.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

19.4.12

0

Köpeğe İşkence



İNSAN OLMAK yada OLMAMAK

Bir gün önce TV.ekranlarında video ya alınmış bir haber. Olay köy yolu üzerinde bulunan köprüde geçiyor.
Köprü üzerindeki insan ! Boynundan zincirle bağlı köpeğini nehire atmış, sözde hayvancağızı yıkıyor. Görüntüye göre bu yıkama değil resmen işkence. 
Zira köpeğin boğulma korkusuyla çırpınmasına karşılık o insan! Zincirle köpeği devamlı sağa sola çekerek işkenceye devam ediyor, tabiatıyla hayvancağızda boğazında kalın zincir ölmemek için çırpınmaya devam ediyor ve tesadüfen ordan geçen birinin cep kamerasına olay kaydediliyor.
         Bu insan bir dostu köpek
Ne yapıyorsun sen diye gelen soruya ise, gülerek diyemiycem çünki gülmek insanlara has olgudur, sırıtarak, yıkıyorum, başka türlü ısırıyor diyor.(Keşke ısıracağına bi yerlerini koparsaydı)

Neticede köpek yorgun ve bitkin sudan çıkarılıyor. Olayın en acı tarafı ise bu işkenceye maruz kalan köpeğin, insan dostu, koruyucusu, bekçisi, Dünyaca meşhur Kangal cinsi olması.
Şimdi gelelim olayın sosyal boyutuna :

Haber duyulduğunda ilk ve son tepki, ne yazıkki Sesleri hiç duyulmak istenmeyen ve duyulduğunda da bir sürü hakaretlere maruz kalan HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİ’nden, başka hiçbir yerden maalesef çıt yok.
Felsefe de basit olarak insanın tarifi düşünme yeteneği bulunan canlı olarak geçer ama insan olmak için bu şart tek başına yeterli değildir, insan olmanın başka özelliklerinden biriside gelişmiş acıma ve merhamet duygusudur.                                                                           Bunlar dost

Üzülerek söyliyeyim bu tür olaylar okadar çok oluyorki, biz sadece kayıt altına alınanları (Örneğin yine bir İlimizde bir domuzun nehirde kıstırılıp sopalarla vurularak öldürülmesi, diğer bir yöremizde minik bir kedinin gözlerinin çivi ile kör edilmesi vs.) görebiliyor ve duyabiliyoruz, görmediklerimizi düşünmek dahi istemiyorum.

Gerçekleri saklamaya gerek yok bence.Bu tip insanın içini acıtan olaylare sebeb olacak o kadar insanımız çokki onları yok saymaktansa önlemi nedir onu düşünmek gerekir. Klasikleşmiş tabirle eğitim eğitim yinede eğitim.

Tabi eğitim derken okumak yazmak diploma almak değil, bunlar öncelikli şartlar zaten. Çocuklara küçük yaştan itibaren anne baba kelimeleri öğretilirken, onlara bu dünyada başka canlılarında yaşamhakları olduğunu, onların her yönden insanlardan zayıf olduklarını, zayıf olanlarında kendilerinden daha üstün özelliklere sahip olan insanlar tarafından korunması, sevilmesi zarar verilmemesi gerektiğini ve bununda insan olmanın şartlarından biri olduğu gibi birtakım konularında öğretilmesi gerekir.
                   
Ne yazıkki bizde bu tür bir öğretiden ziyade ki bunları uygulayanlar dahi çok azınlıkta kalmaktadır, çocuklara bu tür konuların olmaması için sadece kanuni ve dini müeyyideler gereği cezalandırılacakları, dini yönden günaha gireceklerikanuni yönden ise bir takım hürriyet kısıtlayıcı veya parasal cezalara maruz kalacakları öğretilmektedir.

Bu öğretilerle büyüyen çocuk babasının veya başkalarının, diğer canlılara ve hatta kendinden zayıfinsanlara karşı acımasızca davranışlarını görüp, yapılanlara karşı hiçbir müeyyidenin uygulanmadığını anladığı andan itibaren, artık oda diğerleri gibi davranmaya başlayacak,nasıl olsa bir cezası yokmuş duygusu ile bu durum zincirleme devam edip gidecektir.
                                                                        Bunlarda İnsan ise
                                          
Ta ki insan olmanın özelliklerinin o çocuğa öğretilmesine başlanıncaya kadar. Hele birde hangi acımasız vede merhametsiz birisi tarafından atasözleri literatürüne sokulan ‘büyük balık küçük balığıyutar’ benzetmesi yangına körük ile gitmeyi adeta teşvik etmiştir.
                                    Bu zavallı köpeğe bu muameleyi yapana ne denir? İnsan Müsveddesi.

Birileride çıkıp hayır yutamaz,yutarsa yutanda balıktır yani hayvandır, insan olan bunu yapmama lıdır demez. Bu böyle devam edincede maalesef kendini kuvvetli veya üstün gören insan, kendinden gerek zeka ve gerekse beden gücü yönünden aşağı gördüğü canlılara, insanlara acımasız ve insanlık dışı yaptırımlara devam edecektir. (Bununda örnekleri sokak hayvanlarına karşı vede daha da ileri gidilerek ülkemiz kadınlarına karşı yapılan insanlık dışı davranışlar dır.)

Sonuç olarak şu noktaya geliyoruz :
- Değindiğimiz veya benzeri olaylarda suç sadece, o insan! Zavallısındamı, 
- Yoksa insanlığı öğretemeyen ebeveynleri veya okuyorsa öğretmenlerindemi, 
- Camiye gidiyorsa vaaz veren imamdamı, 
- Olayı görüpte kınamayan tepkisini dile getirmeyen arkadaşlarındamı, komşularındamı, mahalle veya köy sakinlerindemi,
- Yada bu tür olaylar kendilerine intikal ettiğinde caydırıcı hiçbir önlem alamayan devletin kolluk kuvvetlerindemi , mülki amirlerindemi , yargısındamı, 
- Veya bu birimlerin elini kolunu bağlayan kanun yapıcısındamı ???

Kimde olduğuna cevap veremiycem ama cevabını çok iyi bildiğim şey, suçun bende ve benim gibi düşünenlerde olmadığıdır.

Yazıma bir düşünürün şu sözüyle son vereceğim:

SEN SENDEN AŞAĞIDAKİLERE MERHAMET ETMEZSEN, BOŞUNA ELLERİNİ HAVAYA KALDIRIP YUKARDAKİNDEN MERHAMET BEKLEME

                                       ****************************************                                              "OKYANUSDA BALIK AĞINA TAKILAN İKİ BALİNAYI KURTARMAK İÇİN AYAĞA KALKAN GELİŞMİŞ BATI ÜLKELERİ, MISIR'da KATLİAM OLURKEN NEREDESİNİZ" 

Diyen bir Meclis Başkanı'nın bulunduğu bir ülkede sahipsiz vede bakıma muhtaç zavallı hayvanların başına neler gelmiş, okuyun, izleyin ve sonrada yorumunuzu yapın.

Aslında katliam diye birşeyde yok oralarda, Türkiye'nin güzide basın organı ANADOLU AJANSI ile İktidar yalakası bir sürü görsel basın muhabirleri oturmuşlar şeriatçıların içine onlar ne derse dünyaya aktarıyor.
Bizde de maşallah, yayın yapan TV kanalları kadar sözcüsü bulunan iktidar yetkilileri hergün ekranda, Mısır'da  katliam, Suriye'de katliam hikayesiyle milleti uyutmaya çalışmakta.
Sunni Şerri İslam Devleti hayaliyle çırpınan ve tüm Ülke Tv. kanallarını tahakküm altına almış bulunan bir AKP ile her gün tekbir getirerek sokakları arşınlayan yandaşları belki insanlarımızın çoğunluğunu kandırmış olabilir ama, en az onların sayısı kadar olan ve onların çapulcu dedikleri TC vatandaşları ile kınadıkları batı ülke insanları bu palavraları yutmuyorlar, konu bu kadar basit.

Resimlerin alt yazılarını biz yazdık, üst yazılarını da siz yazın.

12.Eylül Darbe döneminde çıkarılan ve 23.Eylül.1984 Tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete
yayınlanan Kamu Konutları hakkındaki yönetmeliğin "Konutun herhangi bir yerinde köpek beslenemez" şeklindeki maddesine uyularak, İzmir'de bir askeri lojman sahasında itlaf edildiği
iddia edilen ve askeri araçla taşınan köpekler.
Haberi veren kaynak gazete sayfası için Burayı Tıklayın.

                   Malatya İnönü Üniversite Kampüsünde itlaf edildiği iddia edilen köpekler.
                   Haberi veren Kaynak gazete sayfası için Burayı tıklayın.


Erzurum/Aşkale Belediyesi itlaf ekiplerince öldürülen sokak köpekleri. Çok sevdiğim Aşkale'li ve Erzurum'lu arkadaşlarım vardır ama, bir karadenizli olarak yakıştıramadım bu olayı dadaşlara. Kuduz var diye tüm köpekleri öldürmenin anlamı olamaz, bulunur bir çaresi, tabi yetkililerde vijdan varsa. Yiğitlik kavramı sözde yada kıyafette değil, senden zayıf olanlara karşı duyduğun merhamette ve onları koruma isteğinde belli eder kendini.                                                                                                                                                                                                                                        
Haberi veren kaynak gazete sayfası için Burayı Tıklayın.




Bu resimde ülkemizin gözde yerleşim yerlerinden Bodrum'dan. Kim oldukları belirlenemiyen insan müsveddesi yaratıklarca, zehirli kıyma verilerek öldürülen sokak köpekleri. 

Kurumu ile, bireysel kişileri ile ülkemizin manzarası bu maalesef. Değişmeside pek mümkün görülmüyor.

Kapitalizmin bel bağladığı insan merkezli Semavi Dinlerindeki "Yaradılan herşey insanlar içindir, dünyadaki canlı ve cansız tüm varlıklar insan hizmetine verilmiştir" şeklindeki Allahın kelamı sayılan yorumlar (doğrudur, yanlıştır bilemeyiz ama) var oldukça hiç kimse, insan dışında kalan canlılara karşı acıma, koruma ve merhamet duygularının gelişeceğini düşünmesin.

Bu yorum, birde İslam ülkeleri gibi eğitimde bir türlü ileri adım atması, sorgulama kavramını öğrenmesi önlenmiş olan toplumların beyinlerine yerleştirilirse artık gerisini siz düşünün.
Acımasızlık hayvanlardan başlar, başta kadınlar olmak üzere kendisinden zayıf gördüğü insanlara kadar devam eder ve cinayetler olağan birer olay haline gelir.  


Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz!




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK