.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

13.11.10

0
İzleyici Yorumları



İZLEYİCİ YORUMLARI ve CEVAPLARI

Bu sayfamızda Sitemiz "BİZ BİZE" Sayfamıza, İzleyicilerimiz den gelen Yorumlar ile bu yorumlara verilen cevapların tamamını Editörümüz tarafından düzenlenmiş ve resimlenmiş şekliyle   Tarih sırasına göre izliyeceksiniz.



SAMSUN lu__dan…

İternette bir haber ve haberi veren sanal gazete :
HABERLER.COM 05.07.2010 Tarihli Nüshası.


Kamu Emekçileri Sendikası(KESK)İst.

Şb.ler Platformu'ndan Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı hakkında suç duyurusu.Suçlama nedeni,özetle Tüm Kadınları alenen küçük düşürmek, iddia ise Bakırcı'nın basına verdiği beyanatındaki Kürt Sorunu nun Çözümü için gerekli gördüğü önerileri içindeki kadınlar hakkındaki söylemleri :


-Özellikle kürt kökenli kadınlar Kumalık kavramını kabul etmeli,

-Hastalık veya Çocuğu olmayan kadının üzerine ikinci hanımın gelmesine evet demesi,

-Erkek varlıklı ise birden fazla hanımla evlenmesinin erkekler için bir hak olduğu vs.


(Pardon aklıma geldide :
Bunun tersi olursa,olur ya Eşi hasta veya çocuğu olmuyor,kendi varlıklı bir kadın ne yapmalı??? Susssss,yassakk ağzına biber sürerler,zinhar düşünülmesi bile dünya değişimine neden olur.. Acıda olsa bi espirisayalım bunu)

Bu gibi konular,üzülerek söyliyeyim ülkemizde bazı yörelerde yaşanmış olan vede hala yaşanan olayların sıralamada ne yazıkki son sıralarda kalır.

Yıl 2010 ve Avrupa Standartlarına ayak uydurmak için vede topluluğaüye olmak için çabalayan Güzel yurdum Türkiye, Av.Kriterlerinde var diye, Kokoreçi, Döneri yasaklayan,



Ölümlü kazaların sebebi gibi gösterilerek, neredeyse on yaş üstü arabaları trafikten men edercesine bir takım fenni muayeneleri devreye sokan,
(Halkımızın geliri çok yüksek ya sıfır araba al, alamıyorsan araba senin neyine der gibi)


Atamızın bizlere emanet ettiği  Gelişen bir Türkiye ve Avrupa Kriterleri. Acaba diyorum, Kadınları bu kadar baskı altında tutan, hiç sayan,adı var kendi yok durumuna getiren uygulamalar Av. kriterleri dışındamıdır??? Bu soruyuda herhalde Avrupalılara sormak hakkımızdır.

Erkek Egemen bir Toplumun Erkek bir Vatandaşı olarak Şimdi esas sorum geliyor :

Yüzlerce Km. uzaklıkta ki İst.da, Özgür lükçü KESK bu davayı açarken,
özellikle siz Rize'li vede peşinden Tüm Türkiye'li Hanımlar Bu tür olay ve uygulamalar olurken nededeydiniz?? Şimdi neredesiniz??
Yarın nerede olacaksınız??

Saygılarımla SAMSUN lu__
7/7/2010

****************************

İŞTE ÇİN’İN GERÇEĞİ
Dünyanın en fazla nüfusuna sahip vede bu günlerde, Dünya Ticaretini korkunç bir şekilde etkiyelen, dünyada en fazla ihracaat yapan, aynı zamanda yine dünyanın en hızlı gelişme yüzdesini elinde bulunduran Kapitalizmin Nimetlerinden yararlanıp zenginleşen,1 Milyar 300 Milyon Nüfuslu Sosyalist Çin Halk Cumhuriyeti'nden bahsediyoruz.

Bir Gazetede okudum ilgimi çekti sizlerle paylaşmak istedim.Fotoğraflarla anlatılan haberde :

Ailelerde Anne de Babada çalışıyor, buna rağmen evdeki çocuklarını kreşe veya başka bakılacak bir yere maddi imkansızlık nedeniyle bırakamadık- larından, bir kaç komşu çocukları ile birlikte bir oda yada ahırdan dönme hücrelerde,ip lastik gibi şeylerle ayaklarından duvara bağlanıyor ve mesai bitimine kadar böyle bekletiliyorlar.

Çocuk deyince sanmayın bizdeki gibi beş on çocuk sahibi aileler,sadece bir veya iki.
Devlet zenginleşiyor ama eşler çalıştığı halde iki çocuğuna bakmaktan yoksunlar.Hayret edilecek vede bir okadar acınacak bir tablo.
Sistemdemi hata yoksa yöneticilerde mi bilemem ama,herkesin iki elini
başlarına koyup düşünmeleri gerek.
Dostca.
18.7.2010

*************************

Dostca nın Yorumuna ek (19.7.2010)

Evet Arkadaşım maalesef gerçek bu.
Ülkelerin gelişmesi ve zenginleşmesinden doğacak nema,o ülkenin ana unsuru olan kişilere yansımuyorsa ne anlamı olur ki bu zenginliğin.

Sadece Çin değilki bu durumda olan, işte Kuzey Kore,elinde Atom bombası var ama halkının yaşamı belli.İşte Pakistan oda aynı atom bombalı ülke İran örneği oda atom bombası peşinde ve diğer az gelişmiş ülkeler.Halkı kıt kanaat geçinirken devletin gücü için milyar dolarlar silah ve savunmaya ayrılıyor, kazanan kim söylemeye gerek yok.


Sistem işliyor çark dönüyor, değişmeside mümkün görülmüyor.
Ne demiş filozof :
Ne zamanki komün düzene son veren kazıklar çakıldı
toprağa bir daha yok olmaz,sadece yerlerinin değiştirilmesi için uğraşılır vede ülkelerin gelirleri bilinenlerin cebine girer okadar.

Fazla felsefeye girdik ama sonuç,Gelişmişlik çizgisi altında bulunan ülke insanlarının değişmez kaderinin bu olduğu.Sistem ister Kapitalizm ister Sosyalizm olsun farketmiyor.

Mevcut pasta tüm insanlara yetmeyince, büyük pay birinde yönetime ve devlet korumasına,diğerinde yönetim devlet ve bir kısım azınlığa pay ediliyor. Ohalde çare nedir? dersek : Naçizane fikrim şöyle, nüfusa göre gelir ayarlanmıyorsa, gelire göre nüfusu ayarlarsın.Ne dersiniz...
Saygılarımla...

*****************************

İNSAN OLMAK YADA OLMAMAK Yorum-1

Bir gün önce TV.ekranlarında video ya alınmış bir haber. Olay köy yolu üzerinde bulunan köprüde geçiyor.


Köprü üzerindeki insan ! boynundan zincirle bağlı köpeğini nehire atmış, sözde hayvancağızı yıkıyor. Görüntüye göre bu yıkama değil resmen işkence.

Zira köpeğin boğulma korkusuyla çırpınmasına karşılık o insan! Zincirle köpeği devamlı sağa sola çekerek işkenceye devam ediyor, tabiatıyla hayvancağızda boğazında kalın zincir ölmemek için çırpınmaya devam ediyor ve tesadüfen ordan geçen birinin cep kamerasına olay kaydediliyor.


Ne yapıyorsun sen diye gelen soruya ise, gülerek diyemiycem çünki gülmek insanlara has olgudur, sırıtarak yıkıyorum, başka türlü ısırıyor diyor.(Keşke ısıracağına bi yerlerini koparsaydı)Neticede köpek yorgun ve bitkin sudan çıkarılıyor.

Olayın en acı tarafı ise bu işkenceye maruz kalan köpeğin, insan dostu, koruyucusu, bekçisi, Dünyaca meşhur Kangal cinsi olması.
Şimdi gelelim olayın sosyal boyutuna :

Haber duyulduğunda ilk ve son tepki, ne yazıkki Sesleri hiç duyulmak istenmeyen ve duyulduğunda da bir sürü hakaretlere maruz kalan HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİ’nden, başka hiçbir yerden maalesef çıt yok.

Felsefe de basit olarak insanın tarifi düşünme yeteneği bulunan canlı olarak geçer ama insan olmak için bu şart tek başına yeterli değildir, insan olmanın başka özelliklerinden biriside gelişmiş acıma ve merhamet duygusudur.

Üzülerek söyliyeyim bu tür olaylar okadar çok oluyorki, biz sadece kayıt altına alınanları (Örneğin yine bir İlimizde bir domuzun nehirde kıstırılıp sopalarla vurularak öldürülmesi, diğer bir yöremizde minik bir kedinin gözlerinin çivi ile kör edilmesi vs.) görebiliyor ve duyabiliyoruz, görmediklerimizi düşünmek dahi istemiyorum.Parode-BURSA
Devamı var
20.8.2010

****************************
yorum-1 in devamı
Gerçekleri saklamaya gerek yok bence.Bu tip insanın içini acıtan olaylare sebeb olacak o kadar insanımız çokki onları yok saymaktansa önlemi nedir onu düşünmek gerekir.

Klasikleşmiş tabirle eğitim eğitim yinede eğitim.
Tabi eğitim derken okumak yazmak diploma almak değil, bunlar öncelikli şartlar zaten.

Çocuklara küçük yaştan itibaren anne baba kelimeleri öğretilirken, onlara bu dünyada başka canlılarında yaşam hakları olduğunu, onların her yönden insanlardan zayıf olduklarını, zayıf olanlarında kendilerinden daha üstün özelliklere sahip olan insanlar tarafından korunması, sevilmesi zarar verilmemesi gerektiğini ve bununda insan olmanın şartlarından biri olduğu gibi birtakım konularında öğretilmesi gerekir.

Ne yazıkki bizde bu tür bir öğretiden ziyade ki bunları uygulayanlar dahi çok azınlıkta kalmaktadır, çocuklara bu tür konuların olmaması için sadece kanuni ve dini müeyyideler gereği cezalandırılacakları,dini yönden günaha girecekleri kanuni yönden ise bir takım hürriyet kısıtlayıcı veya parasal cezalara maruz kalacakları öğretilmektedir.

Bu öğretilerle büyüyen çocuk babasının veya başkalarının, diğer canlılara ve hatta kendinden zayıf insanlara karşı acımasızca davranışlarını görüp, yapılanlara karşı hiçbir müeyyidenin uygulanmadığını anladığı andan itibaren, artık oda diğerleri gibi davranmaya başlayacak,nasıl olsa bir cezası yokmuş duygusu ile bu durum zincirleme devam edip gidecektir.

Ta ki insan olmanın özelliklerinin o çocuğa öğretilmesine başlanıncaya kadar. Hele birde hangi acımasız vede merhametsiz birisi tarafından atasözleri literatürüne sokulan ‘büyük balık küçük balığı yutar’ benzetmesi yangına körük ile gitmeyi adeta teşvik etmiştir.

Birileride çıkıp hayır yutamaz,yutarsa yutanda balıktır yani hayvandır, insan olan bunu yapmama lıdır demez. Bu böyle devam edincede maalesef kendini kuvvetli veya üstün gören insan, kendinden gerek zeka ve gerekse beden gücü yönünden aşağı gördüğü canlılara, insanlara acımasız ve insanlık dışı yaptırımlara devam edecektir. (Bununda örnekleri sokak hayvanlarına karşı vede daha da ileri gidilerek ülkemiz kadınlarına karşı yapılan insanlık dışı davranışlar dır.)


Sonuç olarak şu noktaya geliyoruz :
Değindiğimiz veya benzeri olaylarda suç sadece, o insan! Zavallısındamı, yoksa insanlığı öğretemeyen ebeveynleri veya okuyorsa öğretmenlerindemi, camiye gidiyorsa vaaz veren imamdamı, olayı görüpte kınamayan tepkisini dile getirmeyen arkadaşlarındamı, komşularındamı, mahalle veya köy sakinlerindemi, yada bu tür olaylar kendilerine
intikal ettiğinde caydığırıcı hiçbir önlem alamayan devletin kolluk kuvvetlerindemi , mülki amirlerindemi , yargısındamı veya bu birimlerin elini kolunu bağlayan kanun yapıcıdamı ???

Kimde olduğuna cevap veremiycem ama cevabını çok iyi bildiğim şey, suçun bende ve benim gibi düşünenlerde
olmadığıdır.
Yazıma bir düşünürün şu sözüyle son vereceğim:
SEN SENDEN AŞAĞIDAKİLERE MERHAMET ETMEZSEN, BOŞUNA ELLERİNİ HAVAYA KALDIRIP YUKARDAKİNDEN MERHAMET BEKLEME.

Parode BURSA
20.8.2010

****************************

Parode-BURSA Yorumuna ek.

Sayın Parode... Yerden göğe kadar haklısınız,ilave edilecek hiç bir cümle bulamıyorum.Üstelik okadar detaylı anlatmışsınızki olayı ve sonrasını sadece tebrik etmek gelir elimden.

Ülkemizde bu tür olaylara neden olanlar o kadar çokki sözleriniz ise, şimdi vereceğim örnekle tamamen kesinleşiyor.
Yine tesadüfen TV.de bir haber :
Üç yavru kedinin gözleri yapıştırıcı bir maddeyle kapatılmış kediler göremiyor ve bağırıyorlar, sese kulak verenler farkediyorlar durumu ve içlerinden görme özürlü bir öğretmen onları kutuya koyup veterinere götürüyor,veterinerde tedavi ediyor yavrucakları gözleri açılıyor ve öğretmen kedileri bakım için kendi evine götürüyor.

İkisinide candan kutlarım.Budur işte insan olmak,örnek insanlar ders alınacak insanlar bu beyler.
Kedileri bu duruma getirenlerin çocuklar olduğu öğreniliyor ve spiker hanım olayı okadar üstüne basarak kınadıki,onuda tebrik etmeden geçemiyeceğim.

Ancak sanırım çocuk sevgisi çok fazlaki,yapanlar yaramaz çocuklarmış şeklinde bir cümle sarfetti,çocuklarda yaramazlık sevimlilik çağrıştırır, oysaki bunu yapanlar çocukta olsa biraz canilik kokusu geliyor burnuma. Tabi suç çocuklarda değil onları yetiştirenlerde,sonuç sizin yazınızda açıkca belirtiliyor zaten.
Saygılarımla.

Admin
23.8.2010

***************************

SAMSUN lu__dan
YASAKLAR ÜLKESİ ne doğrumu gidiyoruz acaba dersiniz, acabası yok bence o yolun tam içindeyiz şu an.

Bu duruma hiç şaşmamakda gerek, zira bir ülkede iktidarın bir yetkilisinin iki dudağı arasından çıkan söz bir iki tartışmadan vede yapılacak itirazlara kulak asılmadan Kanun olarak yarım saatte çıkabiliyorsa o ülkede her şey olabilir.


Devamının nerelere kadar gidebileceği belli olmayan Sigara yasağından bahsediyorum.Sanırım dünyada bu kadar geniş kapsamlı yasakda ilkiz.

Gururmu duyalım dersiniz ama üzgünüm ben diyemiycem, sıra onagelinceye kadar o kadar çok geri kalmışlığımız varki,isterdimdi önce onlardan başlansaydı.

Örneğin milyarların harcandığı bir terör ve bu terör için silah tiröstlerine silah alımı için ödenen milyarlarca dolar.

Diplomalı diplomasız bin kişinin alınacağı bir işyerine bir milyon kişinin müracaat ettiği bir işsizler ordusu.

Hiç geliri olmadığı için açlıktan ölmemek uğruna devletin verdiği makarna un şeker kömür gibi gereksinimler için Allah razı olsun Hükümetten Allah Devlete Milleti zeval vermesin diyen bir aç bırakılmış insan topluluğu.

İş bulamayıp kendim bişeyler yapayım diyebilenlerin başında demoklesin kılıcı gibi yapacaksan doğru Dürüst yap, şirket kur yapamayacaksan girme bu işlere devlet sana yardım eder diyen bir Maliye kuruluşu, ve daha sayılabilicek onlarcası.

Ortam bu durumda iken hala bu yasak çok güzel oldu diyen halkımızın bir kısmının bu halinede gülsemmi ağlasammı bende bilmiyorum doğrusu.

Yarın bu yasaklar evininizin içine kadar girerse şaşmayın,öyleya evinizede misafirler geliyor, onlarda kamudan sayılır dolayısıyla eviniz kamuya açık alan olarak nitelendirilir ve yasak oralarada şamil kılınır.

Kılınsın efendim daha ne istiyorsunuz Devlet sizi koruyor,sizde içmeyin sıhhatli olun ,sağlığınızı düşünecek kadar irade sahibi olmazsanız onuda devlet düşünür.

Göndüğüm kadarıyla halkımızın çoğunluğu bilinçli olarak suskunlaştırılmış bir kısmı bunada evet diyeceklerdir.

Suskunluk yüreğimize işlemiş artık.
Ancak unutmayalımki Hitler Almanya’sında Onbaşı Adolf Hitler’in önlenemez gücü ve yükselişide halkın böyle suskunluğundan doğmuştur. Alanlarda özgürlük özgürlük söylemleri devam ededursun, özgürlüklerde aynen haklar gibi verilmez alınır.

Verilen özgürlükler verildiği gibi geride alınabilir.
Kaldıki soru sormayan, her emre kanuna peki deyip itiraz etmeyen,sorgulamadan yoksun suskun bir halkın ise asla özgürlük istemeye hakkı olamaz,bu bilinmelidir. (Devamı var)
1.9.2010
********************************
(Yorumun Devamı)
Konu okadar uzarki sanırım bu sayfalara sığmaz şimdi gelelim esas konuya:
Dün Tv.lerde bir haber.
Sayın Sağlık bakanımız beyanat vermiş.Anayasa Mahkemesi Sigara yasağını delici bir Karar verirse bizde sigaradan hasta olanların sağlık güvencesini daha doğrusu tedavisini devre dışı ederiz.
Oh ne ala Memleket idare etmesi ne kadarda kolay,ederde yetkisi var bir kanun çıkar olur biter.


Öyle hukuk varmış,yargı varmış pek önemli değil.Ben ne dersem o olur vede doğrudur zihniyeti.

Olayın vehameti Bakanın bu beyanatı üzerine spiker sokakda halka soruyor,sorduklarıda öyle cahil kimseler değil,görünüşde kariyer sahibi diplomalı insanlar (Hoş diploma cahilliği örtmezde)inanamadım seçilmiş gibi çoğunluğu çok güzel karar demeleri.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değişmez bir maddesi, Sosyal Hukuk Devleti ibaresini taşır.

Bir hukuk Devletinde,isminin arkasına Mahkeme sözcüğü gelen bir kurumun verdiği kararlara saygı duyulur vede uygulanır.
Hele bi karar aşamasında iken, direkt olmasada kuruma atıfta bulunularak, böyle karar çıkarsa bende böyle uygulamaya geçerim denmez, denirsede suç olurmu olmazmı bunuda yargı bilir sanırım.

Dolayısıyla halkımızın bir bölümü çoğunluğu bu konuyada doğru demiş oluyor bilerek veya bilmiyerek.

Buraya kadar anlattıklarım olmuş veya olacak konular.Diyelimki Mahkeme yasaklamada aykırı bir madde  buldu ve yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bakanlık da bir önergeyle istediği kanunu çıkardı,sigara dan hasta olanların giderini devlet karşılamaz dedi vede uygulandı,zaten göründüğü gibi hiçbir itirazda gelmez halkımızdan.

Bundan sonrası Varsayımlar olurya(Olamaz denen hiç bişey yoktur ülkemizde çünki) :

1.Sigara yüzünden hasta olanlara bakmam.(Gerekçe, hastalığı kendin istedin)
2.İntihar edenlere bakmam.(Aynı gerekçe)
3.Silahla sopayla yaralandın bakmam.(Gerekçe, sebeb sen olduysan)
4.Trafik kazalarında yaralandıysan bakmam.(Gerekçe, suç sendeyse)
5.Ramazan günü su içip tartaklandıysan bakmam.(Gerekçe, suyunu evinde gizli iç yada sende oruç tut)
6.Başına güneş geçen hanımlara bakmam.(Gerekçe,başını kapatsaydın)
7.Bacakları kireçlenmiş hastaya bakmam.(Gerekçe,günde beş vakit namaz kılsaydın,hem ibaret hem egzersiz)
8.Kansere vereme bakmam.(Gerekçe,Strese girdin sağlıksız beslendin vs.)
Böylece yüzlercesi sıralanabilir,insanın kendi hatası olmadan hangi hastalığa yakalanır ben bilmiyorum,Hekimlerin cevaplayacağı bi konu bu.
Aklıma iki hastalık geldi.Kuş ve Domuz gribi.Allaha şükürki bu ikisine bakacak devletimiz.Bizim hatamız varmı  yokmu onuda tam bilmiyorum ama.
Eyyyyyy Benim güzel memleketimin,eyyyy benim Yüce Atatürk’ün kurduğu ve bizlere emanet ettiği Büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları halkımız , bu yasaklar da gelirse hala, doğru peki mi diyeceksiniz.

Saygılarımla.
SAMSUN lu__
1.9.2010







Share

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK