.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

7.8.10

13
BİZ BİZE



GÖRDÜKLERİNİZ - DUYDUKLARINIZ - MERAK ETTİKLERİNİZ - BU KADARDA OLMAZ DEDİKLERİNİZ mi VAR... YORUM la PAYLAŞIMA KATILMAK İSTİYORSANIZ BUYRUN. YORUM SAYFAMIZ EMRİNİZDE.





YORUMA DİREK GİRMEK İÇİN BURAYI TIKLAYIN.

YORUM YAZARKEN :
1) Yazınız Mevcut Bir Yorumla İlgili İse, Başlık Olarak Sayfa Başına İlgili Yorumun  KONU, RÜMUZ veya TARİHİNİ Yazınız.
2) Yazınız Yeni Bir KONU yu Dile Getiriyorsa, Sayfa Başına YENİ KONU Yazınız. 


YORUM KULLANIMI :

--ÜYE OLANLAR :
1- Yorumu Yazın.
2- Kelime Kod nu girin.
3- Kimlik Seçin. (Google Hesabı)
4- Kullanıcı Adı ve Parola Girin.
5- YORUMU GÖNDER.

--ÜYE OLMAYANLAR :
1- Yorumu Yazın.
2- Kelime Kod unu girin.
3- Kimlik Seçin. (Adsız)
4-YORUMU GÖNDER.

***********************************************

13 yorum :

  1. Anonymous7/7/10 17:55

    SAMSUN lu__ dan...

    İternette bir haber ve haberi veren
    sanal gazete : HABERLER.COM 05.07.2010 Tarihli Nüshası.
    Kamu Emekçileri Sendikası(KESK)İst.
    Şb.ler Platformu'ndan Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı hakkında suç duyurusu.Suçlama nedeni,özetle Tüm Kadınları alenen küçük düşürmek, iddia ise Bakırcı'
    nın basına verdiği beyanatındaki
    Kürt Sorunu nun Çözümü için gerekli gördüğü önerileri içindeki
    kadınlar hakkındaki söylemleri :
    -Özellikle kürt kökenli kadınlar
    Kumalık kavramını kabul etmeli,
    -Hastalık veya Çocuğu olmayan
    kadının üzerine ikinci hanımın
    gelmesine evet demesi,
    -Erkek varlıklı ise birden fazla
    hanımla evlenmesinin erkekler için
    bir hak olduğu vs.
    (Pardon aklıma geldide :Bunun tersi
    olursa,olur ya Eşi hasta veya çocuğu olmuyor,kendi varlıklı bir
    kadın ne yapmalı??? Susssss,yassakk
    ağzına biber sürerler,zinhar düşünülmesi bile dünya değişimine
    neden olur...Acıda olsa bi espiri
    sayalım bunu)
    Bu gibi konular,üzülerek söyliyeyim
    ülkemizde bazı yörelerde yaşanmış
    olan vede hala yaşanan olayların
    sıralamada ne yazıkki son sıralarda
    kalır.
    Yıl 2010 ve Avrupa Standartlarına
    ayak uydurmak için vede topluluğa
    üye olmak için çabalayan Güzel yurdum Türkiye,Av.Kriterlerinde
    var diye,Kokoreçi,Döneri yasaklayan
    Ölümlü kazaların sebebi gibi gösterilerek,neredeyse on yaş üstü arabaları trafikten men edercesine
    bir takım fenni muayeneleri devreye
    sokan (Halkımızın geliri çok yüksek ya sıfır araba al, alamıyorsan araba senin neyine der
    gibi)Atamızın bizlere emanet ettiği
    Gelişen bir Türkiye ve Avrupa
    Kriterleri...Acaba diyorum, Kadınları bu kadar baskı altında
    tutan,hiç sayan,adı var kendi yok
    durumuna getiren uygulamalar Av.
    kriterleri dışındamıdır??? Bu soruyuda herhalde Avrupalılara sormak hakkımızdır.
    Erkek Egemen bir Toplumun Erkek bir Vatandaşı olarak Şimdi esas sorum geliyor :
    Yüzlerce Km. uzaklıkta ki İst.da, Özgür lükçü KESK bu davayı açarken,
    özellikle siz Rize'li vede peşinden Tüm Türkiye'li Hanımlar
    Bu tür olay ve uygulamalar olurken
    nededeydiniz?? Şimdi neredesiniz??
    Yarın nerede olacaksınız??

    Saygılarımla SAMSUN lu__

    YanıtlaSil
  2. Anonymous7/7/10 20:21

    -YENİ KONU-

    İŞTE ÇİN'in GERÇEĞİ

    Dünyanın en fazla nüfusuna sahip vede bu günlerde, Dünya Ticaretini
    korkunç bir şekilde etkiyelen, dünyada en fazla ihracaat yapan, aynı zamanda yine dünyanın en hızlı
    gelişme yüzdesini elinde bulunduran
    Kapitalizmin Nimetlerinden yararlanıp zenginleşen,1 Milyar 300
    Milyon Nüfuslu Sosyalist Çin Halk
    Cumhuriyeti'nden bahsediyoruz.
    Bir Gazetede okudum ilgimi çekti
    sizlerle paylaşmak istedim.

    Fotoğraflarla anlatılan haberde :
    Ailelerde Anne de Babada çalışıyor,
    buna rağmen evdeki çocuklarını kreşe veya başka bakılacak bir yere
    maddi imkansızlık nedeniyle bırakamadıklarından,bir kaç komşu
    çocukları ile birlikte bir oda yada
    ahırdan dönme hücrelerde,ip lastik
    gibi şeylerle ayaklarından duvara bağlanıyor ve mesai bitimine kadar
    böyle bekletiliyorlar.Çocuk deyince
    sanmayın bizdeki gibi beş on çocuk
    sahibi aileler,sadece bir veya iki.
    Devlet zenginleşiyor ama eşler çalıştığı halde iki çocuğuna bakmaktan yoksunlar.Hayret edilecek
    vede bir okadar acınacak bir tablo.
    Sistemdemi hata yoksa yöneticilerde
    mi bilemem ama,herkesin iki elini
    başlarına koyup düşünmeleri gerek.

    Dostca.

    YanıtlaSil
  3. Dostca'nın Yorumuna EK.(7.7.10)

    Evet Arkadaşım maalesef gerçek bu.
    Ülkelerin gelişmesi ve zenginleşmesinden doğacak nema,o ülkenin ana unsuru olan kişilere yansımuyorsa ne anlamı olur ki bu zenginliğin.
    Sadece Çin değilki bu durumda olan,
    işte Kuzey Kore,elinde Atom bombası
    var ama halkının yaşamı belli.İşte
    Pakistan oda aynı atom bombalı ülke.İran örneği oda atom bombası peşinde ve diğer az gelişmiş ülkeler.Halkı kıt kanaat geçinirken
    devletin gücü için milyar dolarlar
    silah ve savunmaya ayrılıyor, kazanan kim söylemeye gerek yok.
    Sistem işliyor çark dönüyor, değişmeside mümkün görülmüyor.
    Ne demiş filozof : Ne zamanki komün
    düzene son veren kazıklar çakıldı
    toprağa bir daha yok olmaz,sadece
    yerlerinin değiştirilmesi için
    uğraşılır vede ülkelerin gelirleri
    bilinenlerin cebine girer okadar.
    Fazla felsefeye girdik ama sonuç,
    Gelişmişlik çizgisi altında bulunan ülke insanlarının değişmez kaderinin bu olduğu.Sistem ister Kapitalizm ister Sosyalizm olsun farketmiyor.
    Mevcut pasta tüm insanlara yetmeyince,büyük pay
    birinde yönetime ve devlet korumasına,diğerinde
    yönetim devlet ve bir kısım azınlığa pay ediliyor. Ohalde çare nedir? dersek : Naçizane
    fikrim şöyle, nüfusa göre gelir ayarlanmıyorsa,
    gelire göre nüfusu ayarlarsın.Ne dersiniz...
    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  4. Anonymous14/7/10 20:56

    İNSAN OLMAK yada OLMAMAK
    Yorum-1

    Bir gün önce TV.ekranlarında video ya alınmış bir haber. Olay köy yolu üzerinde bulunan köprüde geçiyor.
    Köprü üzerindeki insan ! boynundan zincirle bağlı köpeğini nehire atmış, sözde hayvancağızı yıkıyor. Görüntüye göre bu yıkama değil resmen işkence. Zira köpeğin boğulma korkusuyla çırpınmasına karşılık o insan! Zincirle köpeği devamlı sağa sola çekerek işkenceye devam ediyor, tabiatıyla hayvancağızda boğazında kalın zincir ölmemek için çırpınmaya devam ediyor ve tesadüfen ordan geçen birinin cep kamerasına olay kaydediliyor.
    Ne yapıyorsun sen diye gelen soruya ise, gülerek diyemiycem çünki gülmek insanlara has olgudur, sırıtarak yıkıyorum, başka türlü ısırıyor diyor.(Keşke ısıracağına bi yerlerini koparsaydı)Neticede köpek yorgun ve bitkin sudan çıkarılıyor. Olayın en acı tarafı ise bu işkenceye maruz kalan köpeğin, insan dostu, koruyucusu, bekçisi, Dünyaca meşhur Kangal cinsi olması.
    Şimdi gelelim olayın sosyal boyutuna :
    Haber duyulduğunda ilk ve son tepki, ne yazıkki Sesleri hiç duyulmak istenmeyen ve duyulduğunda da bir sürü hakaretlere maruz kalan HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİ’nden, başka hiçbir yerden maalesef çıt yok.
    Felsefe de basit olarak insanın tarifi düşünme yeteneği bulunan canlı olarak geçer ama insan olmak için bu şart tek başına yeterli değildir, insan olmanın başka özelliklerinden biriside gelişmiş acıma ve merhamet duygusudur.
    Üzülerek söyliyeyim bu tür olaylar okadar çok oluyorki, biz sadece kayıt altına alınanları (Örneğin yine bir İlimizde bir domuzun nehirde kıstırılıp sopalarla vurularak öldürülmesi, diğer bir yöremizde minik bir kedinin gözlerinin çivi ile kör edilmesi vs.) görebiliyor ve duyabiliyoruz, görmediklerimizi düşünmek dahi istemiyorum.
    Parode-BURSA

    Devamı Var.

    YanıtlaSil
  5. Anonymous14/7/10 21:00

    İNSAN OLMAK yada OLMAMAK
    Yorum-1 Devamı.

    Gerçekleri saklamaya gerek yok bence.Bu tip insanın içini acıtan olaylare sebeb olacak o kadar insanımız çokki onları yok saymaktansa önlemi nedir onu düşünmek gerekir. Klasikleşmiş tabirle eğitim eğitim yinede eğitim.
    Tabi eğitim derken okumak yazmak diploma almak değil, bunlar öncelikli şartlar zaten. Çocuklara küçük yaştan itibaren anne baba kelimeleri öğretilirken, onlara bu dünyada başka canlılarında yaşam hakları olduğunu, onların her yönden insanlardan zayıf olduklarını, zayıf olanlarında kendilerinden daha üstün özelliklere sahip olan insanlar tarafından
    korunması, sevilmesi zarar verilmemesi gerektiğini ve bununda insan olmanın şartlarından biri olduğu gibi birtakım konularında öğretilmesi gerekir.
    Ne yazıkki bizde bu tür bir öğretiden ziyade ki bunları uygulayanlar dahi çok azınlıkta kalmaktadır, çocuklara bu tür konuların olmaması için sadece kanuni ve dini müeyyideler gereği cezalandırılacakları,dini yönden günaha girecekleri kanuni yönden ise bir takım hürriyet kısıtlayıcı veya parasal cezalara maruz kalacakları öğretilmektedir.Bu öğretilerle büyüyen çocuk babasının veya başkalarının, diğer canlılara ve hatta kendinden zayıf insanlara karşı acımasızca davranışlarını görüp, yapılanlara karşı hiçbir müeyyidenin uygulanmadığını anladığı andan itibaren, artık oda diğerleri gibi davranmaya başlayacak,nasıl olsa bir cezası yokmuş duygusu ile bu durum zincirleme devam edip gidecektir.Ta ki insan olmanın özelliklerinin o çocuğa öğretilmesine başlanıncaya kadar. Hele birde hangi acımasız vede merhametsiz birisi tarafından atasözleri literatürüne sokulan ‘büyük balık küçük balığı yutar’ benzetmesi yangına körük ile gitmeyi adeta teşvik etmiştir.
    Birileride çıkıp hayır yutamaz,yutarsa yutanda balıktır yani hayvandır, insan olan bunu yapmama lıdır demez. Bu böyle devam edincede maalesef kendini kuvvetli veya üstün gören insan, kendinden gerek zeka ve gerekse beden gücü yönünden aşağı gördüğü canlılara, insanlara acımasız ve insanlık dışı yaptırımlara devam edecektir. (Bununda örnekleri sokak hayvanlarına karşı vede daha da ileri gidilerek ülkemiz kadınlarına karşı
    yapılan insanlık dışı davranışlar dır.)
    Sonuç olarak şu noktaya geliyoruz :
    Değindiğimiz veya benzeri olaylarda suç sadece, o insan! Zavallısındamı, yoksa insanlığı öğretemeyen ebeveynleri veya okuyorsa öğretmenlerindemi, camiye gidiyorsa vaaz veren imamdamı, olayı görüpte kınamayan tepkisini dile getirmeyen arkadaşlarındamı, komşularındamı, mahalle veya köy sakinlerindemi, yada bu tür olaylar kendilerine
    intikal ettiğinde caydığırıcı hiçbir önlem alamayan devletin kolluk kuvvetlerindemi , mülki amirlerindemi , yargısındamı veya bu birimlerin elini kolunu bağlayan kanun yapıcıdamı ???
    Kimde olduğuna cevap veremiycem ama cevabını çok iyi bildiğim şey, suçun bende ve benim gibi düşünenlerde
    olmadığıdır.
    Yazıma bir düşünürün şu sözüyle son vereceğim:
    SEN SENDEN AŞAĞIDAKİLERE MERHAMET ETMEZSEN, BOŞUNA ELLERİNİ HAVAYA KALDIRIP YUKARDAKİNDEN MERHAMET BEKLEME.

    Parode-BURSA

    YanıtlaSil
  6. Paroda-BURSAYorumuna EK.(14.7.10)

    Sayın Parode... Yerden göğe kadar haklısınız,ilave edilecek hiç bir cümle bulamıyorum.Üstelik okadar detaylı anlatmışsınızki olayı ve sonrasını sadece tebrik etmek gelir
    elimden.
    Ülkemizde bu tür olaylara neden olanlar o kadar çokki sözleriniz
    ise,şimdi vereceğim örnekle tamamen
    kesinleşiyor.
    Yine tesadüfen TV.de bir haber :
    Üç yavru kedinin gözleri yapıştırıcı bir maddeyle kapatılmış
    kediler göremiyor ve bağırıyorlar,
    sese kulak verenler farkediyorlar
    durumu ve içlerinden görme özürlü
    bir öğretmen onları kutuya koyup
    veterinere götürüyor,veterinerde
    tedavi ediyor yavrucakları gözleri
    açılıyor ve öğretmen kedileri bakım
    için kendi evine götürüyor. İkisinide candan kutlarım.Budur
    işte insan olmak,örnek insanlar
    ders alınacak insanlar bu beyler.
    Kedileri bu duruma getirenlerin
    çocuklar olduğu öğreniliyor ve
    spiker hanım olayı okadar üstüne
    basarak kınadıki,onuda tebrik etmeden geçemiyeceğim.Ancak sanırım
    çocuk sevgisi çok fazlaki,yapanlar
    yaramaz çocuklarmış şeklinde bir cümle sarfetti,çocuklarda yaramazlık sevimlilik çağrıştırır,
    oysaki bunu yapanlar çocukta olsa
    biraz canilik kokusu geliyor burnuma. Tabi suç çocuklarda değil
    onları yetiştirenlerde,sonuç sizin
    yazınızda açıkca belirtiliyor zaten.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  7. Anonymous18/7/10 17:58

    SAMSUN lu__dan

    YASAKLAR ÜLKESİ ne doğrumu gidiyoruz acaba dersiniz, acabası yok bence o yolun tam içindeyiz şu an.
    Bu duruma hiç şaşmamakda gerek, zira bir ülkede iktidarın bir yetkilisinin iki dudağı arasından çıkan
    söz bir iki tartışmadan vede yapılacak itirazlara kulak asılmadan Kanun olarak yarım saatte çıkabiliyorsa
    o ülkede her şey olabilir.
    Devamının nerelere kadar gidebileceği belli olmayan Sigara yasağından bahsediyorum.Sanırım dünyada
    bu kadar geniş kapsamlı yasakda ilkiz. Gururmu duyalım dersiniz ama üzgünüm ben diyemiycem,sıra ona
    gelinceye kadar o kadar çok geri kalmışlığımız varki,isterdimdi önce onlardan başlansaydı. Örneğin milyarların
    harcandığı bir terör ve bu terör için silah tiröstlerine silah alımı için ödenen milyarlarca dolar, diplomalı
    diplomasız bin kişinin alınacağı bir işyerine bir milyon kişinin müracaat ettiği bir işsizler ordusu, hiç geliri
    olmadığı için açlıktan ölmemek uğruna devletin verdiği makarna un şeker kömür gibi gereksinimler için
    Allah razı olsun Hükümetten Allah Devlete Milleti zeval vermesin diyen bir aç bırakılmış insan topluluğu,
    İş bulamayıp kendim bişeyler yapayım diyebilenlerin başında Demoklesin kılıcı gibi,yapacaksan doğru
    Dürüst yap,şirket kur yapamayacaksan girme bu işlere devlet sana yardım eder diyen bir Maliye kuruluşu
    ve daha sayılabilicek onlarcası.
    Ortam bu durumda iken hala bu yasak çok güzel oldu diyen halkımızın bir kısmının bu halinede gülsemmi
    ağlasammı bende bilmiyorum doğrusu. Yarın bu yasaklar evininizin içine kadar girerse şaşmayın,öyleya
    evinizede misafirler geliyor, onlarda kamudan sayılır dolayısıyla eviniz kamuya açık alan olarak nitelendirilir
    ve yasak oralarada şamil kılınır. Kılınsın efendim daha ne istiyorsunuz Devlet sizi koruyor,sizde içmeyin
    sıhhatli olun ,sağlığınızı düşünecek kadar irade sahibi olmazsanız onuda devlet düşünür.Göndüğüm kadarıyla
    halkımızın çoğunluğu bilinçli olarak suskunlaştırılmış bir kısmı bunada evet diyeceklerdir.Suskunluk yüreğimize
    işlemiş artık.Ancak unutmayalımki Hitler Almanya’sında Onbaşı Adolf Hitler’in önlenemez gücü ve yükselişide
    halkın böyle suskunluğundan doğmuştur. Alanlarda özgürlük özgürlük söylemleri devam ededursun,özgürlüklerde
    aynen haklar gibi verilmez alınır.Verilen özgürlükler verildiği gibi geride alınabilir.Kaldıki soru sormayan, her
    emre kanuna peki deyip itiraz etmeyen,sorgulamadan yoksun suskun bir halkın ise asla özgürlük istemeye
    hakkı olamaz,bu bilinmelidir.
    (Devamı var)

    YanıtlaSil
  8. Anonymous18/7/10 18:07

    SAMSUN lu__ dan.
    (Yorumun Devamı)

    Konu okadar uzarki sanırım bu sayfalara sığmaz şimdi gelelim esas konuya:
    Dün Tv.lerde bir haber.Sayın Sağlık bakanımız beyanat vermiş.Anayasa Mahkemesi Sigara yasağını delici bir
    Karar verirse bizde sigaradan hasta olanların sağlık güvencesini daha doğrusu tedavisini devre dışı ederiz.Oh ne ala
    Memleket idare etmesi ne kadarda kolay,ederde yetkisi var bir kanun çıkar olur biter.Öyle hukuk varmış,yargı
    varmış pek önemli değil.Ben ne dersem o olur vede doğrudur zihniyeti. Olayın vehameti Bakanın bu beyanatı
    üzerine spiker sokakda halka soruyor,sorduklarıda öyle cahil kimseler değil,görünüşde kariyer sahibi diplomalı
    insanlar (Hoş diploma cahilliği örtmezde)inanamadım seçilmiş gibi çoğunluğu çok güzel karar demeleri.
    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değişmez bir maddesi, Sosyal Hukuk Devleti ibaresini taşır.Bir hukuk
    Devletinde,isminin arkasına Mahkeme sözcüğü gelen bir kurumun verdiği kararlara saygı duyulur vede uygulanır.
    Hele bi karar aşamasında iken, direkt olmasada kuruma atıfta bulunularak,böyle karar çıkarsa bende böyle
    uygulamaya geçerim denmez, denirsede suç olurmu olmazmı bunuda yargı bilir sanırım. Dolayısıyla halkımızın
    bir bölümü çoğunluğu bu konuyada doğru demiş oluyor bilerek veya bilmiyerek.
    Buraya kadar anlattıklarım olmuş veya olacak konular.Diyelimki Mahkeme yasaklamada aykırı bir madde
    buldu ve yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bakanlık da bir önergeyle istediği kanunu çıkardı,sigara dan hasta
    olanların giderini devlet karşılamaz dedi vede uygulandı,zaten göründüğü gibi hiçbir itirazda gelmez halkımızdan.

    Bundan sonrası Varsayımlar olurya(Olamaz denen hiç bişey yoktur ülkemizde çünki) :
    1.Sigara yüzünden hasta olanlara bakmam.(Gerekçe, hastalığı kendin istedin)
    2.İntihar edenlere bakmam.(Aynı gerekçe)
    3.Silahla sopayla yaralandın bakmam.(Gerekçe, sebeb sen olduysan)
    4.Trafik kazalarında yaralandıysan bakmam.(Gerekçe, suç sendeyse)
    5.Ramazan günü su içip tartaklandıysan bakmam.(Gerekçe, suyunu evinde gizli iç yada sende oruç tut)
    6.Başına güneş geçen hanımlara bakmam.(Gerekçe,başını kapatsaydın)
    7.Bacakları kireçlenmiş hastaya bakmam.(Gerekçe,günde beş vakit namaz kılsaydın,hem ibaret hem egzersiz)
    8.Kansere vereme bakmam.(Gerekçe,Strese girdin sağlıksız beslendin vs.)
    Böylece yüzlercesi sıralanabilir,insanın kendi hatası olmadan hangi hastalığa yakalanır ben bilmiyorum,Hekimlerin
    cevaplayacağı bi konu bu.
    Aklıma iki hastalık geldi.Kuş ve Domuz gribi.Allaha şükürki bu ikisine bakacak devletimiz.Bizim hatamız varmı
    yokmu onuda tam bilmiyorum ama.
    Eyyyyyy Benim güzel memleketimin,eyyyy benim Yüce Atatürk’ün kurduğu ve bizlere emanet ettiği Büyük
    Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları halkımız , bu yasaklar da gelirse hala, doğru peki mi diyeceksiniz.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  9. Anonymous16/1/11 21:12

    SAMSUN DA BU ULAŞIM SORUNU NE OLACAK ARKADAŞLAR?KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL GALİBA.DOLMUŞLAR,TREN,OTOPARK HEPSİ VATANDAŞIN ALEYHİNE..ARABASI OLANIN SESİ ÇIKMIYOR.OLMAYANA DA ALLAH KOLAYLIK VERSİN.ÖYLE Mİ?

    YanıtlaSil
  10. Anonymous16/1/11 21:15

    KESK üzerine düşeni yapmış.Ama halk Kanuni ile ilgili.Hala bunun bir dizi olduğunu anlamayanlar var..Bu nasıl iş?Nasıl ve ne zaman akıllanacağız?Daha kaç nesil heba olacak?Yeter yaaa....

    YanıtlaSil
  11. Anonymous16/1/11 21:19

    Ne zamanki komün
    düzene son veren kazıklar çakıldı
    toprağa bir daha yok olmaz,sadece
    yerlerinin değiştirilmesi için
    uğraşılır vede ülkelerin gelirleri
    bilinenlerin cebine girer okadar.Bu çok önemli.Bu bilinci insanlara benimsetmemek için o kadar çok reklam yapılıyor ki.Doğruyu bulabilmek herkes için kolay olmuyor tabii ki.

    YanıtlaSil
  12. Anonymous16/1/11 21:22

    # "Hiç bir şey kendi kendisinin nedeni olamaz. Çünkü, nedenin kendisi, oluşandan öncedir."
    # "Hiç bir şey kendiliğinden yok olmaz, böyle olsaydı, var olmazdı."
    # "Erdemlerin en büyüğü bilimdir."
    # "İnsan, bazen bir tesadüfle güzel işler yapar. Bazen de bu güzel işleri isteyerek değil, herhangi bir baskı altında yapmış olur. Böyle yapılan işler, mutluluk getirmez."
    # ''Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir.''

    Vikipedi,

    El-Farabi / Sözler

    YanıtlaSil
  13. Anonymous20/6/11 14:00

    SAMSUN lu__dan

    18.07.2010 Tarihli mesaj yorumumda şöyle demiştim.
    "Yasaklar arkasından yasakları getirir"
    Hatırlarsınız o tarihlerde bir sigara yasağı çıkmıştı,öyle bir yasaktıki okadar geniş kapsamlıydı ki dünyada eşine az rastlanırdı ve ülkemizde bir kısım insanlarca şak şak larla onaylandı.
    Benim milletimi benim milletimin çocuklarını zararlı içeceklerden,zararlı yayınlardan korumak görevimdir diyen yönetici zevatı, benim kullarım diyebilme amacına yavaş yavaş ulaşabilmenin ilk işaretiydi bu insancıl yasak.
    Arkasından ne geldi anımsayalım, içki alma kriterleri satma kriterleri,şurada içilir burada içilmez yasakları ve benzerleri.Bu arada Rize Belediye Bşk.nının kadınlar hakkındaki beyanatları, İst.da bir hanımın çıkıp erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesinin doğal olduğu tezleri,ve en sonunda da Giresun Valisinin hiçbir ikaz veya kınamaya maruz kalmayan talihsiz
    genelgesi ve daha birçok duyduğumuz duymadığımız olaylar.
    Bunların hepsini bi araya getirelim ve gidişat noktasını düşünelim,düşünmeyede gerek yok aslında,herşey açık ve net.
    Suni mezhepli bir islam şeriat devleti.Ağa babamız ABD ve grubu emperyalist ülkelerinde isteği bu zaten.Güneyimizdeki ülkelere bakalım,suni diktanın olmadığı tüm ülkelerde karışıklık ve isyan bayrakları.Bizim yöneticilerimiz den de azami destek, müslüman kardeşlere, Filistin deki şeriatçı gruba aşırı yakınlaşma,niyet belli amaç belli.Ne yazıkki bu gidişat milletimizin çoğunluğu tarafından da tam anlamıyla desteklenmekte.
    Ne diyebilirimki, sözün bittiği nokta burası.
    Yolun açık olsun hey kocaman büyük Laik Türkiye Cumhuriyeti.Seçimden sonra Türkiye Haritasına bakacak olursak bir iki yerde nokta misali kırmızı ve mavi,diğer yöreler tamamen sarı.
    Yüce önder Atatürk sağ olsaydı sanırım sirozdan değil bu durumu görünce kahrından ölürdü.
    Yeni değişimlerle oluşacak yeni Cumhuriyetimiz hayırlı uğurlu olsun.

    YanıtlaSil



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK