ SİSTEMİYLE GELİŞMEYE ÇALIŞAN BİR ORTADOĞU ÜLKESİDİR.
ÜLKE YÖNETİMİNE TALİP OLACAK AKTÖRLERİN OYUNLARINI, MEVCUT SİSTEM KURALLARI İÇİNDE  GERÇEKLEŞTİRMELERİ GEREKECEKTİR.

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ :

Kıssadan Hisse
40 Yıllık CHP liyim derlerya, bende onlardanım çınar ağacı misali ama körolası şeytanda rahat durmuyorki arada dürtüyor işte :
Kemal Kılıçdaroğlu'nu her yönüyle takdir etmemek hataların en büyüğü olur. Efendiliği, bilgeliği, dürüstlüğü, yaşam tarzı, geçmişiyle saymakla bitmez. İlk çıkışında kendilerini Erdal İnönü'ye benzetmiştim biraz. Velhasıl adam gibi adam dedikleri tipten, dört dörtlük bir insan.

Bu madalyonun bir yüzü, siyasette birde madalyonun arka yüzüne bakalım.
Liberal ekonomide özel sektör ekonominin baş aktörüdür. Nedir bu özel sektör dersek, ticaret, üretim, hizmet, finans, pazarlama ve benzeri dallarda faaliyet gösteren, vergi mükellefliğine haiz özel ve tüzel kişiliklerin meydana getirdiği bir grup. Özel olarak küçük ticaret erbabından, büyük şirketlere, holdinglere kadar uzanan bir ticari yelpaze.

Kimlerden çekinir bu özel sektör denen kuruluşlar, hata yapmamak için çırpınır durur, söyliyeyim ama kimsede çıkıp yok be kardeşim olurmu öyleşey demesin, gerçek bu sıralıyorum :
Vergi Daireleri- SSK- Bağkur- Çalışma Müd.lükleri.

Veeee Şimdiiii çok sevdiğim saygı duyduğum Sn.Kemal Kılıçdaroğlu'nun mesleki yaşam geçmişine bir göz atalım :
-Maliye Hesap Uzmanı Yrd.
-Maliye Hesap Uzmanı
-Maliye Gelirler Gn.Müd.de Daire Bşk.
-Maliye Gelirler Gn.Müd.Yrd.
-Bağkur Genel Müd.
-S-SK. Genel Müd.
-Çalışma ve S.G.Bakanlığı Müsteşar Yrd.
-Kayıt Dışı Ekonomi İhtisas Komisyon Bşk.
-İş Bankası Yönetim Kurulu Üyesi.
-H.T.Üniversitesinde Öğ.Görevlisi.
-1994 Ekonomik Trend Dergisi Yılın Bürokratı Ödülü.

Ben bir şey demedim, demekte istemedim, sadece şeytan söyletti. Eskiden beri bazı olaylarda günah keçisi aramaya pek meraklıydık, hangi taşın altında bu yaramaz deyip taşları kaldırmaya başlardık.
Ben taş maş kaldırmayacağım sadece sesleneceğim : Be hey ünlü vede isim yapmış CIA kardeşim, sen hala buralardamısın.

BENZER KONULAR :
Kemal Kılıçdaroğlu Profil
CHP ve Kılıçdaroğlu
Herkes İçin CHP
CHP Kurultayından Beklenenler
CHP nde Ne Değişti.
CHP nin Başarısızlığı (Yorumlar)
CHP nde Belirsizlik ve Karmaşa
CHP ile MHP Elele.
CHP , 6 Ok ve Kapitalizm.

ETİKETLER : 12 EYLÜL DARBESİ - YEŞİL KUŞAK - KIBRIS HAREKATI - HAŞHAŞ EKİMİ - 6.7.EYLÜL OLAYLARI - DİYANET İŞLERİ - SUNNİ İSLAM

vedette_banner vedette2 Image Banner

Sevgiliergunu Image Banner 728 x 90

Siberailem_banner kirmizi120x600 Image Banner


Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK