.

.
Bumerang - Yazarkafe


19 MAYIS

19 MAYIS

YASAK SİTELER

20.4.10

0

Sokak Kedisinin Acı Sonu


Sokak Kedisinin acı kaderi ve
                                                                     AÇLIKTAN ÖLÜM

BİR UZAYLI

Bir uzaylı deyince sanmayınki uzaydan gelen bir yaratıktan veya ufo lardan bahsediyorum. Hayır, hiçmi hiç alakası yok. Bir insan yada insan değilde başka dünyalardan gelen bir canlı konumuz.

Şimdilik bu canlıya Kişi diyelim ve konumuza girelim.Görünüşde sizin gibi birisi bu kişi, işinde gücünde sıradan bir TC.vatandaşı.




Akşam olmuş evine dönüyor motoruyla, evinin bahçe bölümüne girerken, yol kenarında bulunan çöp bidonunun yanına göz atıyor.
Bir kedi yavrusu nerden baksan bir yaşında var yok ama, açlıktan susuzluktan soğuktan bitap düşmüş, bir deri bir kemik misali, kıpıdayacak hali kalmamış, çenesi ön ayakları üstünde öylece kala kalmış.



Belliki uzun günler aç ve perişan durumda ve son anları.

Adam motordan iniyor dokunuyor kıpırdama yok ama yaşıyor, nefes alıyor sık olmasada. Son bi umut çöp bidonunda yiyecek bulurum diye gelmiş olacak.

Karanlık basmak üzere hava dahada serinliyor. Kedicik öylece duruyor orada, adam hemen evine koşuyor ve bir tanıdık veterinere durumu anlatıyor, biz bilemeyiz ama uzmanı onlar, gelen cevap ne yazıkki acı, yapılacak bişey olmaz, vücudu hiçbirşeyi kabul etmez, sindirim ve duyu organları iflas etmiş durumda ecelini bekliyecek.

Adam hemen eski eşyalarını karıştırmaya başlıyor, yünlü pamuklu ne varsa, yanındada bir kase süt kaşıkla iniyor aşağıya ve kediciği beze sararak bahçedeki bir kutunun içine yerleştiriyor ve bir saat zamanla başında süt içirmeye çalışıyor bir kısmını içiriyorda.


Kıpırdama başlıyor kedicikte biraz ama tepki çok az.
Üşümesin diye onu yünlü bezlerle sarıyor, rahat olsun diye de başının altına yastık gibi bişeyler koyup kutuyu kapatıyor ve evine gidiyor.

Adamın içi rahat biraz gıdasını aldı, soğuktanda korunuyor sabaha kadar kendine gelirse dünyanın en büyük mutluluğu onun olacak çünki.

Buna rağmen gece yine duramıyor, acaba durumu nasıl diye iniyor bahçeye elinde el feneri koşarcasına içinde hep bi duygu inşallah yaşıyordur.

Kutunun kapağını merakla açıyorkiiiiiii..heyhatttt o tatlı minik kedi başı yastığında gözleri bakıyor gibi sanki teşekkür edercesine, son nefesimi sayende rahat ve sıcacık mekanda verdirdin dercesine.

Adamın gözleri doluyor, minik kedinin yaşaması için elinden bir şey gelmeyişi, onu hayata döndüremeyişi, kahrediyor adamı ve iç dünyasında isyanlar başlıyor.

Adaletin bumu ey büyük yaradan, insanlık bumu ey günlerce bunu fark etmeyip ölümüne neden olanlar, isyanını içinde hapsetmek mecburiyetinde kalıyor, duyursa biliyorki akıl hastanesinde alacak soluğu, çünki benzemiyor o sokaktaki insanlara, delirmiş diyecekler kendilerine benzemediği için.

Sessizce kediciğin üzerini örtüyor ve kapatıyor kutunun kapağını çıkıyor evine.

Kim bu adam diyemi soracaksınz,sormayın boşverin nasılolsa bizlerden biri değildir, o bir uzaylı vede mavi kanlı.

YORUM

Hikayesini sunduğum olayın yorumunu kendi çapımda yapmak istiyorum.

İnsanlarımızın merhamet ve acıma duygularının neden bu kadar azaldığını hatta yok olduğunu irdelemek istiyorum. 
Bir toplumdaki bu duyguların varlığının ölçülmesi için ne bir ankete nede herhangi bir tür araştırmaya gerek olmadığı kanısındayım.
Bunun anlaşılabilmesi nin tek yolu, yardıma ihtiyacı olan canlılara karşı ilginin varlığı veya yokluğu yada varsa bunun nekadar olduğudur.
Bu canlılar grubundan en basit vede görünür örnek ise kimsesiz sokak hayvanlarıdır.

O halde gelin hep beraber insanlarımızdaki bu duygunun varlığını inceliyelim. 

Bahsi geçen minik kedi bu son durumuna gelinceye kadar sanırım bir aya yakın zaman geçmiştir, dayanıklıdır kediler açlığa çünki.

Bu kadar zaman içerisinde hiçmi kimse görmedi bu kediciği, karnı içine çökmüş, bacakları incelmiş gezerken hiçmi fark edilmedi, perde mi indi insanların gözlerine.

Son günü bellikli çöp bidonuna kadar yürüyerek geldi bu kedicik ozamanda damı gören olmadı.
Şayet gündüz bi insan eli değseydi yaşayabilirdi, bir hayat kurtarılabilirdi, bu başarının insan olan birine vereceği mutluluğu hiç kimse bilmiyormu ki acaba.

Cevabı çok basit, evet herkesin gördüğü kesin, özellikle o son gününde yattığı yer insanların devamlı gelip geçtiği sokak kaldırımı.

Her tür insan geçer oradan, inananı, inanmayanı , dininin tüm vecibelerini tam yerine getireni, az getireni, çocuğu, genci, olgunu, yaşlısı, kadını, erkeği , biriside eğilip nedir bunun hali deyip okşadımı o zavallı hayvanı.

Sanmıyorum başını dönüp geçmiştir,geçmiştir çünki o gelenek maalesef bizde yerleşememiştir henüz.

-Kimisi takdiri ilahi der,
-Kimisi mukadderat der,
-Kimisi annem pis dedi dokunamam der,
-Kimisi aman sende ülkede bu kadar aç insan varken onlaramı geldi sıra der 
ve geçer gider.

Şunuda belirtmek isterim, insanlar varken sıra onlaramı geldi diyen yada buna benzer, "ben hayvanları sevmem ama insanları severim" diyen kesime, sakın aldanmayın, o grup insanların kendilerinden başkaları umurlarında bile değildir. Zira insan sevgisinin temeli canlıları sevmekten gelir.

Sonuç olarak diyorumki ne oldu bizlere,nedir bu vurdumduymazlık. 
Bir yerde bir hata var ama nerdedir?

-Dinimizin yanlış yorumlanmasında mı?

-Yoksa gelenekleşmiş, kuran dışı dini kurallardamı? 
Bilindiği gibi 13 ncü Yüzyıla kadar geçen dönemde,Kuran aslına uygun yorumlandığı için,İslam Ülkeleri dünyanın en ileri kültür ve bilim yuvası haline gelmiştir.Yapılan keşifler, bulunan icatlar hep bu zaman dilimi içerisindedir.

 Ne zamandırki 8-9 uncu Asırlarda İslamı kontrol altında tutan Emevi hakimiyeti devrinde, bilime, gelişime yönelik esas yorumları hasıraltı edilerek, Sultanların kendi hakimiyetlerini korumak adına, bir çok uydurma hadislerle adeta üzerinin örtülüp  yeni yorumlarla tekrar yazılmış bulunan Kuran 13 ncü asırlarda İslam Alemine benimsettirilmiştir.

Özellikle Sunni Mezhep tarafından benimsenen bu Emevi yorumu, halen tüm İslam toplumunun Sunni meshebi taraflarınca, Kuran'ın doğru yorumu olarak kabul görmektedir.

-Yada çocukları henüz beş yaşlarına geldiğinde onlara, koşturarak eski veya yeni yazıyı öğretmek için adeta çırpınan ebeveynlerin, öncelikle insanlık nedir, insan olmanın özellikleri nedir, sevgi nedir, acıma ve merhamet duygusu nedir gibi bilgileri aşılama geleneğinin olmayışında mı?

Soru bizden geliyor ama cevapları sanırım uzmanları verecektir.

BİR ÖRNEK (Gelişmiş Ülkelerden)

Siz sevgili izleyicilerime dış ülkelerin birinden bir örnek vererek yazıma devam etmek istiyorum.

Diniyle, kültürüyle tamamen bizden ayrı olan bir yöre burası. Britanya da Galler Bölgesinin baş ticaret merkezi Cardiff.

Halen burada ikamet eden bir arkadaşımın bana ilettiği bilgilere göre :

Burada da sokak hayvanları var, kediler köpekler ilave olarak doğal yaşamlı sincaplar. Ancak kedi ve köpekler hepsi sahipli.

Sokaklarda sahipsiz hayvan görmek mümkün değildir, varsa yerel yönetimce alınır ve son derece uygun koşullardaki barınaklarda yaşamlarına devam ederler.
Barınaklarda tutulan bu hayvanlardan ise evine almak isteyen olursa ücreti karşılığı satılır.

İlginç olan ise özellikle kediler eve kapatılmaz, onlar canı istediğinde acıktıkları veya uykuları geldiğinde eve gelir, istediği zamanda dışarı çıkarlar. 

Hemen hemen her evde kedi veya köpek beslenir, kediler evin bir ferdi gibi muamele görür, onlardan çekenilmez isterlerse çocukların ayakları dibindede uyurlar.


Sonuç olarak orada sokak hayvanları, halkınca sevilerek beslendiği gibi kanunlarlada koruma altındadırlar.

Sokak hayvanlarıda mutlu,onları seven koruyan halkıda mutlu.

Orda bu hayvanlar için ne gerekiyorsa her şey vardır ama :

-Sadece sokaklarda başıboş veya hasta gezen hayvanlar yoktur,

-Onlar pis dokunma diyen ebeveynler yoktur,

-Onlar mekruh tur , eve alınması caiz değildir diyen sözde dindar din bezirganları yoktur,

-Komşunun şikayetiyle araştırma yapmadan kapıya dayanıp evde kedi besliyormuşsunuz onu almaya geldik diyen belediye zabıtaları yoktur,

-Böbreği sancı yapan bi hastaya, evinizde kedi besliyormusunuz tüyü ciğerinize girmiştir o yapar diyen doktorlar yoktur,

-Sokakta gördüğü hayvana tekme atan vatandaşları yoktur,

-Sokakta onlara çarpıpda hiçbişey olmamış gibi bide sırıtarak yoluna devam eden sürücüler yoktur,


-Hepsinin ötesinde hayvan haklarını koruyacak kanunları çıkarmada ellerini kaldırmayan milletvekilleri ile kısmende olsa yeni çıkan koruyucu kanunu uygulamaktan çekinen idari birimler veya kolluk kuvvetleri yoktur.

Sevgili izleyicilerim...Diyeceksinizki Bay Admin okadar kötü bir tablo çizdinizki, biraz abartılmadımı?

Hayır diyeceğim üzülerek.Öyle bilinmeyen gerçekler vardırki, aydınlatıldığı zaman abartılı görülür, doğaldır bu ama ne yazıkki, nasıl güneş balçıkla sıvanmazsa bunlarda birer gerçektir ve gizlenemez.


Kanıtmı istiyorsunuz buyrunuz :

Biliyorsunuz hangi ilde, ilçede,kasabada veya köylerde bulunursanız bulunun, her yörede bahsi geçen sokak hayvanlarına rastlarsınız rastlamanızda doğaldır çünki onlarda yaşamın bir parçası, onlarda dünyada yaşama hakkı olan biz insanlar gibi birer canlı varlıklar.

Bu hakkı onların ellerinden alma yetkisi Tanrıdan başka kimsenin haddine değildir.(Tabi üzülerek de olsa dile getirmek zorundayım, duyumlarımıza göre, cani ruhlu bazı yerel yöneticilerin, sözde halkın emniyeti için itlaf kelimesi altında önüne gelen hayvanları vurarak yoketmeleri haricinde.)

Durum böyle iken, diyelimki yurdumuzda, yukarıdaki saydığım birkaç istenmeyen kriterler dışında en iyimser tahminle %10 insanımızda vardır. Bunun anlamını basit bir dille açıklamak istersek :

100 Haneli bir mahalle veya caddede 10 hane sahibi insanlar birer sokak hayvanını koruma altına alıp, bakımını, kısırlaştırmasını ve beslenmesini üzerlerine alsalar, geri kalanını yerel yönetimler barınaklara alır diyemicem, çünki bu görevi yapan yerel yönetimler okadar azki parmakla sayılacak kadardır.
Almasınlar önemli değil zaten, bu %10 kesimin sayesinde 20-30 yıl sonrası sokaklarımız birer Cardiff sokağı durumuna gelecektir.Ama ne yazıkki yok böyle bir girişim, olabileceğinede doğruyu söylemek gerekirse hiç ihtimal vermiyorum.

Bu yüzde rakamına ikinci bir kanıtlı örnek isterseniz onuda açıklayabilirim:

Biliyorsunuz, müslüman olduğum halde benim bir türlü kabullenemediğim (Can almanın kan akıtmanın bayram olarak adlandırılması mantığımın almadığı bir olaydır) ama tüm islam aleminin kabul ettiği kurban bayramında, kesim için alınan hayvanların bazılarının kaçtığı bilinmekte ve görülmektedir.

Olayın geçtiği yer, dünyanın en önemli , en büyük vede Avrupa'nın gözbebeği diye gururlandığımız şehirlerinden İstanbul'un bir caddesi.

Resimleri çekilmiş videoya alınmış ama yapılan eylemin vahşilik ve acımasızlık bakımından çok ileri bir seviyede olması görüntüleri burada yayınlamama engel olmaktadır.( Arzu edenler Hayvanları Koruma Sitelerinden bu görüntülere ulaşabilirler.)

Büyükbaş bir hayvan yine kaçmış ve sahipleri arkasında. En önde kahraman! bir genç elinde büyük bir bıçak, belliki ruhunda canilik yatıyor ve fırsatını bulsun aynı bıçağı babasına dahi çekmekten çekinmez birisi, ki korkakların birinci özelliğidir bu,kendilerini kanıtlamak zorunda oldukları için.
Hayvan kaçar onlar kovalar ve yakaladıkları yerde de o kahraman! genç bıçağı rastgele saplar hayvancağıza,ortalık kan revan içinde.

En sonunda hayvan bi yerde kıstırılır ve bizim korkak kahraman! gencimiz bıçağı şah damarına doğru çeker,hayvan kanlar içinde sendeler yıkılır vede yakalama eylemi onlarca insanın gözleri  önünde başarıyla tamamlanmış olur.
Şimdi soruyorum,çok abartınız diyenlere, bizim milletten bu kadar acımasız çıkmaz diyenlere.
Onlarca seyirci arasında hiçmi milletimizden insan yoktu,seyirci kaldılar ve katliama ortak oldular,iyimserliğimden dolayı %10 lar nerdeler, neden kimse müdahale etmedi, neden kolluk kuvvetlerine haber verilmedi, haberleşme imkanlarımı yoktu.

Hepsi vardı sevgili izleyicilerim olmayan tek şey, o iyimser rakam olan %10 larda bile merhamet, acıma, acizi koruma duygularının varlığı. Ne yazıkki örnek olmasını arzuladığımız o iyimser rakamdaki insanlarımızda çoğunluk içinde yok olup gitmişler.

Admin

ETİKETLER : SOKAK HAYVANLARI - HAYVAN HAKLARI - BRİTANYA - GALLER - CARDİFF - EMEVİLER - SUNNİ İSLAM - KURBAN


Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz!




Share
Bizi Takip Edin

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder



BUNLARDA DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR











TARİHTE BUGÜN-Hürriyet Kafe


Tarihte Bugün v.8.0
************************************

FOREX
Green Card çekilişine katılarak siz de ABD de yaşama ve çalışma imkanına kavuşabilirsiniz! ABD......
ADİL IŞIK