.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

15.10.11

0

Osmanlı Sadrazamları(Yükseliş dönem)




OSMANLI PADİŞAHLARI ve Birlikte Çalıştıkları SADRAZAMLAR

Yükseliş Dönemi 1451 - 1579

(7)Fatih Sultan Mehmed(II.Mehmed) Dönemi: 1451-1481


SADRAZAMLARI :

1- Çandarlı Halil Paşa.(1439-1453) Hayatı II.Murat bölümündedir.

                       2- Veli Mahmut Paşa.I nci Dönem.(1453-1466) POMAK Devşirme. İlk yabancı sadrazamdır ve Yeniçeri Ocağından yetişmedir. 2 Dönem sadrazamlık yapan Mahmut Paşa'nın bu görevi 1 nci dönem olup 2nci dönemi ise yine Fatih zamanında  1472-1474 yıllarındadır. İlk sadrazamlıkdan azledilmesine sebeb Rum Mehmet Paşa'nın onu Fatih Sultan Mehmet'a kötülemesidir.
Mahmut Paşa'nın yaşamı 1474 yılında Fatih'in emriyle idam ettirilerek son bulmuştur.


                       3- Rum Mehmed Paşa.(1466-1469) RUM Devşirme. 3 Yıllık sadrazamlık döneminde tarihçilere göre acımasızlığı ve gaddarlığı ile tanınır. Özellikle Karaman Türklerine karşı gerçekleşen seferde yaptırdığı kıyım ve talanı tarihe geçmiştir.

                       4- İshak Paşa.I nci Dönem. ( 1469-1472) POMAK Devşirme.Enderun'da müslüman olarak yetiştirilmiş bir devlet adamıdır. II.Murat zamanında Hazinedarlık görevinde iken vezirliğe yükselen İshak Paşa Anadolu Beylerbeyi görevine getirilmiş, bu görevde iken Fatih zamanında Rum Mehmet Paşa'nın azledilmesinin ardından sadrazamlığa getirilmiştir.Sadrazam olan İshak Paşa'ya, Fatih ilk görev olarak Rum Mehmet Paşa'ya büyük direniş gösterenKaraman üzerine gidilmesini vermiştir, Karaman'a giden Paşa'ya fazla direniş gösterilmemiş ve ileri gelenleri teslim olmuştur. 1470 Yılında İshak Paşa'da direniş göstermeyen buKaramanlılar'ın büyük bir bölümünü İstanbul'a getirerek kendi memleketlerinin adını taşıyanAksaray'a yerleştirmiştir. İshak Paşa 1472 yılında Fatih tarafından azledilmiştir.

                      5- Veli Mahmut Paşa. II nci Dönem.(1472-1474) Yaşamı I nci dönem bölümündedir ve yaşamı idam edilerek sona ermiştir.


                      6- Gedik Ahmet Paşa.(1474-1477) Arnavut Devşirme. Arnavutluk Devleti'ninAvlonya kentinde doğan Gedik Paşa, saraya içoğlanı olarak getirilmiş ve yetiştirilmiştir.
Gedik Paşa idari görevlerinden ziyade askeri başarılarıyla göz doldurur. II.Mehmet zamanında Rumeli Beylerbeyi sonrasındada 1461 yılında İshak Paşa'nın yerine Anadolu Beylerbeyliğinegetirilmiştir. Sadrazam olmadan önce ve sonrasında birçok askeri zaferlere imza atmıştır.
Anadolu Beylerbeyi iken ilk görevi 1461 de Koyulhisar seferidir ve buranın fethidir, bundan sonra sırasıyla 1469 da Karamanoğulları'nın elinde bulunan Konya Ereğlisi ve Aksaray'ı ele geçirdi ve II.Mehmet'in oğlu Şehzade Mustafa'yı Karaman Valisi olarak Konya'ya yerleştirdi, bir yıl sonrada Eğriboz'u ele geçirdi ve bu zaferinden sonra Vezirliğe yakseltildi.
Vezirlik döneminde 1471 de Alanya(Alaiye), ertesi yıl SilifkeMokanGorios Kalelerini ele geçirdi. Akkoyunlu Devletinin askeri yardımıyla topraklarını geri almaya çalışan KaramanoğluPir Ahmet ve Kasım Bey'i mağlup etti. 1473 Yılındaki Osmanlı-Akkoyunlu arasındaki Otlukbelisavaşında önemli rol oynadı ve bu başarılarından dolayı, idam edilen Veli Mahmut Paşa'nın yerine Sadrazam oldu.
Sadrazamlık döneminde, ilk işi Karamanoğulları'nın elinde bulunan Ermenek ve Manyan Hisarlarını ele geçirdi.
1475 Yılında Kırım'daki Ceneviz Kolonilerinin fethi için görevlendirildi ve Haziran-1475 de Kafe,SudakAzak'ı ele geçirdi ve Kafe'de hapishanede bulunan Kırım Hanı Mengli Giray'ı çıkararak onu yine Kırım Hanı ilan etti ve onunla bir anlaşma yaptı, bu anlaşmaya göre Kırım Hanı Giray, Osmanlı himayesine girmeyi kabul etmiş ve dolayısıyla Kırım Osmanlı sınırları içerisine dahil olmuştur.
1477 Yılında İşkodra seferi için görevlendirilmiş isede sefere çıkmaktan sakınan Gedik Paşa'nın, bu tavrı yüzünden azledildi ve başarılı Sadrazamlık dönemi son buldu. Üstelik bu kadar başarılı bir devlet adamı olan Gedik Ahmet Paşa ne yazıkki birde Rumelihisarı'nda hapse atıldı. Bu olay tarihçilerce Osmanlı'nın büyük bir ayıbı olarak nitelenmektedir.
1478 Yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından, onun yüksek dehasından faydalanmak içinhapisten çıkarıldı ve kendisine Kaptanıderya unvanı verilerek yeni seferlere gönderildi.
Kaptanıderya döneminde, 1479 da KefalonyaZantaAyamavra Adalarını elegeçirdi. 1480 de İtalya sahillerine çıkarak Napoli Krallığı elindeki Otranto'yu fethetti. 1481 de İtalya üzerinden yeni fetihlere doğru hazırlanırken Fatih'in ölmesi üzerine İstanbul'a geri çağrıldı.
Fatih'in Ölümüyle başlayan taht kavgasında II.Beyazit ile Sultan Cem arasındaki tahtı ele geçirmek için yapılan Yenişehir'deki savaşında Gedik Paşa son anda savaşa katılarak  II.Beyazit'i destekledi ve  onun Padişah olmasını sağladı. Ancak kendisinin Padişah olmasını sağlayan II. Beyazit, Gedik Paşa'nın Cem tarafında olabileceği düşüncesiyle onu hapse attırdı.
Bu büyük devlet adamının hapse atıldığını gören Kapıkulu askerleri isyan çıkarınca hapisten çıkarılarak serbest bırakıldı ve kendisine, Karamanoğlu Kasım Bey'in isyanını bastırmak ve Karamanda bulunan Şehzade Abdullah'a yardım görevi verildi.
Karaman'a sefere çıkan Gedik paşa, Kasım Bey'in Suriyeye kaçması vede kış mevsiminin bastırması üzerine isyanın bastırılmasında tam başarı sağlanamadan geri döndü ve bu olayGedik Paşa'nın sonu oldu.
II. Beyazit gerek Karaman isyanı bahanesi ve gerekse hala Cem taraftarı olabileceği düşüncesiyle kalleşce bir planla Edirne'deki Yeni sarayda verdiği bir ziyafete Gedik Ahmet Paşa'yıda davet ederek, onu boğdurtarak öldürttü. Paşanın katli üzerine hernekadar Yeniçeriler isyan edip Edirne subaşısı nı öldürmüş olsalarda bu isyan kısa sürede bastırılmıştır.
Mezarı Edirne'de bulunan ve hiç haketmediği halde zayıf iradeli bir padişah tarafından hunharca katledilen, topraklarına toprak kattığı  Osmanlı İmparatorluğu'nun bu en büyük ve başarılı devlet adamı Gedik Ahmet Paşa'nın birçok külliyesi, yapıtları ve vakıfları bulunmaktadır. Bunlardan Afyonkarahisar'da bir Külliye, Ladik' de bir mescit ve bir köprü, Kütahya'da bir Mektep ve bir Arasta, İstanbul'da günümüze kadar gelen ve adını taşıyan Gedik Paşa Semtindeki hamamdır.
Ayrıca Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan ve kendisine tevdi edilen Vakıf günümüze kadar gelmiştir, vakfın idaresi bizzat Fatih tarafından Gedik Ahmet Paşa'ya verilmiş ve vakıf o tarihten Cumhuriyet'e kadar Gedik Ahmet Paşa evladı kebirleri tarafından idare edilmiş, Cumhuriyetten sonra ise onun adı ile Vakıflar İdaresi tarafından idare edilmektedir.
                       7- Karamanlı Mehmed Paşa. (1477-1481) TÜRK. Fatih Sultan Mehmet'in en son sadrazamıdır ve 1481 yılında yeniçeriler tarafından öldürülmüştür.


***************************************************************

(8) II nci Beyazid : Dönemi 1481-1512

SADRAZAMLARI :

1- İshak Paşa.(2 nci Dönemi : 1481-1482) TÜRK. Fatih'in ölümünden sonra, Cem ve Beyazit arasında taht kavgasında, Beyazit'i destekleyenlerden biride İshak Paşa'dır ve Beyazid tahta geçince onu sadrazam olarak görevlendirmiştir.
Ancak II.Beyazit etrafında kendisine birçok sinsi düşman olduğu evhamına kapıldığından vede İshak Paşa'yıda bunlar arasındadır diye düşündüğünden, onu 1482 de yani bir yıl sonraazletmiştir.İshak Paşa son yıllarını Selanik'de geçirmiştir, İstanbul Ahırkapı'da adını taşıyan mahallede bir cami, İnegöl'dede yine bir cami yaptırmıştır.
    
                      2- Koca Davut Paşa.(1482-1497) Pomak Devşirme. Arnavut asıllı bir pomaktır. Macaristan ve Venedik seferlerinde gösterdiği üstün başarılar nedeniyle ilk görevi Ankara Sancakbeyliği ve sonrasındada Anadolubeylerbeyliğidir.Otlukbeli Savaşında öncü kuvvetler komutanlığı, 1477 Tuna boyları seferlerinde başarılı bir komutandı ve top mermisiyle yaralandı, aynı yıl Rumelibeylerbeyliğine atandı ve İşkodra seferinde Jebyak'ı ele geçirdi ve yine aynı yılBosna Sancakbeyliğine getirildi.
II.Beyazit tahta geçince tekrar Rumeli Beylerbeyliğine getirildi, 1483 de önce vezir ve sonrasındada Sadrazam oldu ve Rumeli'yi Macarlar'a karşı korumakla görevlendirildi.
Aynı yıl Memlukler üzerine gönderildi  ve Adana ile Tarsus'u geri aldı, Turgutoğulları'nı Osmanlı'ya bağladı. 1492 de Arnavut asileri üzerine gönderildi ve isyanı bastırarak birçok esirle geri döndü.
1497 Yılında azledilerek 300 bin akçe maaş ile Dimetoka'da mecburi ikamete yollandı. Öldüğünde bir milyon düka gibi büyük bir servete sahip olduğu söylenmekteydi.
Davut Paşanın yaptırdığı birçok külliyesi, camileri,imaretleri, köprüleri,medresesi vardır. Bunlardan günümüze gelen en önemlisi Davutpaşa kışlası ve Fatih semtindeki Davutpaşa medresesidir. Davutpaşa semtide onun adını taşımaktadır.

                      3- Hersekli Ahmed Paşa (I nci dönemi : 1497-1498) Boşnak Devşirme. 5 ayrı zamanda Sadrazamlık yapmıştır. II.Beyazid'le birlikte Sultan Selim zamanındada Sadrazamlık görevinde bulunmuştur. 1517 Yılında vefat eden Ahmed Paşa'nın Hersek ve Keşan'da birer cami ve külliyesi mevcuttur.

                     4- Çandarlı 2 nci İbrahim Paşa.(1498-1499) TÜRK. Çandarlı ailesindendir ve II.Murat'a sadrazamlık yapan Çandarlı İbrahim Paşa'nın torunudur.

                     5- Mesih Paşa.(1499-1501) Pomak Devşirme. Sadrazam Mesih Paşa, Bizans İmparatorluk ailesine mensup bir Osmanlı devlet adamıdır. Bizans İmparatorluğu devam etmiş olsaydı İmparator adaylarından biri olacaktı, zira son İmparator Konstantin Dragazez'in kızkardeşinin çocuğudur ve Dragazez'in kendi çocuğu olmamıştır.


                     6- Hadim Ali Paşa.(I nci Dönemi.1501-1503) Pomak Devşirme. II.Beyazit tahta çıktığı zaman Karaman Beylerbeyliğine getirildi ve ilk görev olarak Eflak seferine katıldı, buradaki başarısı onu 1486 yılında vezir olmasını sağladı. Vezir olarak Mısır'lılarla yapılan savaşlara katıldı ve daha sonra 1500 yılında Mora, Modon ve Koron Kaleleri ile Kefalonya ve Ayamavri Adalarını ele geçirdi, akabindede 1501 de Sadrazamlığa getirildi.

Hadım olduğu için bu lakabı alan değerli ve cesur devlet adamı Ali Paşa, nedeni bilinmez 1503 de azledilerek yerine Hersekzade Ahmet Paşa getirilmiş isede, 1506 yılında tekrar sadrazamlığa getirildi ve Şah Kulu isyanına katıldı ama bu savaşta ağır yara alarak tedavi için Amasya'ya getirilmiş olsada iyileşemedi ve burada vefat etti. Mezarı Amasya'daki Atik Paşa türbesindedir.
Ali Paşa'nında diğer sadrazamlar gibi sayısız camiler, imarethaneler, mektep ve medreseler yaptırmıştır.

                      7- Hersekli Ahmed Paşa.(II nci Dönemi.1503-1506)Yaşamı I.Dönem bölümündedir.
                      8- Hadim Ali Paşa.(II nci dönemi.1506-1511) Yaşamı I.Dönem bölümündedir.
                      9- Hersekli Ahmed Paşa.(III ncü Dönemi.1511-1511)Yaşamı I.dönem bölümündedir.

                      10- Koca Mustafa Paşa.(1511-1512) Pomak Devşirme. Fatih döneminde saraya alınan Mustafa Paşa Enderun'de eğitim görüp yetiştirilmiş ve 1481 de Hazinedarbaşı, 1482 de Kapıcılar Kethüdası, 1489-92 arasında da Kapıcıbaşılık görevlerinde bulunmuştur. 1990 yılında Roma'da bulunan Cem Sultan'a II.Beyazit tarafından gönderilen mektup ve hediyeleri vermek üzere yanına gitmiş, (burada amaç Cem Sultan'ın bir şekilde öldürülmesidir) ve hediyeleri vererek iyi niyet gösterisi ile ona yaklaşmış, Sultanın güvenini kazandıktan sonra da onun Berberbaşı olmuştur. İşte bu yakın temas Cem sultan'ın sonu olmuştur. Şöyleki Mustafa Paşa, II.Beyazit'ten aldığı emir üzerine Sultan'ı traş ederken kaplanboğan otu zehirini sürdüğü usturasıyla onu öldürmüştür.
Bu kalleşce ve hunharca görevi dönüşünde 1495 de kendisine Avlonya,arkasından da 1497 de Gelibolu Sancakbeyliği, 1498 dede Rumeli Beylerbeyliği unvanı mükafat olarak verilmiştir.
1499 yılında İnebahtı kuşatmasında kalenin anahtarını teslim almış, 1501 de vezir, 1511 de de sadrazam olmuştur. Mustafa Paşanın Sadrazamlığı Yavuz Sultan Selim zamanındada devam etmiş isede, Yavuz döneminde Şehzadeler meselesinde adı geçince 1512 de Bursa'da öldürülmüştür.
Onunda diğer sadrazamlar gibi bir çok eserleri vardır,bunlardan bazıları İstanbul'de kendi adıyla anılan Koca mustafa Paşa semtindeki cami medrese mektep külliyesi ile, Eyüp te cami, Rumeli Yenice-i Karasu da imaret, Nevrekop'da cami ve mektep dir.
Mezarı Bursa Mevlevihanesi karşısındadır.

*****************************************************************

(9)Yavuz Sultan Selim(I.Selim) Dönemi: 1512-1520
                                                     
SADRAZAMLARI :

1- Koca Mustafa Paşa.(1511-1512) Yaşamı II.Beyazid dönemi bölümündedir.
2- Hersekli Ahmed Paşa.(IV ncü dönemi.1512-1514)Yaşamı II.Beyazit döneminde.

                       3- Dukakinoğlu Ahmed Paşa.(1514-1515)Arnavut Devşirme. Arnavutluk'u yönetmiş bir aileden gelen hristiyan devlet adamıdır. Kendi isteği ile Osmanlı'ya gelmiş ve müslüman olmuştur. Yavuz'un kızkardeşiyle evlenmiş, hızla yükselerek Yavuz'un Çaldıran seferinden dönüşünde Sadrazamlığa getirilmiştir.
Ancak Yavuz'un Amasya'da kışlıkta iken verdiği İran seferi kararının duyulması üzerine Yeniçeriler isyan edip önce Ahmet Paşa ve vezir Piri Paşa'nın evlerini basıp sonrasındada divana çıkarak ortalığı karıştırmaya başlayınca, Yavuz bunun nedenini soruşturmuş ve neticede isyanda Ahmed Paşanın rol oynadığını öğrenince, onu yanına çağırmış ve hançerlemiştir.Yere yığılan Paşayı Mart-1515 de Saray Hadımağaları başını keserek öldürmüşlerdir.

                      4- Hersekli Ahmed Paşa.(V nci dönemi.1515-1516)Yaşamı II.Beyazit döneminde.
                      
                      5- Hadim Sinan Paşa.(1516-1517) Bulgar Devşirme. Bir yıllık sadrazam iken Ridaniye Savaşında Tomanbay tarafından şehit edilmiştir 22.Ocak.1517.

                      6- Yunus Paşa.(1517-1517) Rum Devşirme. Yeniçerilikten gelme Yunus Paşa, Rumeli Beylerbeyi iken Kubbealtı veziri olmuş, Ridaniye seferinde Mısır çöllerini geçen ordunun su ihtiyacını 15 bine yakın deveyle karşılaması göz doldurmuş ve savaşta şehit olan Sinan Paşa'nın yerine sadrazamlığa ve aynı anda da Mısır Valiliğine getirilmiştir. Ancak bu iki ani yüksek görev onu şımartmış daha ilk gününde haraç ve rüşvet olaylarına adı karışınca, geri dönüşte Mısır Vaililiği elinden alınarak Çerkez Hayır bey'e verilmiştir. Yoldaki sohbette Yavuz'un "Mısır Arkamızda kaldı" sözüne karşılık, valiliğin elinden alınası nedeniyle serzenişte bulunarak "Evet bukadar zahmet çekildi ordunun bir kısmı çöllerde mahvoldu, Mısır'ı çerkezlere bırakacağımızı bilseydik gelmezdik..." gibi sözler sarfedince çılgına dönen Yavuz anında kellesini vurdurarak idam ettirmiştir.
                      7- Piri Mehmed Paşa.(1518-1523) TÜRK.Aksaray Vilayetinde doğan Ahmet Paşa'nın babası Ahmed Çelebi. annesi ise Karaman Medfun  Mevlana Hamazatüddin soyundandır.
Pirî Mehmed Çelebi, başdefterdarlıkla Çaldıran seferine iştirak etmiş, bir harp meclisinde söylemiş olduğu sözler Sultan Selim'in takdirini kazanmış ve seferden dönüşte azlolunan Mustafa Paşa'nın yerine vezir olmuştur (Ekim-1514). Hersekzade Ahmed Paşa'nın son defa vezir-i âzamlıktan azlinde, Pirî Paşa da azil ve emekli edilmiş ve Yavuz'un Mısır seferine hareketi üzerine İstanbul muhafızı tayin olunmuştur (1516).
Mısır'dan dönüşte Yunus Paşa'nın îdamı üzerine İstanbul'dan getirtilerek Şam'da pâdişâhla buluşup Sadrazam tayin edildi (924 Muharrem 1518 Ocak) ve Yavuz'un vefatına kadar mevkiini muhafaza ettiği gibi oğlu Sultan Süleyman'a da üç sene vezir-i âzamlık yaptıktan sonra 1523 de emekli edildi.
II.Vezir Ahmet Paşa sadrazam olabilmek için Piri Mehmet Paşa'nın yaşlılığını bahane edip Kanuni'ye onu görevden almaya ikna etmeye çalışmış ve sonuçta başarılı olmuştur. Ancak II. Vezirin yerine sadrazamlığa Hasodabaşı Pargalı İbrahim Paşa'yı getirtmiştir ve Piri Mehmet Paşa'ya maaş bağlayarak onu emekli etmiştir. Ahmed Paşa Bu olay üzerine isyan etmiştir. Ahmet Paşa isyanı, Osmanlı tarihinde 1524 yılında Mısır'da meydana gelen isyana verilen isim. Padişah Kanuni Sultan Süleyman geleneğe göre Hain Ahmed Paşayı sadrazamlığa getirmesi gerekirken, Mısır valiliğine atadı ve sadrazamlığa 4. vezir Pargalı İbrahim Paşa'yı getirdi. Ahmet Paşa Memlüklü devlet adamlarını çevresinde toplayarak isyan etti. Beylerbeyi olarak Mısır'a vardıktan sonra bağımsızlığını etti ve yeni bir devlet kurmak için para bastırarak hutbe okuttu. Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa isyanı bastırmak ile görevlendirilip Mısır'a gitmişse de, Hain Ahmed Paşa sarayında kendi adamları tarafından öldürülmüştür
Sadrazamlıktan emekli edildikten sonra Silivri'deki çiftliğine çekilen Piri Mehmet Paşa'nın, saraya pek sık gidip geldiği, hatta Kanuni ile arası oldukça iyi olduğu rivayet edilir.
Buradan hareketle, Pargalı İbrahim Paşa sadrazamlığının geri alınacağından korktuğu ve Mehmet Paşa'nın oğlu Mehmet Efendi ile anlaşarak babasını zehirlettiği rivayet edilir.(1532).
**************************************************************
(10)Kanuni Sultan Süleyman(I.Süleyman)Dönemi : 1520-1566

SADRAZAMLARI :
1- Piri Mehmed Paşa.(1518-1523).Yaşamı Yavuz Sultan Selim dönemindedir.

2- Pargalı İbrahim Paşa.(1523-1536). Rum-İtalyalı Devşirme. Bugün Yunanistan'a bağlı, ozamanlar İtalya sınırı içinde bulunan Parga yakınlarındaki Balıkçı Köyünde 1493 yılında doğmuştur.Tarihçilerce Rum veya İtalya kökenli olduğu söylenmektedir. 6 Yaşlarında bir çocuk iken korsanlar tarafından kaçırılmış ve Manisada bir Türk aileye satılmıştır. Ozamanlar çocukluğunda Manisa'da bulunan Şehzade Süleyman'la karşılaşır ve arkadaş olurlar, bu arkadaşlık Süleyman'ın tahta geçişine kadar devam eder ve tahta geçen Kanuni Sultan Süleyman onu maiyetine alır ve saraya getirir.
Kanuni'nin kızkardeşi Hatice Sultanla evlenen İbrahim Paşa, İdam edildiği 1536 yılına kadar Kanuni'nin en yakını, sırdaşı ve danışmanı olarak kalmış, başta sadrazamlık olmak üzere birçok üst makamlarda görevlendirilmiş, başarıları ve liyakatları bakımından ender sayılabilecek bir osmanlı devlet adamıdır.
Saraya gelişinde  ilk olarak Hasodabaşılık görevine getirildi ve sonrasında kendi yetenekleri ve Kanuni ile arasındaki sıradışı güven ilişkisi sayesinde hızla yükseldi.
1521 Yılında Belgrad'ın fethine, 1522 de Rodos seferine katıldı. Buralardaki başarılarından dolayı 1523 de Sadrazamlığa getirildi. 1524 de Hatice Sultanla evlenerek sarayla arasındaki ilişkiyi dahada kuvvetlendiren İbrahim Paşa aynı yıllar Mısır'da asayişi sağlamakla görevlendirildi ve kendisine Mısır Beylerbeyi  unvanı verildi. Macaristan seferine katılarak Mohaç Savaşı'nın kazanılmasında önemli rol oynadı.
Daha sonraları Anadolu'daki Alevi-Türkmen isyanlarını bastırmakla görevlendirildi ve aldığı kanlı tedbirlerle isyanları sona erdirdi.
I.Viyana kuşatması ile sonlanan 2 nci Macaristan seferine katıldı, Avusturya İmparatoru'nu Osmanlı Sadrazamı'na eşit sayan 1533 tarihli İstanbul Antlaşması'nın müzakerelerini yürüttü.
Ssafevilere karşı düzenlenen Irak seferine katıldı, Tebriz'i aldıktan sonra Kanuni'nin kuvvetleri ile birleşerek Bağdat'ın fethinde görev aldı.
Kanuni döneminde, İbrahim Paşa'nın gücünü ortaya koyan en önemli veri ise, İmparatorluğun o güne kadar 4 tuğla simgelenen gücünün  7 tuğa çıkarılması ve İbrahim Paşa'nında 6 tuğ taşımaya yetkili kılınmış olmasıdır. Bu durumda İbrahim Paşa'nın yetkileri Hilafet Tuğu hariç hemen hemen Padişahın yetkileriyle eşit sayılabilecek duruma gelmiştir.
Osmanlı'nın bu parlak ve en yüksek devrinde bilinen dünyayı şekillendirmeyle ilgili dominant dış politikasının kontrolü tamamen İbrahim Paşa'nın elindedir.
Öyleki Avusturya İmparatoru Ferdinad'da Osmanlı-Avusturya antlaşmasında İbrahim Paşa'yı eşiti olarak kabul etmiştir.
Muhteşem Süleyman olarak anılan Kanuni'nin yanında Venedik Diplomatlarının İbrahim Paşa içinde "Muhteşem İbrahim" dedikleri bilinmektedir ve gelen elçilerle yapılan görüşmelerde birçok kararı kendi bağımsız olarak verdiği kaydedilmektedir.
Tarihçilere göre İbrahim Paşa'nın bukadar büyük yetkilere sahip olması vede gücünün Kanuni'yi kaygılandırması, bunun yanında Hürrem Sultanı'nda etkisiyle onun 1536 yılında boğularak idam edildiği söylenmektedir.
13 Yıl Sadrazamlık yapan, Rumca, Farsca, Sırpça ve İtalya'nca dillerini bilen İbrahim Paşanın bıraktığı eserleri şöyle sıralanabilir :
İstanbul'da İbrahim Paşa Sarayı(Bugün Türk-İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmakta), yine İstanbul, Mekke, Selanik, Razgrad(Hezergrad), İbrahim Paşa Camileri, Kavala'da Cami, Mescid, Mektep, Medrese, Zaviye, Hamam ve Çeşme gibi yapıtlardır.
İbrahim Paşa'nın bu eserlere, korunması için vakıflar tahsis ettirmiş olması yanında sanat ve edebiyata çok önem verdiği tarihçilerce kaydedilmiştir.

                       3- Ayas Mehmed Paşa.(1536-1539) Arnavut Devşirme. İşkodra'lı bir baba ve Avlonya'lı anneden dünyaya gelen  Mehmed Paşa, Yavuz Selim zamanında Devşirme olarak saraya alındı ve Enderun'da eğitim gördü. 1517 de Yeniçeri ağası, 1519 da Kastamonu Sancakbeyi, 1520 de Anadolu, 1521 de Şam ve ardından Rumeli Beylerbeyi oldu. 1523 de 3 ncü,ardından 2nci vezir oldu ve bu görevde iken İbrahim Paşa'nın katli üzerine 1536 sadrazamlığa getirildi. Zeki ve hükümet işlerinde mutedil olduğu ayrıca kadınlara aşırı düşkün olduğu bilinmekte,öyleki bu düşkünlük sonucu öldüğünde geride 20 e yakın kızlı erkekli çocuk bıraktığı söylenmektedir. 1539 yılında veba hastalığından vefat eden Mehmed Paşa'nın mezarı Eyüp'tedir. Konağının bulunduğu İstanbul Beyoğlundaki semtin adı Ayaspaşa'dır.

                       4- Damat Çelebi Lütfi Paşa.(1539-1541) Arnavut Devşirme. Avlonya civarından alınarak saraya getirildi ve eğitimini müteakip Çuhadar olarak görev başladı. Yavuz Tahta geçince Müteferrika lıkla dış göreve getirildi,daha sonra Çaşnigirbaşı, Kapıcıbaşı ve Miralemlik gibi görevlerde buundu. 1522 den itibaren Aydın ve Yanya Sancakbeyliği yaptı. 
Lütfi Paşa sadrazam oluncaya kadar okadar çok yüksek görevlerde bulundu ve birçok sefere katıldı ki neredeyse iki yıllık sadrazamlığı döneminde artık yapacak bişey kalmamıştı denebilir.
Sadrazamlık dönemi diğer vezirlerin aksine savaşlarla değil, sanat, mimari, bilim gibi dallarda uğraşmakla geçmiştir.
1539 da Ayas mehmet Paşa'nın vefatı üzerine sadrazamlığa getirilen Lütfi Paşa, Kanuni'nin kız kardeşi Şah Sultan'la kısa bir evlilik yapmış, evliliği ve dolayısıyle sadrazamlığı 1541 de Şah Sultan'a bir tokat atmasıyla son bulmuştur. Saraydan atılan Paşa,Dimetoka'daki çiftliğine yerleşmiş ve orada 20 yıl yaşadıktan sonra vefat etmiştir. Mezarı aynı yerdedir.
Görevde iken yaptığı idari önemli işlerden birtanesi, Mimar Sinan'ı saraya taktim ederek mimaride yeni bir adımın atılmasına sebeb olmuş, Osmanlı'da haberleşme ve ulak sistemini düzenlemiştir.
Azil sonunda ise birçok eser yazmış, bunlardan önemlileri Teyarih-i Ali osman ve Asafnamedir.

                      5- Hadim Süleyman Paşa.(1541-1544) Devşirme. Nereden geldiği kesin olarak bilinmeyen Süleyman Paşa, tahminlere göre Yavuz sultan zamanında devşirme olarak saraya alınır ve yetiştirilir.
3 Yıl gibi kısa bir zaman sadrazamlık yapan Süleyman Paşa'nın esas ünü, sadrazamlığa gelmeden  önce dönemlerindeki başarılarıdır.
HAYATI :
Eğitiminden sonra Hazinedarbaşlığı'na kadar yükselen Paşa, 1523 de Şam, 1525 de Mısır Beylerbeyliğine atandı. Mısır'da bulunduğu sırada eyalet gelirinin artmasını ve Osmanlı merkezi yönetiminin güçlenmesini sağladı.
1535 Yılında İran(Irakeyn) seferine karar verildiğinde, Beylerbeyi görevini Deli Hüsrev Paşa'ya bırakarak sefere katıldı ve geri dönüşte Anadolu Beylerbeyliğine atandı. 1536 da Hint Yarımadasında bulunan Gucerat Sultanı Bahadır Şah'ın elçisi Edirneye gelerek, Portekiz Kralı'nın tehdidine karşı yardım isteyince, Süleyman Paşa  tekrar Mısır Beylerbeyliğine atandı ve Mısır'a giderek önceden başlanıpda yarım kalan  Süveyş Donanmasını tamamladı ve kendi isteği ile Süveyş Donanması Serdarlığına atanmasını sağladı.
Geçen bu kadar zaman içerisinde ne yazıkki yardım isteyen bahadır Şah Portekizlilerce öldürülmüş, Gucerat'ta ise taht kavgaları başlamıştır,tek olumlu olay ise Bahadır Şah tarafından emanet olarak Osmanlı'ya gönderilen 3 kalyonluk devlet hazinesinin Mekke'ye ulaşması ve koruma altına alınmasıdır.
Süleyman Paşa nihayet 13.Haziran.1538 günü asker ve mürettatıyla birlikte toplam 20 bini bulan donanma 110 savaş gemisiyle Süveyşe doğru yola çıkar ve Temmuz ayında tüm donanma Cidde'ye gelir. 3.Ağustos. 1538 günüde donanma Hint yarımadasına açılmak üzere Aden Limanına demirledi.
Süleyman Paşa burada gizli planını uygulamaya başlar ve hasta olarak gösterdiği askerlerin karaya çıkarılması gerektiğini söyliyerek yanlarındaki refakatçılarla birlikte 500 kadar askeri Aden'e sokar,ardındanda görüşme isteği ile Aden Emiri ni yanına davet eder. Emir Bin Davud 4 önemli adamı ile gemiye gelir, gelir gelmezde tutuklanır ve idam edilirler. Arkasından içerde bulunan 500 asker ve gemiden gönderilen askerlerle şehir teslim alınır. Bu durumu gören komşu Zebid Beyi Ahuda Ahmed kendiğinden gelir ve boynuna urgan geçirerek teslim olur, Paşa onuda idam ettirir.
Şehir yağmalanır, toplanan ganimet kayda geçirilerek gemiye yüklenir. 16 Gün içinde  sukünet sağlanır ve Aden ile Zebid'ide içine alan Yemen Eyaleti oluşturulur, Başlarında Behram Bey'in bulunduğu 500 askeri burada bırakarak Hint Yarımadası'na doğru donanma yola çıkar.
Donanma Hindistan'da Diu Limanına yakın bir yerde demirledi ve içerden destek için birtakım girişimlerde bulunmuş isede ne yazıkki Türk Kavimlerinden hiçbir destek alamamıştır, buna sebebde Paşa'nın acımasız ve gaddar olduğu şüphesidir. Destek alamadığı için çıkarma yapamayan Süleyman paşa, hava muhalefeti nedeniylede birkaç geminin karaya oturması, bazılarının hasar görmesi üzerine geri çekilmeye karar verir ve donanmayı 31.Mart.1539 da Cidde'ye getirir, kendisi karaya çıkar ve donanmayı Süveyşe yollar, arkasından da Mısır'a gelir. Böylece başarısız bir Hint seferi son bulmuş olur.
Divan-ı Hümayun'a rapor vermek üzere İstanbul'a gelen Süleyman Paşa önce Kubbealtı Vezirliğine sonrada ikinci vezirliğe getirilir ve ardından 1541 yılında Sadrazam olur.
Kasım.1544 de Padişah huzurunda divan da yapılan görüşmelerde, Eski Mısır Valisi Deli Hüsrev Paşa, Süleyman Paşa'nın yolsuzluk yaptığını söylemesi üzerine iki Paşa birbirlerinin üzerine yürümüş hatta hançerlerinide çektikleri söylenir, buna şahit olan Kanuni anında her ikisinide görevden alır ve Süleyman Paşa Malkara'ya sürülür. Sonrasında hakkında ortaya atılan iddialar asılsız çıkmış olsada, Süleyman Paşa aklandığını duymadan vefat etmiştir.

                      6- Damat Rüstem Paşa.(1 nci Dönemi.1544-1553) Arnavut Devşirme. Rüstem Paşa 1500 yılında Hırvatistan'da doğmuştur. Osmanlı'ya getirildikten sonra devşirilmiş, eğitim ve öğretimi tamamlandıktan sonra birkaç ufak devlet görevlerini müteakip 1539 da Diyarbakır Valisi ve III.Vezir olmuş, bu görevde iken Kanuni'nin kızı Mihrimah Sultanla evlenmiştir,bu yüzden Damat lakabını almıştır.
1544 de Süleyman Paşanın azledilmesinin ardından,Sadrazamlıkda henüz adı geçmediği halde  Hürrem Sultan planlarıyle diğer aday iki vezirin arasını açmış ve onların azledilmelerini sağlamıştır. İki kıdemli vezir azledilince Hürrem'in damadı olan Rüstem Paşa, Sadrazam olmuştur.
Hürrem, kızı Mihrimah ve Rüstem Paşa ilk iş olarak Şehzade Mustafanın öldürülmesi için plan hazırlamak oldu, zaten Kanuni de Hürrem'in elindeydi artık ve Kanuni, Mustafayı öldürttü ama Yeniçerilerin ayaklanmasından korktuğu için Rüstem Paşa'yıda azletti ve yerine 1553 deKara Ahmet Paşa' yı getirdi. Ortalık düzelince yine Hürrem ve Mihrimah Sultanın telkinleriyle, Kanuni hiçbir sebeb yokken Kara Ahmet Paşa'yı Divan'ı Humayun'unun ortasında idam ettirdi (1555) ve Rüstem Paşa tekrar Sadrazam oldu,bu görevide 1561 de ölünceye kadar devam etti.
Tarihçilere göre Rüstem Paşa Osmanlı devlet kademesinde rüşveti yaygınlaştıran ve bu sebeblede Osmanlı'nın ilk içten bozulmasının kapısını açan kişidir.
Tabiatıyla bu rüşvet olaylarında kendiside fazlasıyla yararlanmış, öyleki zenginlik bakımından Padişahlardan sonra gelen ilk insan durumundadır.
Sahip olduğu varlıklar :
815 Çiftlik, 476 Su değirmeni, 1700 köle, 2900 at, 1106 deve, 100 gümüş eyer, 2000 zırh, 130 çift altın üzengi, mücevherlerle süslü 760 kılıç, 1000 gümüş mızrak, 78 000 duka altın, 11.200.000 akçe değerinde nakit para.
Bıraktığı yapıtlar : Tekirdağ ve İstanbul'da kendi adına yaptırdığı 2 cami, Kütahya'da bir medrese ve bir hamam.

                      7- Kara Ahmed Paşa.(1553-1555) Arnavut Devşirme. Saraya alındıktan sonra eğitim görmüş yetiştirilmiş önemli bir devlet adamıdır. İlk görevi Kapıcıbaşı, sonra Yeniçeri ağası, Rumeli Beylerbeyi olmuş ve 2.vezirliğe kadar yükselmiştir. Yavuz Sultan selim'in kızı Fatma Sultan'la evlenen Ahmed Paşa 2.Vezir iken 1552 de Temeşvar'ı fethetmiş Macaristan ve İran seferlerine katılmış buralarda büyük hizmetleri görülmüştür. Doğu Anadolu ve Gürcistan yörelerinde fethlerde bulunmuş, Erzincan Kemah'ta İran ordularını mağlubiyete uğratmış (1549).Bu tarihlerde başarıları üzerine Sokullu Mehmet Paşa'nın yerine Maacaristan  serdarlığına getirilmiştir. Bu tarihte Eğri Kalesini kuşatmış isede ele geçiremeden geri dönmüş ve Kanuni ile birlikte 1553 de İran seferine katılmış, aynı tarihtede Sadrazam olmuştur. Kanuni'nin kışkırtılması üzerine  sözde İran seferinde suçlu görüldüğü söylenerek divan önünde idam edilmiştir.
Topkapı'daki çinilerle süslü camiyi yaptırmaya başlamışsada tamamını görememiştir. Mezarı bu cami avlusundadır.
                      8- Damat Rüstem Paşa(2.Dönemi.1555-1561)Yaşamı bir önceki paragraftadır.

                      9- Semiz Ali Paşa.(1561-1565) Arnavut Devşirme. Hersek Sancağı'nda Paraca (Brazzo) kasabasında Bracic ailesinden Hüseyin adında bir Potur'un oğludur. Devşirme olarak saraya alınmış ve 1545 de Emir-i Alem olarak Enderundan çıkmıştır. Sırasıyla Yeniçeri Ağası, Rumeli Beylerbeyi, Mısır Beylerbeyi, Kubbe Veziri olmuş ve Rüstem Paşa'nın vefatı üzerine 10.Temmuz.1561 de Sadrazamlığa getirilmiştir. Devleti yönetmekten başka kayda değer  askeri başarıları yoktur. Uzun boylu, kendisini taşıyabilecek at bulamayacak kadar kilolu, latifeci ve hoşsohbet bir kişiliğe sahip olduğu söylenir.
28.Haziran.1565 Tarihinde vefat eden Ali Paşa'nn mezarı Eyüp Camisi avlusundaki Hacı Beşir Ağa Türbesinin yanındadır.
Eyüp Kuru Kavak caddesinde kendi adına bir cami, Çömlekçiler Caddesinde yine kandi adıyla anılan çeşmesi vardır, Edirnedeki Semiz Ali Paşa Çarşısıda kendisine aittir.

                      10- Sokollu Mehmet Paşa.(1565-1579) Boşnak Devşirme. Kanuni Sultan Süleymanın'ın son Sadrazamı olan Sokollu Mehmet, Kanuni'nin ölümünden sonra II.Selim ve III.Murat  dönemlerinde toplam 14 yıl 3 ay 17 gün Sadrazamlık yapmış, sayısız başarıları, icraatları, projeleri ve kişiliği nedeniyle Osmanlı'nın  en büyük sadrazamlarından birisi olarak kabul edilir. Sırp asıllı olan Sokollu Mehmet 2 m.yi aşan boyu ilede Osmanlı'nın en uzun boylu Sadrazamıdır.
1505 Yılında Balkanlarda Vişegrad kadılığı Rodo kasabasına yakın bir köy olan Sokol(Sokoloviçi) de doğan  Sokollu Mehmet'in babası Slav halkından olan Dimitri'dir. İlk adı Bayo Sokoloviç dir ve Paşalık zamanında Balkanlarda Mehmet Paşa Sokoloviç olarak tanınır. 
1519 da devşirme sistemi ile Edirne Sarayı'na getirilir ve burada Türk-İslam kültürü ile yetiştirildikten sonra İstanbul Sarayına Enderun'a gönderilir. Sarayda birkaç ufak görevlerde bulunan Sokollu 1541 de Kapıcıbaşı, 1546 da Kaptan'ı Deryalığa getirildi ve  Trablusgarp seferine katıldı, İstanbul Tersanesini genişletip yeniletti, 1549 da vezirliğe getirildi ve Rumeli Beylerbeyliğine atandı, bu dönemde :
- Avusturya üzerine seferde, 80 000 kişilik ordu ile Erdele girdi ve önemli kaleleri aldı, Temeşvar  Kalesinide kuşatmış isede başarısızlıkla geri çekildi.(Kale 1552 de Kara Ahmet Paşa tarafından alınmıştır.
- 1553 de Anadoludaki isyanlar için Rumeli Askerlerinin başında Anadoluya gitti.
- Aynı yıl Nahçıvan seferinde yine Rumeli Askerlerinin başında iken  büyük başarı sağladı.
Sefer dönüşü 3.Vezirliğe yükselerek Kubbealtı vezirleri arasına katıldı ve Kanuni'nin torunu olan II nci Selimin kızı Esmehan sultan ile evlendi.
Kanuni'nin oğulları arasındaki geleceğe ait taht mücadelesinde devamlı Selim'i desteklemiştir.
Kubbealtı veziri iken Semiz Ali Paşa sadrazam olunca 2.Vezirliğe yükseldi ve onun 1565 de ölmesinin ardından Sadrazam oldu.
Sadrazamlık Dönemi :
Sokollu Mehmet Paşa sadrazam olduktan sonra ölümüne kadar Osmanlı'nın idaresini fiilen elinde tutmuştur.
- Kanuni'nin son seferi olan Zigetvar Kalesi fethinde, Kanuni öldükten sonrada kuşatmaya kendisi devam etti.  
- Kanuni'nin ölümünü II.Selim'in tahta çıkmasını sağlayıncaya kadar askerlerden sakladı ve Selim'in döneminde Sadrazamlığa devam etti ve devleti bilfiil idare etti.
- 1568 de Avusturya ile 8 yıllık bir antlaşma yaptıktan sonra doğuya yöneldi ve Osmanlı egemenliğinin Asya ve doğu denizlerinde sağlanmasını planladı.
- Portekiz'in Hint Okyanusunda artan etkinliğine karşı, Kızıldeniz, Ummandenizi ve Basra Körfezindeki donanmayı güçlendirdi.
- Aynı amaçla Hindistan ve Endonezya ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı.
- Afrika üzerinde etkinlik kazanmak için Tunus'un alınması planlarını hazırladı,ancak kendi karşıtları olan Piyale Paşa ve Lala Mustafa Paşa, divanda yapılan görüşmede Tunus'un alınmasından vazgeçilerek Kıbrıs'ın alınmasına karar verildi. Aslında Venedik'lilere karşı alınan bu karar, tüm Avrupa'lıları birleştirecekti,Sokollu bunu ısrarla dile getirmiş isede etkili olamadı ve Lala Mustafa Paşa Divan kararına uyarak 1571 de Kıbrıs'a çıktı ve ele geçirdi.
Bunun üzerine Venedik'liler yanında misilleme olarak savaşa katılan tüm Avrupa Haçlı donanması İnebahtı deniz savaşında Osmanlı Donanmasını yendi.
Bu ağır yenilgiden sonra Osmanlı'ya gelen Venedik elçisine Sokollu  "Biz sizden Kıbrıs'ı alarak kolunuzu kestik, siz ise donanmamızı yenmekle yalnızca sakalımızı kestiniz, unutmayınki kol bir daha yerine gelmez ama sakal eskisinden de gür çıkar" demiştir. Dediği gibide olmuş ve Venedik' liler barış istemek zorunda kalmışlardır.
Sokollu'nun Tunus'u alma planı ise sonradan gerçekleşmiş ve Tunus Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Sokollu, 1574 Yılında ölen II.Selim'den sonra tahta geçen  III.Murat döneminde de Sadrazamlığını sürdürmüş isede, artık eski gücü zayıflamış, III.Murat onun karşıtlarına yaklaşmaya başlamıştır. Buna rağmen yinede bazı başarılara imza atmıştır, bunlardan önemlileri ; Fas'ı Portekiz akınlarından kurtarması, Avusturya'nın Osmanlı Sarayı içine dönük oyunlarını etkisiz hale getirmesidir.
Ömrü büyük başarılarla geçen bu büyük devlet adamı üzerinde baskılar iyice artmıştı, hatta oğlu Budin Beylerbeyi Mustafa Paşa 1579 yılında sebebsiz yere idam ettirildi. Gerek Padişah III.Murat, gerekse eşi Safiye Sultan ve karşısında bulunan vezirler onun sadrazamlığına son vermek için ellerine geleni yapmaktaydılar. 
Nihayet 11.Ekim.1579 günü Divan çıkışında, Safiye Sultan tarafından tutulduğu bilinen derviş kılığına girmiş bir yeniçeri tarafından kalbinden hançerlendi. Hançerleyen kişi anında muhafız askerlerince parçalanarak öldürüldü ve Sokollu dahil tüm saray erkanı içeri alındı ama bütün tedavilere rağmen Sokollu vefat etti. Mezarı Eyüp'tedir.
Sokollu'nun başta İstanbul'da, Lüleburgaz'da, Havsa'da(Edirne) ve Payas'da(Hatay) birer külliyesi, hemen hemen İmparatorluğun her tarafında camileri, çeşmeleri, imaretleri vardır.
Günümüz TC.Donanmasında TCG.A-577 okul gemisinede Sokullu Mehmet Paşa ismi verilmiştir.
Sokollu'nun diğer proje ve planları :
- Volga ve Don Nehirleri arasında bir kanal açarak, Osmanlı donanmasına Hazar yolunu açmak,
- Sonradan gerçekleşen Süveyş Kanalını açma,
- Marmara'yı İzmit Körfezi'nden Sapanca Gölü ve Sakarya Nehri üzerinden Karadenizle birleştirme kanal projesi,
Volga ve Don Nehirleri kanalı için işgücü hazırlandı ama hava şartları nedeniyle  çalışma yapılamadı.
Süveyş kanalı içinse önce Sudan fethedildi ama projenin yapımına başlanamadı.                    

ETİKETLER : SÜVEYŞ KANALI - DON NEHRİ - SOKULLU MEHMET PAŞA - II.SELİM - III.MURAT - SAFİYE SULTAN - BUDİN - LALA MUSTAFA PAŞA - ZİGETVAR KALESİ - ESMEHAN SULTAN - KARA MUSTAFA PAŞA - SEMİZ ALİ PAŞA - RÜSTEM PAŞA - DELİ HÜSREV PAŞA - HADIM SÜLEYMAN PAŞA 

Groupon 1306346236239 Image Banner

Sevgiliergunu Image Banner 728 x 90




Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK