.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

31.12.11

0

Yeni Yıl Fıkrası





BİRAZDA GÜLELİM

Noel Hediyesi


Bir yılbaşı günü postanede çalışan memurlar "Noel Baba ya" adresli bir mektup görürler ve Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kendileri açıp okurlar.

Mektupda şöyle yazıyordur : 
"Sevgili Noel Baba.
Ben 10 yaşında bir çocuğum, hiç kimsem yok, yetimhanede kalıyorum. Buradaki diğer arkadaşlarıma bir çok hediye geldi ama bana hiç hediye getiren olmadı.
Senden üç şey istiyorum : 
Bana bir kalem, bir kalem kutusu, birde ayakkabı gönderirsen çok sevinirim."
Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar ve kimsesiz bu çocuğu mutlu etmek ve Noel Baba ya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar verirler.
Kalem ve ayakkabıyı alırlar ama para yetmediği için kalem kutusunu alamazlar.
Aldıkları hediyeleri gönderdikten bir müddet sonra "Noel Baba ya"adresli bir mektup daha gelir, hemen açarlar zarfı, bu hediye gönderdikleri çocuğun teşekkür mektubudur :


"Sevgili Noel Baba.
Gönderdiği hediyeleri aldım, beni çok sevindirdin ancak gönderdiğin hediyelerden birisi gelmemiş. Onuda herhalde postanedeki şerefsizler almıştır."












20.12.11

0

Bulaşık Yıkayan Maymun



BİRAZDA GÜLELİM


Harika Maymunun Marifeti

Bolivya'da Luis Duman isimli bir hayvanseverin evinde besleyip büyüttüğü Pete adlı maymununa bulaşık yıkamayıda öğretmiş. Yavrusunuda ihmal etmeyen Pete onu sırtına almış gayretle işini bitirmek için uğraşıyor. Fırçayı kullanması ise ayrı bir özellik. Severek izliyeceksiniz.









Share
Bizi Takip Edin

11.12.11

0

KANGAL Köpeğine Eziyet




İNSAN OLMAK yada OLMAMAK

Yazı başlığı konu ile alakasız gibi gelecek ama, insan dostu bir hayvan olan KANGAL Köpeğine yapılan bu eziyetin failine insan demek elimde değil.
Not : İzliyeceğiniz olay ne yazıkki yurdumuzda, hayvanlara yapılan işkencelerin en hafif niteliğinde olanıdır.

Yazılı basında ve TV.ekranlarında video ya alınmış bir haber. Olay köy yolu üzerinde bulunan köprüde geçiyor.
Köprü üzerindeki insan ! boynundan 
zincirle bağlı köpeğini nehire atmış, sözde hayvancağızı yıkıyor.Görüntüye göre bu yıkama değil resmen işkence. Zira köpeğin boğulma korkusuyla çırpınmasına karşılık o insan! Zincirle köpeği devamlı sağa sola çekerek işkenceye devam ediyor, tabiatıyla hayvancağızda boğazında kalın zincir ölmemek için çırpınmaya devam ediyor ve tesadüfen ordan geçen birinin cep kamerasına olay kaydediliyor.

Ne yapıyorsun sen diye gelen soruya ise, 
gülerek diyemiycem çünki gülmek insanlara has olgudur, sırıtarak, yıkıyorum, başka türlü ısırıyor diyor.(Keşke ısıracağına bi yerlerini koparsaydı)

Neticede köpek yorgun ve bitkin sudan çıkarılıyor. Olayın en acı tarafı ise bu işkenceye maruz kalan köpeğin, insan dostu, koruyucusu, bekçisi, Dünyaca meşhur Kangal cinsi olması.

Şimdi gelelim olayın sosyal boyutuna :

Haber duyulduğunda ilk ve son tepki, ne yazıkki Sesleri hiç duyulmak istenmeyen ve duyulduğunda da bir sürü hakaretlere maruz kalan 
HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİ’nden, başka hiçbir yerden maalesef çıt yok.

Felsefe de basit olarak 
insanın tarifi düşünme yeteneği bulunan canlı olarak geçer ama insan olmak için bu şart tek başına yeterli değildir, insan olmanın başka özelliklerinden biriside gelişmiş acıma ve merhamet duygusudur.

Üzülerek söyliyeyim bu tür olaylar okadar çok oluyorki, biz sadece kayıt altına alınanları (Örneğin yine bir İlimizde bir domuzun nehirde kıstırılıp sopalarla vurularak öldürülmesi, diğer bir yöremizde minik bir kedinin gözlerinin çivi ile kör edilmesi vs.) görebiliyor ve duyabiliyoruz, görmediklerimizi düşünmek dahi istemiyorum.

Gerçekleri saklamaya gerek yok bence.Bu tip insanın içini acıtan olaylare sebeb olacak o kadar insanımız çokki onları yok saymaktansa önlemi nedir onu düşünmek gerekir. Klasikleşmiş tabirle eğitim eğitim yinede eğitim.


Tabi eğitim derken okumak yazmak diploma almak değil, bunlar öncelikli şartlar zaten. 
Çocuklara küçük yaştan itibaren anne baba kelimeleri öğretilirken, onlara bu dünyada başka canlılarında yaşamhakları olduğunu, onların her yönden insanlardan zayıf olduklarını, zayıf olanlarında kendilerinden daha üstün özelliklere sahip olan insanlar tarafından korunması, sevilmesi zarar verilmemesi gerektiğini ve bununda insan olmanın şartlarından biri olduğu gibi birtakım konularında öğretilmesi gerekir.

Ne yazıkki bizde bu tür bir öğretiden ziyade ki bunları uygulayanlar dahi çok azınlıkta kalmaktadır, çocuklara bu tür konuların olmaması için sadece 
kanuni ve dini müeyyideler gereği cezalandırılacakları, dini yönden günaha gireceklerikanuni yönden ise bir takım hürriyet kısıtlayıcı veya parasal cezalara maruz kalacakları öğretilmektedir.

Bu öğretilerle büyüyen çocuk babasının veya başkalarının, diğer canlılara ve hatta kendinden zayıfinsanlara karşı acımasızca davranışlarını görüp, yapılanlara karşı hiçbir müeyyidenin uygulanmadığını anladığı andan itibaren, artık oda diğerleri gibi davranmaya başlayacak,nasıl olsa bir cezası yokmuş duygusu ile bu durum zincirleme devam edip gidecektir.

Ta ki insan olmanın özelliklerinin o çocuğa öğretilmesine başlanıncaya kadar. Hele birde hangi acımasız vede merhametsiz birisi tarafından atasözleri literatürüne sokulan ‘büyük balık küçük balığıyutar’ benzetmesi yangına körük ile gitmeyi adeta teşvik etmiştir.

Birileride çıkıp hayır yutamaz,yutarsa yutanda balıktır yani hayvandır, insan olan bunu yapmama lıdır demez. 

Bu böyle devam edincede maalesef kendini kuvvetli veya üstün gören insan, kendinden gerek zeka ve gerekse beden gücü yönünden aşağı gördüğü canlılara, insanlara acımasız ve insanlık dışı yaptırımlara devam edecektir. 

(Bununda örnekleri sokak hayvanlarına karşı vede daha da ileri gidilerek ülkemiz kadınlarına karşı yapılan insanlık dışı davranışlar dır.)

Sonuç olarak şu noktaya geliyoruz :
Değindiğimiz veya benzeri olaylarda suç sadece, o insan! Zavallısındamı, yoksa insanlığıöğretemeyen 
ebeveynleri veya okuyorsa öğretmenlerindemi, camiye gidiyorsa vaaz veren imamdamı, olayı görüpte kınamayan tepkisini dile getirmeyen arkadaşlarındamı, komşularındamı, mahalle veya köysakinlerindemi, yada bu tür olaylar kendilerine intikal ettiğinde caydığırıcı hiçbir önlem alamayandevletin kolluk kuvvetlerindemi , mülki amirlerindemi , yargısındamı veya bu birimlerin elini kolunu bağlayan kanun yapıcıdamı ???

Kimde olduğuna cevap veremiycem ama cevabını çok iyi bildiğim şey, suçun bende ve benim gibi düşünenlerde olmadığıdır.

Yazıma bir düşünürün şu sözüyle son vereceğim:

SEN SENDEN AŞAĞIDAKİLERE MERHAMET ETMEZSEN, BOŞUNA ELLERİNİ HAVAYA KALDIRIP TANRIDAN MERHAMET BEKLEME.

ETİKETLER : KANGAL KÖPEĞİ - KÖPEĞE EZİYET - HAYVAN SEVGİSİ - HAYVANLARA EZİYET - DEVLET DUYARSIZ - DOMUZA İŞKENCE - KEDİYE İŞKENCE

BENZER KONULAR :

Bardak İçinde Kedicik Çok Mutlu
İki Minik Bebek Ne Düşünüyorlar acaba
Yavru Ördek Çok Sevimli
Minik Yavru Kedi ve Sabırlı Köpeğimiz
Yavru Wombatların mutluluğu

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

UŞAK'da 22 Köpeği Öldüren Katil ve Canavar'a Para Cezası
Uşak Organize Sanayi Bölgesi'nde görevli caninin biri, bilinmez belkide amirlerinden emir aldı, sanayi alanında karınlarını doyurmak için yiyecek bekleyen 22 köpeği av tüfeği ile öldürür.
İsminin dahi açıklanması suç sayılan bu alçak yaratığa verilen ceza sadece para cezası, 19.272 TL. Valilik onayı ile.
Yargımı, 22 köpek için yargımı olurmuş, altı üstü köpek.

Sele Kapılan Yavru Geyiği Kurtaran İnsan gibi İnsan
Burasıda Bengladeş / Noakhali kenti. Orman kenarında bir kısım halk pikniktedir derken bir yağmur bastırır ve kenardaki dere taşar, bir yavru minik geyikte, dereden geçerken kalın suyun içinde, bir türlü karaya çıkamaz.
Oradaki gençlerden Belal adlı birisi anında atlar suya, su boyunu aştığı halde, yavruyu eliyle havada tutarak sudan çıkarır.

Kediyi İşkence İle Öldüren Alçak Caniye Ceza Yok
Bu alçak, şerefsiz yaratığın Adı Can Aksoy, Eskişehir/Odunpazarı, Büyükdere Mah. Adalı Sk. No.23/6 da ikamet ediyormuş, üstelik de ÜNİ. öğrencisi.
Evine sokaktan bir yavru kedi alıyor, sonra onu parçalıyor, int. paylaşım sitelerinde yayınlıyor.
Şikayet edilmiş, gözaltına alınmış ve adi yaratık birde utanmadan Türkiye bana neyapacak demiş, doğru demiş, 300 TL. ceza hadi güle güle, bu yetmez devam et demişler ve salıverilmiş.

Kedisini yüksek atan canavara iki yıl HAPİS CEZASI Fransa'da.
Bu alçak yaratığa Fransız yargısı 2 Yıl Hapis + 30.000 Euro para cezası veriyor, kedide hiçbir yaralanma olmadığı halde.

Biz Müslümanız, şöyle merhametliyiz, böyle vicdanlıyız deriz, derizde elin oğlu "Hadi be sende" der tersler bizi ve ekler :

"GİDİNDE ELİN GAVURU DEDİKLERİNİZDEN DERS ALIN"



Share
Bizi Takip Edin
0

ÇİN Gerçeği



ÇİN - ABD - RUSYA - KUZEY KORE - KÜBA ve 

GERÇEKLER


ÇİN Gerçeği :


(Yeniden güncellendi 4.05.14)
Dünyanın en fazla nüfusuna sahip vede bu günlerde, Dünya Ticaretini korkunç bir şekilde etkiyelen, dünyada en fazla ihracaat yapan, aynı zamanda yine dünyanın en hızlı gelişme yüzdesini elinde bulunduran Kapitalizmin Nimetlerinden yararlanıp zenginleşen, 1 Milyar 300 Milyon Nüfuslu Sosyalist Çin HalkCumhuriyeti’nden bahsediyoruz. 

Bir Gazetede okudum ilgimi çekti sizlerle paylaşmak istedim.

Fotoğraflarla anlatılan haberde : 
Ailelerde Anne de Baba da çalışıyor.
Buna rağmen evdeki çocuklarını kreşe veya başka bakılacak bir yere maddi imkansızlık nedeniyle bırakamadıklarından, bir kaç komşu çocukları ile birlikte bir oda yada ahırdan dönme hücrelerde, ip lastik gibi şeylerle ayaklarından duvara bağlanıyor ve mesai bitimine kadar böyle bekletiliyorlar.

Çocuk deyince sanmayın bizdeki veya islam dünyasındaki gibi beş - on çocuk sahibi aileler, sadece bir veya iki. Daha fazlası kanunen yasak.

Devlet zenginleşiyor ama eşler çalıştığı halde iki çocuğuna bakmaktan yoksunlar. Hayret edilecek vede bir okadar acınacak bir tablo.
Sistemdemi hata yoksa yöneticilerde mi bilemem ama, herkesin iki elini başlarına koyup düşünmeleri gerek.

ABD Gerçeği

Herkes düşünsün doğruluğunu, yanlışlığını diyoruz da, şunuda gözardı etmemekte yarar vardır sanırım gelişmekte olan ülkeler için.

Günümüzde dünyanın dev ekonomisine sahip olduğu söylenen ve halkının refahı için gözünü kırpmadan dünyanın herhangi bir yerinde çatışmalar, savaşlar çıkartan, hatta bizzat kendisi savaşarak kan akıtan ABD ni, dünya devi yapan
ekonomik gelişimin başlangıcı 1900 yıllara kadar uzanır.

Bilindiği gibi o yıllarda sanayi ve tarım alanında çalışan işçilerin çoğunluğu 7-15 yaşlarındaki çocuklar ve göçmen ailelerdi ve bu işçiler ne sigortalıydı nede , sendikaları vardı, asgari ücrete benzer standart bir ücret uygulamasının ise adı dahi geçmiyordu.

Özel teşebbüse o yıllarda önem veren ABD ndeki sermaye birikiminin esas emekçileri karın tokluğuna üretimde bulunan bu işçiler olduğunu unutmamak gerekir.

Her ne kadar bu ekonomik görüş ile sermaye birikimi sağlanıyor, ülkeler gelişiyor ama ne pahasına geliştiği ortada ve bunun adıda felsefede "Vahşi Kapitalizm" diye geçiyor.

Sovyetler - Kuzey Kore - Küba Vahşi olduğu bilindiği halde Sovyetler Birliği ve Çin Komünizmi buna kucak açtıktan sonra söyliyecek söz kalmamıştır ve geriye dönüş yada sosyalizme geçiş şu anda mümkün görülmemektedir.


Bu konuda sosyalizm için direnen Kuzey Kore, Küba gibi bir kaç ülke mevcut olsada sadece nostalji olarak kalacaklardır.

Sonuç olarak geri kalmış ülkelerin adım atması vede gelişmeye doğru hızla yürümesi için emekçi kesimin bir müddet fedakarlık göstermesi gerekecektir ve sanırım Çin Komünizmide bu uygulamaya geçmiştir.

ETİKETLER : ÇİN - ÇOCUK İŞÇİLER - ABD - SOVYETLER - KUZEY KORE - KOMÜNİZM - VAHŞİ KAPİTALİZM.   

Kaynak:
haberdar.com/

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir Zamanlar İran İslam Devleti
1979 Yılına kadar İran, sosyal yaşamıyla, ekonomisiyle batı yanlısı çağdaşlığa soyunmuş bir devlet idi, aynen Türkiye gibi.
Ama burasına bir islam ülkesiydi, çağdaşlık yakızmazdı, yobazlar sinsice çalıştı, Fransa'nın desteklediği ve beslediği Humeyni, 1979 yılında herşeyi sildi süpürdü, kadınlara özgürlük geldi.
Amerika'nın Hediyesi Demokrasi Sevsinler
ABD nin, Sosyalist Afganistan Devletini, kendi yarattığı, sonradan da kendisine düşman ettiği kanlı terörist örgütü el-kaide ile birlikte yıktığı ve demokrasiyi getirdiği yeni Afganistan.
Ya o zamanlar bizim basını bir dinleyip bir okusaydınız, o kanlı örgüte mücahtlerimiz diye göklere çıkarttığını.

Dünyanın İlk Seçilen 7 Harikası
Sadece bir tanesi yani Keops Piramidi ayakta kalan Dünyanın 7 
Harikasından 6 tanesi doğa olayları sonucunda yokolmuştur.  




 Dünya Ticaretine Açılan Bir Çin Gerceği
 Asgari aylık ücretin 100-200 $ arasında olan Çin'in dünya pazarını neden ele geçirdiğini şimdi anladınızmı acaba.




Kanlı Katliamlar Ülkesi Ruanda'nın Tarihi
Irkçılık sonucu kadın, erkek, çocuk demeden birbirlerini boğazlayanların ülkesi Ruanda, hemde dünyanın gözü önünde.



Adı var ama kendisi olmayan bir devlet Somali Tarihi 
Kağıt üzerinde ve BM e göre tek devlet, adı Somali, ne acıdırki 22 yıldır bağımsız ve mutlu bir sosyalist devlet iken, 1991 yılında ABD nin getirdiği demokrasi ile 5 devletçiğe ayrılıverdi ve devamlı iç savaş.





Bizi Takip Edin

Share

9.12.11


İkinci Hanım Evliliği

İternette bir haber ve haberi veren sanal gazete :
HABERLER.COM 05.07.2010 Tarihli Nüshası.

Kamu Emekçileri Sendikası(KESK)İst. Şb.ler Platformu’ndan Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı hakkında suç duyurusu.

Suçlama nedeni: Özetle tüm kadınları alenen küçük düşürmek.
İddia ise : Bakırcı’nın basına verdiği beyanatındaki Kürt Sorunu nun Çözümü için gerekli gördüğü önerileri içindeki kadınlar hakkındaki söylemleri :

-Özellikle kürt kökenli kadınlar Kumalık kavramını kabul etmeli,
-Hastalık veya Çocuğu olmayan  kadının üzerine ikinci hanımın gelmesine evet demesi,
-Erkek varlıklı ise birden fazla hanımla evlenmesinin erkekler için bir hak olduğu vs.

Oh ne ala, kadınları yasaklarla sindirilmiş bir erkek egemen toplumun, bunları bir erkeklik simgesi olarak gören sözde erkek ileri gelenlerinden de bu beklenirdi doğrusu.

(Pardon aklıma geldide :
Bunun tersi olursa,olur ya Eşi hasta veya çocuğu olmuyor,kendi varlıklı bir kadın ne yapmalı??? Susssss,yassak ağzına biber sürerler,zinhar düşünülmesi bile dünya değişimine neden olur…Acıda olsa bi espiri sayalım bunu)

Bu gibi konular,üzülerek söyliyeyim ülkemizde bazı yörelerde yaşanmış olan vede hala yaşanan olayların sıralamada ne yazıkki son sıralarda kalır.

Yıl 2010 ve Avrupa Standartlarına ayak uydurmak için vede topluluğa üye olmak için çabalayan Güzel Yurdum Türkiye;

-Av.Kriterlerinde var diye,Kokoreçi,Döneri yasaklayan
-Ölümlü kazaların sebebi gibi gösterilerek, neredeyse on yaş üstü arabaları trafikten men edercesine bir takım fenni muayeneleri devreye sokan(Halkımızın geliri çok yüksek ya sıfır araba al, alamıyorsan araba senin neyine der gibi)

Atamızın bizlere emanet ettiği Gelişen bir Türkiye ve Avrupa Kriterleri…Acaba diyorum, Kadınları bu kadar baskı altında tutan,hiç sayan,adı var kendi yok durumuna getiren uygulamalar Av. kriterleri dışındamıdır??? Bu soruyuda herhalde Avrupalılara sormak hakkımızdır.

Erkek Egemen bir Toplumun Erkek bir Vatandaşı olarak Şimdi esas sorum geliyor :
Yüzlerce Km. uzaklıkta ki İst.da, Özgür lükçü KESK bu davayı açarken,
özellikle siz Rize’li vede peşinden Tüm Türkiye’li Hanımlar Bu tür olay ve uygulamalar olurkenNededeydiniz??
Şimdi neredesiniz??
Yarın nerede olacaksınız??
SaygılarımlaAdmin
7.7.10

ADIM ADIM YASAKLI TÜRKİYE'ye DOĞRU GİDİŞ


Adım Adım Yasaklı Türkiy-1

Yasaklar ülkesine doğrumu gidiyoruz acaba dersiniz, acabası yok bence o yolun tam içindeyiz şu an.
Bu duruma hiç şaşmamakda gerek, zira bir ülkede iktidarın bir yetkilisinin 
iki dudağı arasından çıkan söz bir iki tartışmadan vede yapılacak itirazlara kulak asılmadan Kanun olarak yarım saatte çıkabiliyorsa o ülkede her şey olabilir.

Devamının nerelere kadar gidebileceği belli olmayan Sigara yasağından bahsediyorum. Sanırım dünyada bu kadar geniş kapsamlı yasakda ilkiz.

Gururmu duyalım dersiniz ama üzgünüm ben diyemiycem,sıra ona gelinceye kadar o kadar çok geri kalmışlığımız varki, isterdimdi önce onlardan başlansaydı.

Örneğin milyarların1 harcandığı bir terör ve bu terör için silah tiröstlerinesilah alımı için ödenen milyarlarca dolar, diplomalı diplomasız bin kişinin alınacağı bir işyerine bir milyon kişinin müracaat ettiği bir işsizler ordusu, hiç geliri olmadığı için açlıktan ölmemek uğruna devletin verdiği makarna unşeker kömür gibi gereksinimler için Allah razı olsun Hükümetten Allah Devlete Milleti zeval vermesin diyen bir aç bırakılmış insan topluluğu, İş bulamayıp kendim bişeyler yapayım diyebilenlerin başında Demoklesin kılıcı gibi,yapacaksan doğru Dürüst yap,şirket kur yapamayacaksan girme bu işlere devlet sana yardım eder diyen bir Maliye kuruluşu ve daha sayılabilicek onlarcası.

Ortam bu durumda iken hala bu yasak çok güzel oldu diyen halkımızın bir kısmının bu halinede gülsemmi  ağlasammı bende bilmiyorum doğrusu.

Yarın bu yasaklar evininizin içine kadar girerse şaşmayın,öyleya evinizedemisafirler geliyor, onlarda kamudan sayılır dolayısıyla eviniz kamuya açık alan olarak nitelendirilir ve yasak oralarada şamil kılınır.

Kılınsın efendim daha ne istiyorsunuz Devlet sizi koruyor, sizde içmeyin sıhhatli olun ,sağlığınızı düşünecek kadar irade sahibi olmazsanız onuda devlet düşünür.(Devlet baba ve kulları, birey olma özelliğine kavuşmamış insanların gülünecek sonu)

Göndüğüm kadarıyla halkımızın çoğunluğu bilinçli olarak suskunlaştırıldığından susacak, bir kısmı ise bunada evet diyeceklerdir.Suskunluk yüreğimize işlemiş artık.

Ancak unutmayalımki Hitler Almanya’ sında Onbaşı Adolf Hitler’in önlenemez gücü ve yükselişide halkın böyle suskunluğundan vede aman bana zararı dokunmaz banane deyip susanların, sıra kendilerine gelince de etrafında sızlanacağı hiç kimseyi bulamayanların gafletindendir.

Alanlarda özgürlük özgürlük söylemleri devam ededursun, özgürlüklerde aynen haklar gibi verilmez alınır.Verilen özgürlükler verildiği gibi geride alınabilir.

Kaldıki soru sormayan, her emre kanuna peki deyip itiraz etmeyen,sorgulamadan yoksun suskun bir halkın ise asla özgürlük istemeye hakkı olamaz, bu bilinmelidir.

****************************


Adım Adım Yasaklı Türkiye-2

Yasaklar zinciri  okadar uzarki sanırım bu sayfalara sığmaz, aşağıdaki örnek bunu doğrular nitelikte gibi görünüyor:
Tarih 17.Temmuz.2010 Tv.lerde bir haber.Sayın Sağlık bakanımız beyanat vermiş.
Anayasa Mahkemesi Sigara yasağını delici bir Karar verirse bizde sigaradan hasta olanların sağlık güvencesini daha doğrusu tedavisini devre dışı ederiz.

Oh ne ala Memleket idare etmesi ne kadarda kolay,ederde yetkisi var bir kanun çıkar olur biter.
Öyle hukuk varmış,yargı varmış pek önemli değil.Ben ne dersem o olur vede doğrudur zihniyeti.

Olayın vehameti Bakanın bu beyanatı üzerine spiker sokakda halka soruyor, sorduklarıda öyle cahil kimseler değil,görünüşde kariyer sahibi diplomalı insanlar (Hoş diploma cahilliği örtmezde)inanamadım seçilmiş gibi çoğunluğu çok güzel karar demeleri.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değişmez bir maddesi, Sosyal Hukuk Devleti ibaresini taşır.Bir hukuk Devletinde,isminin arkasına Mahkeme sözcüğü gelen bir kurumun verdiği kararlara saygı duyulur vede uygulanır. Hele bi karar aşamasında iken, direkt olmasada kuruma atıfta bulunularak, böyle karar çıkarsa bende böyle uygulamaya geçerim denmez, denirsede suç olurmu olmazmı bunuda yargı bilir sanırım.

Dolayısıyla halkımızın bir bölümü çoğunluğu bu konuyada doğru demiş oluyor bilerek veya bilmiyerek.
Buraya kadar anlattıklarım olmuş veya olacak konular.

Diyelimki Mahkeme yasaklamada aykırı bir madde buldu ve yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bakanlık da bir önergeyle istediği kanunu çıkardı,sigara dan hasta olanların giderini devlet karşılamaz dedi vede uygulandı,zaten göründüğü gibi hiçbir itirazda gelmez halkımızdan.

Bundan sonrası Varsayımlar olurya(Olamaz denen hiç bişey yoktur ülkemizde çünki) :
1.Sigara yüzünden hasta olanlara bakmam.(Gerekçe, hastalığı kendin istedin)
2.İntihar edenlere bakmam.(Aynı gerekçe)
3.Silahla sopayla yaralandın bakmam.(Gerekçe, sebeb sen olduysan)
4.Trafik kazalarında yaralandıysan bakmam.(Gerekçe, suç sendeyse)
5.Ramazan günü su içip tartaklandıysan bakmam.(Gerekçe, suyunu evinde gizli iç yada sende oruç tut)
6.Başına güneş geçen hanımlara bakmam.(Gerekçe,başını kapatsaydın)
7.Bacakları kireçlenmiş hastaya bakmam.(Gerekçe,günde beş vakit namaz kılsaydın,hem ibaret hem egzersiz)
8.Kansere vereme bakmam.(Gerekçe,Strese girdin sağlıksız beslendin vs.)
Böylece yüzlercesi sıralanabilir,insanın kendi hatası olmadan hangi hastalığa yakalanır ben bilmiyorum, Hekimlerin cevaplayacağı bi konu bu. Aklıma iki hastalık geldi. Kuş ve Domuz gribi.
Allaha şükürki bu ikisine bakacak devletimiz. Bizim hatamız varmı  yokmu onuda tam bilmiyorum ama.

Eyyyyyy Benim güzel memleketimin,eyyyy benim Yüce Atatürk’ün kurduğu ve bizlere emanet ettiği Büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları halkımız , bu yasaklar da gelirse hala, doğru peki mi diyeceksiniz.
Saygılarımla.

18.7.10



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK